GeriHürriyet Pazar Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem!

Bir zamanlar Karşıyaka’nın, şimdiyse Fenerbahçe’nin oyun kurucusu Bobby Dixon, hayatını anlatan bir kitap yazdı: ‘Savaşçı: Dipten Zirveye’. Kitabı okurken sarsılacaksınız. Çünkü Dixon’ın daha çocuk yaşlarda Şikago’nun yoksul mahallelerinde nasıl uyuşturucu satarken yakalanıp cezaevine düştüğünü, babasının bir kez bile kendisini basketbol oynarken seyretmediğini, yiyecek çaldığını öğreneceksiniz. Tabii bugün nasıl kendini Avrupa’nın en büyük kulüplerinden birinde, zirvede bulduğunu da... Dixon’la hem açık yüreklilikle yazdığı kitabını konuştuk hem de bire bir maç yaptık.

Kitapta, kendinizi bu hikâyeyi yazmaya zorunlu hissettiğinizi belirtiyorsunuz. Neden?

- Başta, basketbol anlamında hikâyemin biraz garip olduğunu düşündüğüm için böyle hissettim. Birçok insan bu noktaya gelmeyi başaramayabilir. Öte yandan, geçtiğim yollar birçok insan için ilham verici de olabilir. Bu nedenle her şeyi şeffaflıkla anlatmayı tercih ettim. Hiçbir şeyi gizlemeden...

Birçok kişi kitapta bahsettiğiniz bisiklet çalma, uyuşturucu satma gibi olayları yaşasa bile utanıp yazmayabilir. Sizin her şeyi tüm çıplaklığıyla anlatmanızın altında ne var?

- Benim geldiğim yerde insanlar her zaman ‘survival mode’da (hayatta kalma dürtüsüyle) yaşamak zorundaydı. Normalde insanın sahip olacağı bazı duygu ve yaklaşımlar, amacınız sadece hayatta kalma içgüdüsüne indirgenince kaybolabiliyor. O zamanlar ben de bu güdüyle hareket ediyordum. Her şeyi açıkça anlattım ve bundan utanmıyorum çünkü kendimi mükemmelmişim gibi gösterme kaygım yok. Benim de hatalarım oldu, ben de kötü şeyler yaptım. İnsanın geçmişi bazen küçük düşürücü olabiliyor. Ama kendimi bunlardan bağımsız anlatamazdım.

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem

Savaşçı kişiliğiniz gençlere çok ilham veriyor. Herkes sizi seviyor, belki oyundaki yüzdelerinizden ziyade maçtaki mücadelenizi beğeniyorlar. Sizi bu anlamda daha farklı bir yere koyduklarının farkında mısınız?

- Kesinlikle farkındayım. Bunu çok derinden hissediyorum. Ben herkesin alışık olduğu o uzun basketbolculardan değilim. Daha farklı özelliklerim var. İnsanların bu anlamda benimle ilişki kurması daha farklı bir düzlemde gerçekleşiyor gibi geliyor bazen. Ayrıca dipte başlamış bir hikâyem var. Sıfırdan geliyorum ben. Bu çok sık rastlanır bir durum değil. Bir yerlere gelmek için mücadele vermek zorunda olan insanlar benim hikâyemi kendilerine yakın buluyorlar belki de. Bu yüzden beni ve benim gibileri destekliyor ve daha farklı seviyorlar.

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem

Bölgemdeki çocuklara ücretsiz kamp düzenliyorum

Sizi oyunda bu kadar agresif yapan şey nedir? Özel hayatınızda karşılaştığınız olumsuzluklar mı sokaklarda öğrendiğiniz şeyler mi yoksa sahada yaşadığınız boy dezavantajı ya da koçunuzun motivasyonu mu?

- Bunun sebeplerinden biri elbette geçmiş yaşantım ve bana öğrettikleri. Başımdan geçenlere karşı oluşturduğum refleks mutlaka sahaya yansıyor. Sert yollardan geçtikten sonra yumuşak olmam beklenemez. Ayrıca boyumla (1.78 m) ilgili bir durum da söz konusu. Benim boyumla bu oyunda var olmak için her şeyle, her şekilde mücadele etmek gerekiyor. Sonuçta bu, büyük adamların oyunu. Yeterince sağlam durmazsanız oynayamazsınız. Aslında günlük hayatımda sakin biriyim. Ama bazen agresiflik düzeyimin 0’dan 100’e olduğunu düşünüyorum; arası yok. Ya 0’da ve iyiyim ya da 100’de ve acayip agresif. Ancak bunu kontrol edebildiğim de bir gerçek. Yaşamım boyunca karşı karşıya kaldığım yargılar -ki insanlar bazen sizi kendi zihinlerinde yargılayabilirler- bunu kontrol etmeyi öğretti bana.

Bu özelliğinize rağmen sahada oyun disiplininden uzaklaşmayan bir oyun sergiliyorsunuz. Kendinizi nasıl kontrol ediyorsunuz?

- Yaptığım her şeyin bir sonuç doğuracağını çok erken öğrendim. Basketbol sahasında da bu böyle benim için. Agresifliğimi doğru yere yönlendirip en faydalı şekilde kullanmayı becerebildim. Sahada yapacağım bir yanlışın bütün takımı etkileyecek şeylere yol açabileceğini biliyorum, akıllıca bir şeyin bizi nasıl sonuçlara götürebileceğini de... Bunların bilincindeyken duygularımı kontrol etmem daha kolay oluyor.

Çok zor şartlarda büyümüşsünüz. Ama şimdi durumunuz iyi. Yaşadığınız o yoksul mahalleye gidiyor musunuz yoksa geçmişinizi unuttunuz mu?

- Amerika’ya gittiğimde eskiden yaşadığımız yerlere uğrayıp insanlarla konuşmayı deniyorum. Onlara kendimi gösterip farklı bir örnekle karşılaşabilmelerini sağlamayı amaçlıyorum. Ayrıca yazları yürüttüğüm bir basketbol kampım var. Bölgemdeki çocuklara yardımcı olmak için ücretsiz yürüttüğüm bir kamp bu. Yaptıkları tercihlerin, verdikleri kararların onları nerelere taşıyabileceğini anlatmaya çalışıyorum. Oradaki vaktimin tamamını onlarla geçiriyorum. Geldiğim yeri asla unutmadım ve terk etmedim. Her yaz yaklaşık 100 çocuk kampımdan faydalanıyor. Tamamen ücretsiz. Ayrıca tişört, forma, bileklik, bant gibi takım ruhuna hitap edecek şeyleri dağıtıyoruz, yemek de veriliyor; hepsini ben karşılıyorum.

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem

‘Savaşçı: Dipten Zirveye’, Nemesis Kitap’tan çıktı. 

Kızlarım hızlı büyüyor dostum, bu çok tehlikeli!

Kitabınızın adı ‘Savaşçı: Dipten Zirveye’. Gerçekten şu an zirveye çıktığınızı hissediyor musunuz?

- Avrupa’nın en iyi takımında oynuyorum. Konu basketbol olduğunda, evet, zirvede hissediyorum. NBA dışında düşündüğümüzde, Avrupa basketbolunun en iyi noktasındayız. O yüzden, burası benim zirvem. Ancak herkesin başarıyı algılama ve başarılı olma şekli farklıdır. Benimki bu. Hayalimi yaşayan biri olarak, en üst noktadayım.

Peki ya özel hayatınızda?

- Ailemle mutluyum. Hepsi iyi, ben de iyiyim.

Burada nasıl bir yaşamınız var? Neler yapıyorsunuz?

- Dışarıdayken birçok insan beni tanıyor. Normal bir günde sabahları idmanımız oluyor. Sonra öğle yemeği ve eve gidip biraz dinlenmek için vaktim kalıyor. Geceleri yine idman yapıyoruz. Gün boyunca çalışmak dışında çok fazla şey yaptığımı söyleyemem.

Ve iki kızınız var, benim bir. Benden daha şanslısınız...

- Evet, iki kızım var. Büyük kızım 13, küçüğü dokuz yaşında. Okula gidiyorlar. Küçüğü jimnastikle ilgileniyor. Gerçekten çok atletik bir çocuk. Çok hızlı büyüyorlar dostum, bu çok tehlikeli!

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem

Dixon’ın kaleminden...

Benim mahallemde eğer anneniz madde kullanmıyorsa şanslı sayılırdınız çünkü herkes kullanırdı. Bu yüzden benim yaşımdaki birçok çocuk kendi başının çaresine bakmak zorunda kaldı.

İlk potam süt kasasıydı. Şut konusunda sürekli kendimle yarışıyor ve atış kaçırdıkça kendime kızıyordum. Süt kasasına atmaya çalıştığım basketler için varımı yoğumu ortaya koyarken bu spora âşık oldum...

Annemi hapse girerken görmek ve abimin öldürülmesi, beni daha 10 yaşımdayken paramparça etti.

Takımdakilerle geliştirdiğimiz bağ, her ne kadar harika antrenmanlar yapmamızı ve güçlenmemizi sağlasa da bazı kötü şeyler yapmamıza da neden oldu. Kavgalara karışıyor ve bazen başkalarının bisikletlerini çalıyorduk. Elbette bunları paramız olmadığı için yapıyorduk. Ayrıca antrenmanlar sonrası acıktığımız için yiyecek bir şeyler çaldığımız zamanlar da oldu. Şekerleme çaldığımız da oldu ama onları daha çok okulda satmak için çalıyorduk...

Hapse ilk girdiğimde 15 yaşındaydım...

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem

Babamın benimle bir şeyler yaptığına dair en ufak bir hatıram bile yok

Anneniz de uyuşturucu satmaktan dolayı cezaevinde kalmış. Zor zamanlar geçirmiş. Ailenize yardım ediyor musunuz? Durumları nasıl şu anda?
- Anneme iki ev ve araba aldım. Onunla yakından ilgileniyorum ve kendisi gerçekten iyi. Kardeşlerim çalışıyorlar. Ailemde birçok kişi beni örnek alıyor, biliyorum. Onlara göre döngüyü kıran insan benim çünkü. Benden bir yol göstermemi beklediklerini de biliyorum ama herkesin hayatını kolaylaştırma gibi bir kudretimin olmadığı bilinciyle hareket edip onlara mücadele etmeleri gerektiğini hatırlatıyorum.

Babanızla kötü bir dönem geçirmişsiniz. Görüşüyor musunuz?

- Babamla annem hâlâ bir aradalar. Haliyle anneme sağladığım imkânlardan onun da faydalandığını söyleyebilirim. Ancak babamla ilişkimin hiçbir zaman harika olmadığını da belirtmem gerek. Evet, artık yetişkin bir adamım belki ama bazı şeyler değişmedi benim için.

Onunla konuşuyor musunuz?

- Annemle konuşurken arada lafladığımız oluyor tabii. Ama çok uzun ve derin konuşmalar değil bunlar. Bana kalırsa şimdi benimle çünkü bu, artık kolay. Çocukluğumu düşününceyse işler karışıyor. Mesela beni bir kez bile basketbol oynarken görmemiştir. Hayatında bir kez bile bunu denemedi. Benimle bir şeyler yaptığına dair en ufak bir hatıram bile yok. Bu yüzden
ona hâlâ kızgınım.

Sevginin ne demek olduğunu hiç bilmedim

Kitabın son bölümünde annesi Lawanda Dixon, Bobby için şunları yazıyor: “İyi anne olmayı denedim ama beceremedim. Çouklarıma hak ettikleri gibi bir anne olmayı başaramadım. Bunu anladığımda ise artık çok geçti... Ben sevginin ne demek olduğunu hiç bilmedim, anne-baba sevgisini hiç tatmadım. Annem beni bu duyguyla hiç tanıştırmadı. Uyuşturucuyu bırakmam hiç kolay olmadı. Ama başardım. Eve döndüğümde bunu yaptığıma minnettar gibiydi oğlum.”

Fenerbahçe’nin Amerikalı oyun kurucusu Bobby Dixon: Burası benim zirvem

Dixon, Türkiye vatandaşı olduktan sonra çok sevdiği efsane boksör Muhammed Ali’nin adını aldı. Artık resmi adı Ali Muhammed.

 

 

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle