GeriHürriyet Pazar Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Bir tarafta kanadına kurşun yemiş, suda çaresiz ölümü bekleyen flamingo... Diğer yanda yuvasından alınıp ormanda terk edilmiş baykuş yavrusu. Neyse ki bu hikâye, onları kurtaran ve evinde misafir eden Alper Tüydeş sayesinde hazin bitmiyor. Kısa süre de olsa aynı çatı altında yaşayan bir flamingo, bir baykuş ve bir kuş fotoğrafçısının öyküsüyle tanışın.

Yer: Bursa, Karacabey Dalyan Gölü. Kuş fotoğrafçısı Alper Tüydeş, çekim yapıyor. Birden gözüne dalgaların arasında belli belirsiz bir pembelik ve ona karışan kırmızılık çarpıyor. Yaklaşınca anlıyor ki, bu kanadından vurulmuş bir flamingo... Normalde silah doğrultulmayan bu kuş, kurşun yemiş, uzun boynu düşmüş, hareketsiz; kendini dalgalara ve ölüme teslim etmiş bir durumda...  Hemen başlamış flamingo  kurtarma operasyonu... 

Fotoğrafçı, yaralı kuşu önce bir veterinere götürmüş, yaralarını sarmış. Kanadını hareket ettiremediği ve dengesini kaybedip yere düştüğü için gecenin bir yarısı onu bu defa bir doktor arkadaşına götürmüş. Seferber olmuş hastanenin acilindekiler. Pansuman yapmış, yaralarını yeniden sarmış ve ‘Hastaneye flamingo geldi’ diye heyecanlanmışlar. Şöyle anlatıyor o anları yeniden yaşarken: “Burası hayvan dostu bir yer. Yaralı hayvanların bakımında başta Belediye Başkanımız Ali Özkan olmak üzere belediye personelinin de çok büyük desteği oluyor. Haliyle bu ilçede insanlar da artık çok duyarlı.”

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Avcıydı, kurtarıcı oldu

Bu, bu hafta Tüydeş’in hayata bağladığı altıncı kuş... Sadece kendi bulmuyor, arkadaşları da yardıma muhtaç bir hayvan bulduklarında onun kapısını çalıyorlar. İşin ironik tarafı,  30 yaşındaki Tüydeş’in eskiden bir avcı olması...   Hatta dedesi ve babası da... Ancak çıktıkları bir av, kaderini değiştirmiş. Şöyle anlatıyor:“Av için kar kış demez göllere, denizlere avlanmaya gider, kar soğuk dinlemez, gece yarılarına kadar av peşinde koşardık.”

Dönüm noktasına gelince... Ateş ettiği yavru domuzun can çekişerek ölümünü izledikten sonra tövbe etmiş ve bir daha da eline silah almamış. Ama doğadan kopamamış, 2001’de kuş fotoğrafçılığına başlamış. Şöyle anlatıyor:“Birçok avcı azıcık ara verip silah doğrulttuğu canlıyı gözlemlese eminim ki bir daha ateş edemez.”

Eşim vicdanlı olmasa...

Kurtarma operasyonumuza geri dönelim: Tüydeş, kucağında yaralı flamingoyla evin yolunu tutmuş... Eşi Melisa, kapı çalınıp karşısında pansumanlı dev bir kuş görünce şaşırsa da, o da hemen evin yeni misafirine gerekli koşulları sağlamak için yardıma koşmuş.  “İtiraf edeyim ki eşim Melisa vicdanlı biri olmasa eve hayvan getiremezdim. Çünkü bu hiç kolay bir iş değil”diyor Alper Tüydeş...

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Tüydeş, Karacabey longozunda küçükbatağan kuşunu balıkçıların ağından kurtarırken...  Fotoğrafçı, kuşun tedavisini üstlendikten sonra onu doğaya saldı.

Onun adı artık Uğurlu!

Yaralı kuş yeni yuvasına alışmaya çalışırken, yanına bir yoldaş gelmiş... Yavru bir kulaklı orman baykuşu! ‘Çamlık’ denen mesirede bulunmuş ve Tüydeş’e durum iletilmiş. Yavruyu güvenli bir yere bırakmalarını söylemiş önce Tüydeş. Ancak birkaç gün sonra aynı yerde çaresiz bir halde bulununca onu uçabilecek aşamaya gelene kadar evinde bakıma almış. “İki hafta sonra yine daldan dala uçabilecek. O zaman bulunduğu yere bırakacağım ve birkaç gün hayatına devam edip edemediğini gözlemleyeceğim” diyor.

Bir noktanın altını çiziyor Tüydeş: “Buradaki insanlar bilinenin aksine baykuşları ‘uğursuz’ olarak görmüyor, tam tersine uğur getirdiğine inanıyor. Bu bakış açısı civarda hayvanların korunmasında büyük bir değişime neden oluyor. ”

Dört gün Tüydeş’lerle kalan flamingonun akıbetine gelince... Evet, bir daha uçamayacak... Kanadına gelen kurşunun izlerini hayatının sonuna kadar taşıyacak. AmaOva Korusu Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’nden ona ayrılan oda ve veterinerler eşliğinde güven içinde hayatına devam edecek. Biz oradayken veterinerler, kuşu teslim almak için gelmişti.  ‘Uğurlu’ baykuş da özgürlüğüne kanat çırpmak icin gün sayıyor. Tüydeş ailesine gelince... Biz röportajı bitirip yola koyulduğumuzda, Alper Bey bu kez bir yaralı atmacayı kurtarmaya hazırlanıyordu. Yani Tüydeşlerin evi, çok uzun süre misafirsiz kalmayacak.

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Çok özleyeceğiz
Flamingo ve baykuşla yaşayan Alper ve eşi Melisa onlara çok alışmış. Öyle ki Alper Tüydeş ev hayatını şöyle anlatıyor: “Kapıyı açıyorsunuz ve sizi bir flamingo karşılıyor. Bundan daha güzel ne olabilir!” Ama her güzel şeyin bir sonu var. Flamingo, Ova Korusu Yaban Hayatı Rehabilitasyon Merkezi’ndeki yeni yuvasına yollandı bile. Baykuş ‘Uğurlu’ da iki hafta sonra uçacak hale gelince doğaya salınacak.

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Yaban hayvanları oyuncak değildir

Türdeş ile Bursa’daki evinin yakınlarında buluştuğumuzda bir tanıdığı telefonundaki fotoğrafını karşısındaki oğluna göstererek “Bak Alper Abin flamingo yakalamış” diyor. Alper ise hemen arkadaşını düzeltiyor: “Yakaladı deme, çocuk yanlış anlamasın, ‘Yaralı bulmuş, iyileştiriyor’ de ki kuşların yakalanıp eve alınabileceğini düşünmesin.” Son uyarıyı ise kendisine gelen “Bu kuşu bana ver bakayım” diyenlere veriyor: “Yaban hayvanları oyuncak değildir. Biz mecbur kaldığımızdan onları iyileştirmek için eve alıyor, sonra olması gereken yere iade ediyoruz. Yaban hayvanları özgür olmalı .”

KISA KISA

Sizin uykuda olmanız gerekmiyor mu?
Ayıların kış uykusuna yatmasının en önemli nedenlerinin başında kış aylarındaki besin yetersizliği geliyor. Kars’ın Sarıkamış ilçesinde çöplükten beslenen ayılar ise uykuyu unutmuş durumda. Bölgede çalışan KuzeyDoğa Derneği’nin Bilim Koordinatörü Emrah Çoban için doğal dengeleri bozulan bozayıların kış uykusuna yatması için ilçe çöplüğünün kapatılması ya da etrafının çitlerle çevrilmesi gerektiğini belirtiyor. Çoban, Sarıkamış’ta bu yıl yakalayıp verici taktıkları dokuz bozayıdan ikisinin kış uykusuna yattığını, diğerlerinin ise halen uyumadıklarını tespit ettiklerini söylüyor.

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

Yuva savaşları

‘Current Biology’ dergisinde yayımlanan bir makale, hava sıcaklığı ortalamalarının artmasının, kuşları acımasız katillere dönüştürdüğünü ortaya koyuyor. Hollanda Groningen Üniversitesi’nden Jelmer Samplonius, “Karasinekkapanlar, küresel ısınmadan dolayı Avrupa’ya daha erken dönmeye başladı. Bu, çiftleşme mevsiminin en yoğun döneminde bu kuşların daha çok çatışmalarına neden oluyor. Örneğin her 10 erkek karasinekkapandan 1’i, bu ‘yuva savaşı’ sonucunda baştankaraların kurbanı oluyor” dedi.

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

İklim değişikliği akıl sağlığımızı bozuyor

Küresel iklim değişikliği sadece dünyamızı radikal bir şekilde değiştirmekle kalmıyor, akıl sağlığımızla da oynuyor. 2 milyon rasgele örneklenmiş ABD’li üzerinden elde edilen verilere dayanan ve ABD Ulusal Bilimler Akademisi Bildirisi’nde yayımlanan araştırmaya göre daha yüksek sıcaklıklardaki deneyimlerin ve ilave yağışların doğrudan daha zayıf ruh sağlığı ile bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor. Araştırma, sıcaklığın uyku, günlük ruh hali, fiziksel aktivite oranları, sıcaklığa bağlı hastalıklar veya bilişsel performans üzerinde etkisi olduğunu söylüyor.

Eve geliyorum kapıda beni bir flamingo karşılıyor

 

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle