GeriHürriyet Pazar Bu sokakta neler oluyor?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu sokakta neler oluyor?

Bu sokakta neler oluyor?

Butik çiçekçiler, ‘hip’ kafeler, butikler, plak dükkânları... Burası İstanbul’un yeni cazibe merkezi Ahmet Fetgari Sokak. Sakinlerinin ‘arka sokak’ olarak tanımladığı, kendi halinde bir mahalle nasıl ‘Brooklyn’vari bir havaya büründü? İşte esnafın ve yeni sakinlerinin gözünden kısa zamanda yaşanan büyük değişim...

Hafta içi Nişantaşı-Teşvikiye hattından insan manzaraları... Abdi İpekçi Sokak’ta yan yana dörtlü-beşli yürüyen elleri bol poşetli turist kafileleri, Atiye Sokak’ta ‘piyasa yapma’ gayesi içinde kısa paça pantolon ve jöleli saçlarıyla ortalığı kesen jön tayfası, Teşvikiye Caddesi’nde Hüsrev Gerede’nin başında, her süslü kapının önünde fotoğraf çeken sosyal medya bağımlıları... Ve onları yılmış gözlerle izleyen, muhtelif kafelere istiflenmiş sıkkın bir kalabalık. Bir dönem ‘cazibe merkezi’ konumundaki semt yorgun, heyecansız, bir garip istila altında...
Hüsrev Gerede’den köşeyi dönüp altı-yedi adım attığınızda ise farklı bir manzara karşılıyor sizi... Önce inceden bir caz sesi... Sonra sofistike görünümüyle dikkat çeken çiçek tasarım butikleri... Sanat galerileri, vintage butikler, plak dükkânı, sağlıklı ve organik yemekler sunan kafeler, kargacık burgacık ve hayli dar kaldırımlara atılmış onlarca masa... Oturanlar sakin, taşkınlıktan uzak; kimi mahalle berberiyle sohbette, kimi kahvesini yudumluyor.
Son zamanlarda kendi halinde ‘mahallecilik’ oynayan bir kitle Abdi İpekçi, Mim Kemal Öke, Atiye ve Hüsrev Gerede’den kaçtı; Ahmet Fetgari Sokak’ta buluştu. Peki İstanbul’un ‘Brooklyn’i olarak neden bu küçük sokak seçildi? Semtin eski ve yeni ahalisinden dinleyerek sokağın geçirdiği değişimi anlamaya çalıştık.

“Burası Moda’yla aynı kaderi paylaşmaz”
Soundstage/Duygu Anakan

Fulya Demirel ve Duygu Anakan’ın açtığı Soundstage, müzik sistemleri, plak ve CD’lerin satıldığı bir dükkân. Sokağın yenilerinden. İlk adresleri Moda’ydı ancak farklı bir müşteri kitlesi arayışıyla dört ay önce adres değişikliği yapıldı.
Duygu Anakan hikâyelerini şöyle anlatıyor: “Daha önce Moda’da aynı işi yapıyordum. Buraya taşınınca çıtayı yükselttik: Sattığımız cihazlar ve plak koleksiyonumuz daha zengin ve sofistike hale geldi. Çünkü burada yaşayan ya da çevreden buraya gelen insan profili Kadıköy’dekinden farklı. Moda da son dönemde popülerleşti. Ama bu sokak orayla aynı kaderi paylaşmaz. Çünkü iki tarafın müdavimleri benzerlik göstermiyor. Burada fiyatlar daha yüksek olduğundan müşteri kitlesi de daha farklı.”
Anakan, dört ayda gördüğü ilgiden memnun: “Kısa zamanda müdavimlerimiz oluştu. Bu çevrede böyle bir dükkânın eksikliğinden dem vurdular. Tabii son zamanlarda daha çok kafe açıldığı için bu tarz bir yer çevredekilere değişik geliyor ve nefes aldırıyor. Farklı bir atmosfer... Sadece müzik sistemi, plak ve CD satmıyoruz; belirli periyotlarda caz triosu ya da klasik müzik kuarteti etkinlikleri düzenliyoruz. Amaç, müzikseverleri bir araya toplamak. Davetli listemiz var ama sokaktan gelen herkese kapımız açık. Sonuçta komşuluk bunu gerektirir.”

Bu sokakta neler oluyor

“Ahmet Fetgari’ye gelenler alternatif seven insanlar”
Attolye Butik/Tülin Kermen

Eski gazeteci, stil danışmanı ve iç dekoratör Tülin Kermen, bir süredir hayata geçirmek istediği butiği için neden bu sokağı seçtiğini anlatıyor:
“Dükkânımı 15 ay önce açtım. Buradaki kafeler harici dükkânların çoğunun sokak girişi yok. Bu yüzden sadece gerçekten merak eden, almak isteyen giriyor. Boş kalabalığı eliyor bu sokağın yapısı. Bu yüzden Nişantaşı’nın diğer sokaklarından farklı. Arka sokağa girenlerde bir farklılık var, değişik bir şeyler arayanlar geliyor. Müşterilerimizin yüzde 10’u, 20’si burada oturanlar. Genelde çevrede çalışanlar, beyaz yakalılar öğle yemeği için geliyor çünkü burada sağlıklı yemek sunan mekânlar ağırlıkta, fast food yok. Bu yüzden bilinçli bir kitle öğle yemeği için bu hattı tercih ediyor. Yemek sonrası da alışveriş yapıyorlar. Bu yüzden en yoğun olduğumuz zamanlar, öğle saatleri.”
Peki bir sokak arayla böylesine farklı bir müşteri kitlesi olması nasıl açıklanır? Kermen şöyle diyor: “Nişantaşı’nda gezen çoğunluğun tercihi herkesin gittiği yere gitmek oluyor. Ahmet Fetgari’ye gelenler ise alternatif seven insanlar. Ana sokakları o ‘herkesin gittiği yerlere gitmek isteyen’ kitleye bıraktılar. Belki de bırakmak zorunda kaldılar. Ve kendilerine yeni bir mahalle bulup korumaya aldılar. Facebook-Instagram ayrımı gibi. Abdi İpekçi ve Teşvikiye Caddesi Facebook, burası Instagram...”

Sokağın en yenisi
Alfio/Aydın Diler

“Açılalı 20 gün oldu.Yoldan geçenlerin çok ilgisini çekiyor sokak lezzetlerinin olması. Değişik sunumlarla servis ediyoruz; kokoreci tako ekmeğinde veriyoruz mesela. Müşteri kitlemiz gençler. Saat 15.00’ten sonra yoğunlaşıyor, akşam 22.00’ye kadar devam ediyor. Evlere servis çok soruluyor; sanırım mahallelinin ilgisini çekiyoruz o anlamda. En kısa zamanda başlayacağız.”

Belli bir elekten geçmiş, kendi içinde ‘mahallecilik’ oynadığımız bir kitleyiz
Vesaire/Ayça Girgin

Sokağın girişindeki butik çiçek atölyesi Vesaire açılalı yedi sene oldu. Ancak dükkânın önündeki farklı aranjmanlar yüzünden, en çok fotoğraf çekilen yerlerden biri burası. Aynı zamanda bu sokakta yaşayan Ayça Girgin, Ahmet Fetgari’nin dönüşümünü en iyi bilenlerden:
“Bir tarafı hâlâ mahalle ruhunu koruyor. Buraya yerleştiğimde mahalle esnafı, tuhafiyeci, yufkacı, berber buranın sakinleriydi. Bazıları gitse de çoğu kaldı. Sonra sanat galerileri açıldı, nitelikli iş yapan tasarımcılar geldi. İki taraf da birbiriyle uyum içinde yaşıyor bu sokakta. Hafta sonu oluşan insan trafiğinden hiç hoşnut değilim. Hafta içi ise belli bir elekten geçmiş, kendi içinde ‘mahallecilik’ oynadığımız bir kitleyiz. Sadık müşteriden tut, kendi arkadaş çevremize kadar herkesin birbiriyle daha rahat temas kurduğu, samimi bir durum var. Turist dokusuna gelince... Buranın kitlesi daha ‘arınmış’ diyebiliriz. Genelde Nişantaşı’na gelenler çok spesifik noktaları tercih ediyorlar. İçeriğe değil, yüzeysel görünüme önem verip bizi teğet geçiyorlar.”

Bu sokakta neler oluyor

“46 yıldır buradayım,sanki yeni taşınmış gibi hissediyorum”
Üçgen Erkek Berberi/ Müslüm Kaygusuz ve Necmettin Kara

Sokağın en kıdemli mekânı, küçük bir erkek berberi olan Üçgen. Eskiden mahalle sakinlerinin ziyaret ettiği salon, şimdi hipster’ların da gözdesi. Dükkânın sahibi Müslüm Kaygusuz sokakta geçirdiği 50’den fazla yılı şöyle anlatıyor: “Selanikli Osman Usta’nın çırağıydım. 80’lere kadar onunla birlikte çalıştık. O rahmetli olunca dükkânı ben devraldım. Biz burada esnafız. Berberiz, kuaför değiliz.. Burada oturanlar eskiden kuaförlere ilgi gösteriyordu, şimdi berber arıyorlar. Bizi tercih ediyorlar, seviniyoruz. Son dönemde buranın çehresi çok değişti, çok değişik tipler geliyor. Daha önce gelmek istemeyenler bizi aramaya başladılar. İlginç bir durum.”
Ortağı Necmettin Kara da müşterilerin değiştiğini söylüyor: “Mahalleli pek gelmiyor çünkü çok az kaldılar. Bizim müşterilerimizin çoğu neredeyse 80 yaşında. Onların çocuklarının saçını keserdik, sonra torunlarınınkini kesmeye başladık. Ama onların da çoğu taşındı. Şimdi her yer kafe. Mahalle yenilendi. 46 senedir burada oturuyorum, son zamanda sanki yeni bir yere taşınmış gibi hissediyorum vallahi... Nişantaşı, Beyoğlu’na döndü; her yer Arap turist. Bu sokağa pek girmiyorlar ama... Sevmiyorlar. Ya da daha bulamadılar. Köşedeki kahvaltıcıya gidiyorlar, sonra yine Abdi İpekçi tarafına dağılıyorlar.”

‘Hangi tatlı Instagram’da daha iyi çıkar’ diyenler var
Vi/Beril Oymak

Sokağın cazibe merkezlerinden biri, ‘vegan-raw food’ (vegan ve çiğ beslenme) lezzetler sunan Vi Coffee&Healthy Living. Mekânın ortağı Beril Oymak, özellikle sosyal medyanın etkisiyle kendilerine ilginin arttığını söylüyor: “Metin Usanmaz’la 1.5 sene önce açtık burayı. Raw-vegan mutfakla ilgilenen müşterilerimiz rağbet gösteriyordu önce. Zaman geçtikçe, Instagram’ın etkisiyle insanlar bizi bulmaya başladı. Sağlıklı tatlara ilgi arttıkça buraya da ilgi arttı.”
Peki onların en yoğun zamanları hangileri? Oymak anlatıyor: “Gün içinde hangi saatin yoğun olduğunu keşfetmek neredeyse imkânsız bu sokakta. Bir bakıyorsunuz pazartesi tıklım tıklım, bir bakıyorsunuz cuma öğlen nispeten boş... Ama her saat diliminin farklı müşterisi var. Sabah civar yerlerde oturanlar gelip kahvaltı ediyor, öğlen beyaz yakalılar rağbet ediyor. Akşam 19.00’den 23.00’e kadar ‘dışarıdan’ insanlar geliyor. Bazen zar zor kapatıyoruz. Cumartesi-pazar karşı yakadan gelenler oluyor. Çocuklarına sağlıklı yemek yedirmek isteyenler de geliyor, glüten alerjisi olanlar da... Bir de bizim tatlılarımız görsel olarak çok süslü olduğu için ‘insta’ müşteri uğruyor. ‘Hangi tatlı Instagram’da daha güzel çıkar’ diye soranlar oluyor. Fotoğraf odaklı gelen de çok var yani...”

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle