GeriHürriyet Pazar Deniz Baysal: Umudumu korumazsam biterim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Deniz Baysal: Umudumu korumazsam biterim

Anne ve babası o küçükken ayrıldı. Hayatı mücadeleyle geçti. Bir dönem palyaçoluk da yaptı, yer göstericiliği de... İlk dizi projesinde yerine başka oyuncu bile aradılar. Güzel olmasına güzeldi ama onlara ‘hem güzel hem de oynayabilen biri’ lazımdı. Ama o pes etmedi. İstanbul’a geldi ve durmaksızın çalıştı. Artık başrollerin aranan oyuncusu. ‘Fazilet Hanım ve Kızları’nın yıldızı Deniz Baysal’la buluştuk, keşfedilme hikâyesini, özel hayatını ve gündemi konuştuk.

Basketbol oynarken bir anda oyuncu oldunuz. Çok geçmeden başrollerde oynamaya başladınız. Hikâyeniz nasıl başladı?
- Annemin yönlendirmesiyle basketbol takımına girdim. Ama çok çelimsizdim, basketbol bana uymuyordu. Sonra tesadüfen tiyatro koluna geçtim. Çok sevdim. Karşıyaka Belediye Tiyatrosu’nda oynadım. O dönemde palyaçoluk ve yer göstericiliği de yaptım. Dokuz sene orada çalıştım.
◊ Televizyon dünyasına nasıl girdiniz?
- Basketbol oynarken burnum kırılmıştı. 18 yaşımda ameliyat oldum. Tiyatro öğretmenim beni ajansa yazdırmak istedi. Yüzümün yarısı mosmor, sargılarla ilk görüşmeye gittim. Ardından fotoğraflarım çekildi. Bir sene sonra İzmir’de çekilen günlük dizi ‘Derin Sular’ için teklif geldi. İtiraf edeyim; beni seçtikten sonra başka kız bakmaya devam etmişler.

Deniz Baysal: Umudumu korumazsam biterim


◊ Sizi beğenmemişler mi?
- “Tamam, bu kız güzel ama bunun hem güzeli hem oynayabileni yok mu” demişler.
“Babam beni bıraktı ya, herkes bırakır” diyordum...
◊ Dokuz senelik deneyime rağmen kötü müydünüz?
- Tiyatroda bütün alan sizin. Hareketleriniz büyük, özgürsünüz. Ama dizide kameraya göre hareket etmeniz gerek. Mimikleri azaltmayı, ışığı almayı o dizi için çekilen 116 bölümde öğrendim. Şimdi o dizideki performansıma bakıp gülüyorum. Ama iyi ki olmuş. İzmir’den İstanbul’a pişmeden gelseydim belki bana şans vermezlerdi.
◊ Tek çocuk musunuz?
- Orası biraz karışık!
◊ İnsanın kardeş sayısı ne kadar karışık olabilir?
- Annemin ilk eşinden bir ablam, babamın ilk eşinden başka bir ablam var. Sonra anne-babam evleniyor, ben oluyorum. Yani hem tek çocuğum, hem üç kardeşiz.
◊ Anne ve babanız o noktada duruyorlar mı?
- Hayır, ben beş yaşındayken ayrılıyorlar. Annem evlenmedi ama babam yeniden evlendi.
◊ Babanız epey çapkınmış?
- (Gülüyor) Biz de evliliklerini sayarken zorlanıyoruz. Çapkın demeyelim ama yalnızlığı sevmeyen biri.
◊ Siz kimle kaldınız?
- Annem, onun ilk eşinden olan ablam, anneannem ve ben birlikte kaldık. Birlikte bir kadın mücadelesi verdik. Annem zorluklar yaşadı ama hiç belli etmedi. Bugün iyi ki benim annem o olmuş diyorum. Çok mücadeleci bir kadın. Kanseri yendi. Rahatsızlığı meme kanseriyle başladı, onu atlattık. Dört yıl sonra akciğere metastaz yaptı. Şimdi çok şükür temiz.
◊ O dönemlerde mahalle baskısına maruz kaldınız mı?
- Hayır, bu İzmir’de olmanın avantajı olabilir. Biz çok özgür büyüdük. Sokaktaydık ve güven vardı. Artık yok.
◊ Babasız büyümek erkeklerle ilişkilerinize nasıl yansıdı?
- Erkekler hakkında hep korkularım oluyordu. “Babam beni bıraktı ya, herkes bırakır” diyordum. Reiki’ye gittim, enerji
işlerine girdim ve hepsini temizledim.
Sevişme sahnesinde oynayabileceğimi çok düşünemiyorum

◊ “Erkeklere karşı korkularım vardı” dediniz ama bir süredir Kolpa grubunun solisti Barış Yurtçu’yla birliktesiniz...
- Aynen. Yaşasın reiki! Menajerimiz ortaktı. Onun aracılığıyla tanıştık, 1.5 senedir birlikteyiz.
◊ Sevgiliniz bir röportajında “Deniz’in öpüşme sahnelerini izleyemem” demiş...
- Ben olsam ben de izleyemem.
◊ Bir Nuri Bilge Ceylan filmi gelse, senaryoda sevişme sahnesi olsa...
- Ondan önce benim görüşüm var: Sevişme sahnesinde oynayabileceğimi çok düşünemiyorum.
◊ Senaryo açısıdan çok gerekli bir sahne olsa bile mi?
- Çıplaklık bir yere kadar. Estetik olarak da hoşuma gitmiyor. Film, yönetmen, oyuncular önemli ama çıplaklık günümüzde kullanılıyor, doğal bir şey gibi verilmiyor.

Deniz Baysal: Umudumu korumazsam biterim


Farkım, samimiyet...

◊ Arka arkaya birçok dizide başroldeydiniz. Nedir sizi bu noktaya taşıyan? Güzellik, yetenek?
- Kendime tapan biri değilim ama başta seçilme sebebim güzellikti. Şimdi işin içine yetenek girdi, o yüzden içim rahat.
◊ Sizi yeni nesil oyunculardan ayrıştıran ne?
- Samimiyet. Bir şekilde senaryoda yazılanlar bana ters gelse bile kendimi inandırıyor ve oynuyorum.
◊ Bundan sonrası için hayaliniz?
-Yok!
◊ Genç bir oyuncunun hayalleri olmaz mı?
- Bu konularda plan yapmayı sevmiyorum ki hayatın bana getirdiklerini kabul edebileyim. Ama Zeki Demirkubuz ve Nuri Bilge Ceylan’la çalışmayı çok isterim. Haluk Bilginer’le oynamayı da çok isterim.

Damarıma basma fena olur!

◊ Dizideki karakteriniz maskülen bir kadınken birden çok feminen oldu. Sizin böyle değişimleriniz oldu mu?
- Çocukken ‘erkek Fatma’ydım. Erkeklerle basketbol oynardım. En yakın arkadaşım onlardı. Erkekleri döverdim.
◊ Kimine göre seksi, kimine göre ‘bizim evin kızı’sınız. Sizce?
- Her kadının içinde seksi bir taraf vardır ama ben onu kullanmayı tercih etmiyorum. Tatlı tarafım beni çok daha iyi anlatıyor.
◊ Sizi yeni tanıyan birine kendinizi nasıl anlatırsınız?
- Hep gülen, enerjik, kırılgan ama mutlu... Kimseye zararım yoktur ama damarıma basma, fena olur! Kimsenin arkasından iş çevirmem ama bir hatasını görürsem silerim. Her şey hemen olsun istiyorum ve kafaya takıyorum.

Deniz Baysal: Umudumu korumazsam biterim

Umudumu korumazsam biterim

◊ ‘Fazilet Hanım ve Kızları’ dizisinde iki kardeşle aşk yaşayan bir karakteri canlandırıyorsunuz. Senaryoyu ilk okuduğunuzda tereddüt etmediniz mi?
- Kabul ettiğim bu değildi. 40 bölüme kadar küçük kardeşle birlikte olup sonra abisine dönmek planda yoktu. Sonra müdahaleler ve konunun değişmesiyle hikâye başka yöne gitti. Şimdi asıl yolu bulmaya çalışıyoruz.
◊ Dizinin izleyicisi kardeşlerden hangisini seçeceğiniz konusunda ikiye bölünmüş durumda. Gerçek hayatta başınıza gelse...
- Evlerden ırak (kulağını çekip duvara vuruyor). Eğer Hazan olsaydım Yağız’ı seçerdim. Çünkü o daha düşünceli.
◊ Dizi aynı zamanda bir kadın hikâyesini anlatıyor. Siz de dört kadınlı bir ailede yetiştiniz. Türkiye’de kadın olmak zor mu?
- Dünyada kadın olmak zor. Bu, erkeğin bakış açısıyla alakalı ve ırk gözetmiyor.
◊ Türkiye’yle ilgili dertleriniz var mı?
- Dünyayla ilgili dertlerim var. Filler tepişir, karıncalar ölür. Hep öyle olmuş, günümüzde de öyle oluyor. Umarım bu düzen değişir diyeceğim ama 100 yıllık düzen işte!
◊ Umudunuz yok mu?
- Umudumu korumazsam biterim. O yüzden her zaman var.

Bayat ekmek kırıntılarını
bile değerlendiririm

*Son iki senede kendimle ve hayatla ilgili çok şeyin farkına vardım. Eskiden insanlar ne düşünür, ne der, aman kimsenin kalbini kırmayayım diye yaşardım. Şimdi kendime odaklı yaşamaya ve daha az mutsuz olmaya başladım. Kendimi keşfettim.
*Tanınmak hayatımda hiçbir şeyi değiştirmedi. İnsanların yolda “Sizi çok seviyoruz” demesini seviyorum. Maddi olarak da pek bir şey değişmedi. Kendime bir araba aldım. Ama ticari kafam yok. Gereksiz masrafı sevmiyorum. Bayat ekmek kırıntılarını bile değerlendirip kruton yapıyorum.
* Pedro Almodovar’ı seviyorum ‘İçinde Yaşadığım Deri’ izlemekten sıkılmadığım film. Polisiye meraklısıyım. Son zamanlarda İspanyol yönetmen Oriol Paulo’nun filmlerini takip ediyorum. Tess Gerritsen romanlarının hastasıyım.

Metabolizma Hızlandıran Smoothie | Mucize Lezzetler Tüm Mucize Lezzetler Videoları İçin Tıklayınız... 


 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle