GeriHürriyet Pazar Çiçek gibi bir Türkiye mümkün
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün

Yazın sonuna yaklaşmamızla kıyı kasabalarına akınlar yavaşlıyor ama başta tatil kasabaları olmak üzere, etrafa saçılan çöp derdi bitmek bilmiyor. Bu sorunun çözümü aslında o kadar da zor değil. Problemin zirve yaptığı bayram tatili sonrası umut verici bir kampanya doğdu: ‘Gelin Türkiye’yi 1 Günde Temizleyelim’... Başka ülkeler denedi, başarılı oldular. Bizde neden olmasın?

Uzun bayram tatili sonrasında memleketimizin çöple imtihanı başarısızlıkla sonuçlandı ve etrafa saçılan çöp görmezden gelinemeyecek kadar büyüdü. Peki herkesin karşısında kendini çaresiz hissettiği bu sorunun üstesinden nasıl gelinecek?

Fitili Prof. Dr. Selçuk Şirin ateşledi. Daha önce başka ülkelerde uygulanan ve başarılı olan bir kampanyayı Türkiye’nin gündemine soktu. Adı ‘Gelin Türkiye’yi 1 Günde Temizleyelim’...

Şirin, Türkiye’deki çöp sorununu, tüketim alışkanlıklarındaki hızlı değişime karşın, modern yaşama uygun çevre bilincinin oluşmamasına bağlıyor.

“Türkiye gibi temizliğin imandan geldiğine inanan ve evlerinin içini pırıl pırıl tutan bir ülkenin sokaklarının, dağlarının, parklarının çok daha temiz olması gerekir” diyor: “İlk yapmamız gereken, karşımızda milli bir mesele olduğunu kabul etmek. Önümüzdeki yıllarda Türkiye kalkındıkça daha çok çöp üreteceğiz. Mesela Almanya kadar tükettiğimiz zaman etrafta gördüğünüz çöp yığınının üç katını göreceksiniz. Yani şu gördüğünüz çöp dağları birkaç yıla kadar iki hatta üç katına çıkarsa şaşırmayın. Ben iş o boyuta gelmeden alarm zillerini çalıyorum. Mesele hâlâ üstesinden gelinecek noktadayken bu olaya şimdi eğinilmesi gerekiyor. Bugün Türkiye’nin en ücra köşesinde bile çöp yığını var. Ama bir şey yapmazsak bugünleri de ararız. Ben ‘Gelin Türkiye’yi 1 Günde Temizleyelim’ kampanyasıyla bu sorunun üstesinden gelebileceğimize inanıyorum.”

Bayram öncesi güzellikleriyle, bayram sonrasıysa çöple gündeme gelen Akyaka örneği, Türkiye’yi bir günde temizlesek bile sonrası için işimizin hiç de kolay olmadığını ortaya koyuyor.

Mesela Akyaka’nın bağlı olduğu Ula Belediyesi bayram için yapılan personel takviyesiyle 14 kişi gece gündüz çalışmış. “Bizim yerleşik nüfusumuz 2 bin 600. Bayramda günlük nüfusumuz 100 bini buldu. Öyle bir araç yoğunluğu oldu ki dört saatte ancak girip çıkabildi bir araç. Bayram boyunca her gün gündüz üç, gece yedi kamyon çöp topladık. Tüm personelimiz 7x24 çalıştı. Ancak ne yaparsak yapalım yaz koşullarında yetişme şansımız yok” diyor Ula Belediye Başkanı Ümit Karaarslan.

Yetki karmaşasının da başka bir sorun olduğunu anlatan Karaarslan, “Örneğin bayram sonrası çöp yığınlarını gördüğünüz alan, belediyemizin değil, bakanlığın yetki alanında. Biz oradan da çöp toplamaya gayret ettik” diyor. Akyaka’ya gelen tatilcilerin de işlerini zorlaştırdığının altını çizen Karaarslan, “İnsanımız da bir garip. Çöpünü çöp tenekesinin içine atmak yerine etrafına bırakıyor” diye konuşuyor.

Çöp sorununa karşı Akyaka’da kurulan sivil inisiyatif var: ‘Kör Olası Çöpçüler Hareketi’. İki arkadaşın bir sabah, “Çöpten yakınacağımıza, yetkililerden yardım bekleyeceğimize kendimiz yapalım” demesiyle başlamış.

Üç yıldır gönüllü olarak Akyaka’nın çöplerini topluyorlar. Sosyal medyada yayılan kampanya birçok tatil beldesine de örnek oldu, farklı ‘Kör Olası Çöpçüler’ grupları kuruldu.

Grubun iki kurucusundan biri olan Emre Koca yaptıkları işi şöyle anlatıyor: “Yaptığımız, evimizin bahçesini temizlemek aslında. Hani evinize misafir gelir ve onlar gidince siz evinizde bulaşıkları yıkarsınız ve bundan şikâyet etmezsiniz ya, işte biz de konuya böyle bakıyoruz. Akyaka bizim evimiz ve misafirler gittikten sonra temizlik yapıyoruz, evimizi temizliyoruz. Bundan hiçbir beklentimiz yok. Sadece temizlik yapıyoruz. Şimdi birçok sahil kasabası 15 Eylül’ü temizlik günü ilan ediyor. Eğer yaptığımız örnek olduysa bu bizim için en büyük mutluluk olur.”

33 MİLYON 763 BİN TON
1397 belediyeden yılda çıkan atık miktarı (2016 TÜİK verisi)

En büyük sorun plastik
GREENPEACE AKDENİZ İLETİŞİM SORUMLUSU Nilay Vardar
Plastik şişe, naylon poşet, pipet, plastik kahve bardağı ve daha onlarcası…Plastik sorununun yüzde 40’ını tek kullanımlık plastik ambalajlar oluştururuyor. İki dakikada içildikten sonra çöpe atılan pet şişeyi düşünün. Bu plastiklerin doğada çözünmesi yüzyıllar alıyor. Çoğu plastik, çevre koşulları ne olursa olsun biyolojik olarak ayrışmıyor. Maalesef bugüne kadar üretilen plastiğin yüzde 90’ı geri dönüştürülmedi. İşte bu plastiklerin çoğunun yolculuğu da denizlerde son buluyor. Büyük plastik parçaları, balina, kaplumbağa ve deniz kuşları gibi türlerin boğulmasına neden oluyor; küçük plastik parçalarıysa deniz hayvanları tarafından yiyecek sanılıp yeniyor. Hatta bu şekilde plastikler, deniz mahsulleri aracılığıyla tabaklarımıza kadar giriyor.

Akyaka örneğinden sonra Türkiye’nin birçok bölgesinde görüllü çöp toplama inisiyatifleri kuruldu.

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün

1.17 KİLO
Kişi başına ortalama günlük atık miktarı

Nüfus 20 katına çıkıyor
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu
Aydın’a bağlı Kuşadası ve Didim gibi turistik beldelerde yoğun zamanlarda nüfus neredeyse 20 kat artıyor. Oysa her şey, tüm altyapı yaşayan nüfusa göre kurulu. Bu nedenle ilçe belediyeleri çok ciddi sorunlar yaşıyor. Yazın nüfusu yükselen yerler için yeni ek önlemler, çözümler üretilmesi gerek.

17 BİN 143 TON
İstanbul’daki düzenli depolama sahalarında bertaraf edilen günlük evsel katı atık miktarı

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün

Çöpte servet yatıyor
ÇEVKO VAKFI GENEL SEKRETERİ METE İMER
Cam, metal, plastik, kâğıt-karton, kompozit ve ahşap malzemelerden üretilen tüm ambalaj atıklarının teknik ve ekonomik açıdan defalarca geri kazanımı mümkün. 26 milyon kişinin yaşadığı 30 ilde, 160’ın üzerinde belediyeyle işbirliği içindeyiz. Geri kazanım faaliyetleri sonucunda, fosil yakıt, su ve enerji kullanımında tasarruf sağlandı, daha az doğal kaynak ve enerji tüketildi. Geri kazanım çalışmaları, ülke ekonomisine geçtiğimiz yıl 2 milyar 600 milyon TL değerinde olumlu katkı yaptı.

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün
Bir yılda geri dönüşümle kazandıklarımız

* Kâğıt, karton, ahşap ve kompozit ambalaj atıklarının geri dönüşümüyle yaklaşık 94 bin dönümlük orman alanına denk gelen 4 milyon 715 bin adet ağaç kesilmekten kurtuldu.

* Plastik ambalaj atıklarının geri dönüşümüyle yaklaşık 130 milyon litre benzin tasarrufu sağlandı. Bu yaklaşık 2.9 milyon aracın deposunu doldurmaya yetecek bir miktar.

* Geri kazanımı sağlanan kâğıt-karton/kompozit ambalaj atıklarıyla 41 bin 505 ailenin yıllık su tüketimine eşdeğer oranda, yaklaşık 7.3 milyar litre su tasarrufu sağlandı.

* Geri kazanımı sağlanan ambalaj atıklarıyla, 1 milyona yakın (977 bin) ailenin yıllık elektrik tüketimine denk, 2.7 milyar kilovat saat elektrik tasarruf edildi.

* Ambalaj atıklarının depolama sahalarına gömülmek yerine geri dönüştürülmesiyle yaklaşık 1.457 adet olimpik yüzme havuzu hacminde, 3 milyon 645 bin metreküp depolama alanından tasarruf edildi.

* Dünyanın çevresini 16.985 kez dönen bir uçağın ortaya çıkardığı sera gazı salınımına eşdeğer 339 bin 700 ton CO2 eşdeğerinde sera gazı salınımının önüne geçildi.

Çöpümüzün yüzde 34’ü açıkta

2016’da Avrupa Birliği tarafından desteklenen ‘Türkiye Çöpünü Dönüştürüyor’ projesi kapsamında Buğday Derneği 61 belediyeyi kapsayan bir anket yaptı. Türkiye’nin çöp haritasını çıkaran anket, Türkiye’de çöpe bakış ve belediyelerin atıklara yönelik çalışmalarının da ne durumda olduğunu gösterdi. Bu çalışmaya göre ‘vahşi depolama’ (çöplerin rastgele depolandığı) denilen yöntemin boyutları yüzde 34’e varıyor. Anket sonuçlarını aşağıda görebilirsiniz.

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün

Çiçek gibi bir Türkiye mümkün


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle