GeriHürriyet Pazar Faruk Sabancı:Tutumluyum ama o doğru bir haber değil
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Faruk Sabancı:Tutumluyum ama o doğru bir haber değil

Faruk Sabancı:Tutumluyum ama o doğru bir haber değil

Sabancı ailesinin yeni kuşağından Faruk Sabancı, bir yandan aile şirketinde çalışıp bir yandan tam gaz müzik üretiyor. Bu durumun bir dönem kendisinde kişilik çatışması yarattığını söylüyor. Soyadının müzikteki eksilerinden cesurca bahsediyor. Sahip olduğu maddi gücün üzerindeki etkileriniyse “Kimseye güvenemiyorum. Uzun süreli bir ilişkim hâlâ olmadı. O kişi benimle var olmamalı” diyerek anlatıyor. Sabancı’yla yeni şarkısı  ‘The Underground’ vesilesiyle buluştuk. Lindsay Lohan’la yaşadıklarından müziğine kadar her şeyi konuştuk.

Köklü bir aileden geliyor, iyi eğitim alıyor, kendi şirketinizde çalışıyorsunuz. Ama sanki bunlar yetmiyor, DJ’lik yapıyorsunuz. “Param, imkânlarım var, ben de şöhret olayım” arzusu mu sizinki?

- İnsanın tanınma arzusuyla sanat üretmesi zor. Eğer üretim içinizde yoksa ve sanatınız iyi değilse, arkanızda nasıl bir maddi güç olursa olsun başaramazsınız.

 Gerçekçi olalım, ‘Sabancı’ soyadı size kapıları açmıyor mu?

- Yurtdışında ‘Sabancı’ ismini bilmeyerek sadece müziğimi dinliyorlar. Türkiye’de dinleyicimle aramda adını koyamadığım bir mesafe var. Rahat hissetmiyorlar. Fotoğraf çektirmek istediklerinde bile çekingenler. Kafalarında birini yaratmışlar; soğuk, mesafeli, tepeden bakan... Sanatçılar da yapımcılar da basın da öyle algılıyor. “Faruk Sabancı o mekânda çıkmaz”, “Benimle şarkı yapmaz”, “Bu talk show’a katılmaz” gibi şeyler...

 Öyle biri misiniz?

- Normal bir insanım.

Faruk Sabancı:Tutumluyum ama o doğru bir haber değil

Emekçi bir abiyle pazarlık yapmam

 Soyadınız sayesinde bu noktaya geldiğinizi düşünenlere ne diyorsunuz?

- Düşünmemeye çalışıyorum. Mesela biri, Tiesto’yla aynı gün çalmak için ona rüşvet verdiğimi bile yazmış. Tiesto’nun aylık kazancına bak, adam Forbes’ta!

 İşinizde paranızı ne kadar kullanırsınız?

- Çıkmak istediğim basamakları parayla atlarsam, bunun önünü kesemem. Sonra yine birtakım zorlukların üstesinden gelmek için paraya başvurmak zorunda kalırım. Bu alışkanlık olur, sanatımı zehirler.

 Özelinizde tutumlu musunuz? Mısır alırken bile pazarlık yaptığınız yazılmıştı...

- Tutumluyum ama o doğru bir haber değildi. Kayseriliyim, Hacı Ağa’nın torunuyum. Ben pazarlık yapmayacağım, kim yapacak? Ama emekçi bir abiyle bunu yapmam.Etrafımda çıkarcı insanların sahte gülücüklerine dayanamıyorum

 ‘Para eşittir mutluluk’ algısı ne kadar doğru?

- Kişilerin maddiyat dışında hiçbir problemi olamazmış gibi düşünülmesi çok yanlış. Sağlık sorunları, duygusal problemler herkeste olabilir.

 Nelerin eksikliğini duyuyorsunuz?

- En fazla güvenmenin eksikliğini hissediyor, kimseye güvenemiyorum. Böyle olunca içime kapanıyor, yakın çevrem dışında kimseyle iletişimde olmak istemiyorum. Ama Sabancı ya da başka büyük soyadları olan insanların bu durumu benden iyi yönetebildiklerini görüyorum. “O kişinin benimle soyadım yüzünden bir arkadaşlık ilişkisi var ama önemli değil” diyerek karşısındakinin yüzüne gülmeye devam edebiliyorlar. Ben etrafımda çıkarcı insanların sahte gülücüklerine dayanamıyorum.

 Dans müziği yapan birisiniz ama geceleri mekânlarda görmüyoruz sizi. Sosyal değil misiniz?

- Gece hayatını sevmem. Setim başlamadan 10 dakika önce mekâna giderim; işim biter, kahve içip ayrılırım. Sert antisosyalim.

Bir süre psikolojik destek aldım

Gündüzleri işyerinde takım elbiseliyken, akşamları kabinde parıltılı ceketlerle müzik yapıyorsunuz. Kişilik çatışması yaşadığınız olmuyor mu?

- Batman gibi! 11 yıl yurtdışında yaşadıktan sonra burada iş hayatına atıldım. Hem yalnızlık, hem kişilik çatışması vardı. Bir süre psikolojik destek aldım. Zor bir dönemdi; “Nerede, ne yapıyorum”diyordum. Artık o ayrımı net yapıyorum.

 Holdingde unvanınız ne?

- Enerjisa’da, stratejik pazarlama departmanında çalışıyorum.

 İnsan kendi ailesinin şirketinde hemen yönetici koltuğuna mı oturur?

- En alt kademeden başladım. Stajyerlik yaptım, markette, depoda çalıştım. Lassa’da lastikleri sırtıma alıp kamyonlara yükledim. Allah’ın bize bahşettiği birtakım imkânların nereden geldiğini algılayamayacaksam çalışma ortamında olmamalıyım.

 Müzikten mi yoksa şirketteki işinizden mi daha çok kazanıyorsunuz?

- Müzikten daha çok kazanıyorum.

 Size az mı maaş veriyorlar?

- Takdir büyüklerimizin.

LIndsay’İ ailem desteklemedi

 Sabancı’sınız, ünlüsünüz, yakışıklısınız... Çapkın mısınız?

- Ameliyat sonrası kilom yerine oturduğunda geçmiş yılların acısını çıkardım. O delirme  evresini aşıp kendime alıştıktan sonra bu şeylere  harcayacak vaktimin kısıtlı olduğunu fark ettim.

 Adınızı aradığımda ilk karşıma çıkan “Hiç kız arkadaşım olmadı” açıklaması. Geçen sürede sevgiliniz oldu mu?

- Ciddi bir ilişkim olmadığını söylemek istemiştim.  Uzun süreli bir ilişkim hâlâ olmadı.

 Neden?

- Tepeden bakıyor gibi algılama ama kriterlerim farklı. O kişinin hayatındaki statüsü “Faruk Sabancı’nın eşiyim”olmamalı. Kendi kariyeri, hedefleriolmalı. Bunu henüz bulamadım.

 Aşkı nasıl anlatırsınız?

- Aşkı tatmadım, bilmiyorum.Bu, bilmediğin bir yemeğin tadındanbahsetmek gibi olur.

 İki sene önce Lindsay Lohan’la İstanbul’da baş başa yemek yerken görüntülendiniz. Birlikte olduğunuz  söylendi. Neden haberlerin  devamı gelmedi?

- Ailem desteklemedi. Haberler çıktıktan sonra tepki gösterdiler, devamlılığı onların isteğiyle olmadı.

 Yani birlikte miydiniz?

- Bu kadar söyleyeyim...

Faruk Sabancı:Tutumluyum ama o doğru bir haber değil

Sabancı, tüp mide ameliyatıyla 183 kilodan 88’e düştü.

Kafamda hep bir gün grammy alıp anıtkabir’e bırakmayı canlandırıyorum

Babanız araba tutkunuydu. Sizin nelere ilginiz var?

- Araba tutkum olmadı. Sporu, futbolu takip etmem. Hatta futbolun konuşulduğu bir yerde olmaktan rahatsız olurum. Biri yanımda uzun süre futbol konuştuğunda IQ’mun yavaş yavaş azaldığını hissediyorum. Modayla ilgiliyim.

 Tüm dünyada DJ’ler lüks evlerini, arabalarını ve marjinal hayatlarını dinleyicileriyle paylaşıyor. Siz?

- “Beni sanatımdaki başarı bu hayata getirdi” diyerek kendilerini kanıtlamak istiyorlar. Eğer dünyaya Faruk Sabancı olarak gelmişseniz, bu saatten sonra kime neyi kanıtlayacaksınız? Arabamı mı çekip koyayım? Ben paranın satın alamayacağı şeyleri paylaşıyorum; sanat, müzik...

 Peki müzikle ilgili en büyük hayaliniz ne?

- Kafamda hep, bir gün Grammy alıp Anıtkabir’e bırakmayı canlandırıyorum. Obezite zihinsel bir hastalık zihinle olmayınca tıbbi müdahaleyle yendik

 Boyunuz çok uzun, 2 metre olmanın hayata etkisi ne?

- Sadece sorun. Arabada, uçakta rahat değilsin. Hiçbir kıyafet sana göre yapılmamış.

 Bir dönem de kilo probleminiz vardı...

- Tüp mide ameliyatına girdiğimde 183 kiloydum. Önce 81 kiloya düştüm. Hocalarım İsviçre’de kayak sporcularının içtiği bir protein sıvısı getirtti. 88 kiloya çıktım.

 Ameliyat sebebi DJ kabininde daha iyi görünmek miydi?

- Şeker hastalığı kapıya dayanmıştı. Kamplara yollandım, diyetisyenlere gittim. Ama obezite zihinsel bir hastalık. Zihinle olmayınca tıbbi müdahaleyle yendik.

 Hayatınızda neler değişti?

- Eskiden asabiyetle ilgili problemlerim vardı. Şimdi sakin olduğumu söylüyorlar. Ama beynim hâlâ eskisi gibi çalışıyor. Park etmiş iki arabanın arasından çok rahat geçebilecekken, beynim “Buraya sığamazsın” diyor.

17 yaşında Ibiza’da  sahne aldım

  • Hacı Sabancı’nın torunuyum. Sakıp Sabancı, rahmetli dedemin abisiydi. Mehmet-Zeynep Sabancı çiftinin büyük oğluyum. 15 sene önce babamı kaybetmek dönüm noktam oldu. Uzaklaşmam için İsviçre’ye yatılı okula gönderildim. Yıllar sonra derin bir yalnızlık içinde ülkeye döndüm. Dolayısıyla ailemin çoğunluğuyla hukukum hâlâ tanışıklık seviyesinde.

  • Londra, Zürih ve Almanya’da okudum. İşletme eğitimi aldım. Dans müziğiyle küçükken piyano hocamın verdiği Robert Miles albümüyle tanıştım. İsviçre’de laptop’ta şarkı yapmaya başladım. 16 yaşımda şarkımı Armin van Buuren’in web sitesindeki adresine attım. Arayıp “Hollanda’ya taşınabilir misin?” dediler. Okuyordum, küçüktüm ama bir plak anlaşması yaptık. Şarkılarımı Tiesto ve Paul van Dyk gibi isimlere yolladılar. Tiesto’nun turne açılışlarını yapmaya başladım. İlk, Ibiza’da 17 yaşında sahne aldım. Ailem başta sıcak bakmadı ama Hollanda’daki firma mail göndererek, “Siz ne olduğunun farkında değilsiniz” dedi.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle