GeriHürriyet Pazar Bu gece bütün yollar ‘Roma’ya çıkıyor...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bu gece bütün yollar ‘Roma’ya çıkıyor...

Bu gece bütün yollar ‘Roma’ya çıkıyor...

Oscar’lar 91. kez sahiplerini buluyor. Türkiye saatiyle 04.00’te Los Angeles’taki Dolby Theatre’da başlayacak törene Meksika yapımı ‘Roma’nın ve yönetmeni Alfonso Cuarón’un damga vurması bekleniyor. Sunucusu olmayan gecede Glenn Close ‘En İyi Kadın Oyuncu’da, Rami Malek de ‘En İyi Erkek Oyuncu’da en büyük favori...

Evet, geldi yine bir Oscar gecesi. Bu gece Türkiye saatiyle 04.00’te başlayacak olan törende ödüller sahiplerini bulacak... Malum, Akademi eski Akademi değil. 2016’daki adaylar arasında başta ‘siyahiler’ olmak üzere ‘öteki’leri konu edinen yapımların azlığı, yönetmen ve oyuncu seçimlerinde de böyle bir tavrın ön plana çıkması (üstelik töreni bir siyahi sunucu, Chris Rock’ın sunmasına karşın) ‘Oscars So White’ (‘Oscarlar Çok Beyaz’) sloganıyla protesto edilmiş, sonrasında Akademi ‘beyaz ve erkek’ ağırlıklı üye profilinde yeni düzenlemelere gitmiş ve sonraki yıllarda daha dengeli adaylara ve seçimlere doğru yelken açılmıştı. İşin içine bir de Başkanlık koltuğuna oturan Donald Trump eklenince iş birden ‘politik’ bir hava kazandı. Örneğin geçen yıl, seçildiğinden beri Meksika sınırına inşa edilecek ‘duvar’ı sürekli gündemde tutan Trump’a inat ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Film’ ödüllerinin sahibi Meksikalı Guillermo del Toro ve yapıtı ‘Suyun Sesi’ (‘The Shape of Water’) oldu. Ayrıca ‘En İyi Animasyon’da da ödül Meksikalı bir çocuğun fantastik yolculuğunu anlatan ‘Coco’ya gitti.
Bu yıl da benzer bir tabloyla karşılaşacağız muhtemelen. Gecenin sonunda ‘En İyi Yönetmen’ ve ‘En İyi Film’ ödüllerinin sahibi Meksikalı Alfonso Cuarón olacak. Ama bu seferki seçimlerin politik değil sinemasal olacağı kesin... Bu ön bilgiler ışığında bu yılki ana dallar ve favorileri etrafındaki yolculuğumuza çıkalım...
Güzelim filmler es geçildi
‘En İyi Film’ kategorisindeki sekiz adaya bakıldığında tonları ve türleri farklı olsa da politik ve sosyolojik dertlerden yola çıkan üç film görüyoruz: ‘Vice’, ‘Karanlıkla Karşı Karşıya (‘BlacKkKlansman’) ve ‘Yeşil Rehber’ (‘Green Book’). Öte yandan ‘Black Panther’ın kerameti ilk kez ‘siyahi bir süper kahraman’ sunması, bu yanıyla üstteki topluluğun bir kenarına ilişebilir. ‘Roma’ otobiyografik bir öykü anlatıyor, ‘Bir Yıldız Doğuyor’ (A Star is Born’), sanatçı dertleriyle yoğrulmuş. ‘Bohemian Rhapsody’ de bir müzik topluluğunun ve solistinin hikâyesini perdeye taşıyor. ‘Sarayın Gözdesi’ (‘The Favourite’) ise tarihsel alegori sınıfından. Bana sorarsanız Amerikan sinemasının geçen yıl içinde çıkardığı en iyi film Debra Granik’in, bir baba-kızın uygarlığı reddini anlatan ‘Leave No Trace’iydi. Keza Paul Schrader’ın bir rahibin modern dertler eşliğinde giderek İsa’ya dönüşmesini anlatan ‘First Reformed’ı ve genç bir rodeo yarışçısının geçirdiği kaza sonrası hayata tutunma çabasını öyküleyen ‘The Rider’, bu yılın ‘En İyi Film’ kategorisinde yer alan kimi yapıtların çok daha önündeydi. Lakin Akademi yapmış seçimini, bize de önümüze konulan liste üzerinden konuşmak düşer. Uzun lafın kısası bu gece ‘En İyi Film’i ‘Roma’ alır, bana sorsanız bu kategorideki ödülü son 30-35 yıldır Ortadoğu bataklığındaki günahların gerçek adresi konumundaki Dick Cheney’nin hayatını anlatan ‘Vice’a verirdim. Bu arada ‘Roma’nın zaferi, aynı zamanda filmin sahibi konumundaki Netflix’in de zaferi olacak.

Bu gece bütün yollar ‘Roma’ya çıkıyor...

Vice
Oysa ‘Leh’çesi daha iyi!
‘En İyi Yönetmen’de ipi Alfonso Cuarón’un göğüsleyeceği kesin. Böylesi bir seçim Akademi’nin ne kadar ‘sanatsal’ davrandığını da gösterecek. Bana kalırsa Cuarón, ‘Roma’da “Bakın ben öyle yönetmenlik yapıyorum ki” diye bas bas bağırmış ve her şeyin altını kalın çizgilerle çizmişti. Lakin sinema sübjektif bir sanat ve ‘Roma’yı beğenenlere, göklere çıkaranlara, Cuarón’u kutsayanlara saygımız sonsuz. Bana kalsa bu dalda ödülü benzer şekilde siyah-beyaz bir yapıta imza atan ve iki ayrı siyasal düzlemde aşklarını sürdüren bir çiftin öyküsünü anlatan ‘Soğuk Savaş’ın (‘Cold War’) yönetmeni Polonyalı Pawel Pawlikowski’ye verirdim.
Kocası Nobel aldı, kendi de Oscar’a aday!
‘En İyi Kadın Oyuncu’nun beş adayı da (belki Lady Gaga’yı biraz geride tutmak lazım, çünkü gerçek hayattaki işini, yani şarkıcılığı perdeye taşıyordu), etkileyici performanslar sundu. Ben bu dalda adeta “Bu yılın ‘Meryl Streep’i” kontenjanından listeye dahil edilen Glenn Close’un Nobel almış bir edebiyatçının eşini oynadığı ‘The Wife’taki performansıyla Oscar’a uzanacağını düşünüyorum.
Bu gece bütün yollar ‘Roma’ya çıkıyor...

Bir yıldız doğuyor
Freddie Mercury’nin ruhuna gelsin...
‘Eleştirmenler popüler sinemayı sevmez’... Bu, sinema tarihi kadar eski kabulün pratiğini en son ‘Bohemian Rhapsody’ örneğinde gördük. Dünya genelinde eleştirmenler filmi yerden yere vurdu (neyse, yerli sinema yazarlarından en azından Murat Özer, Burçin Yalçın ve bendeniz bu toplama dahil olmadık, filme dört yıldızı bastık!) ama Freddie Mercury odağında Queen’in öyküsünü anlatan yapım birçok yerde ‘En İyi Film’ ve ‘En İyi Erkek Oyuncu’ dallarında aday gösterildi. Burada ‘Bohemian Rhapsody’nin şöyle özel bir durumu var; Queen’le büyüyen ya da sonradan tanıyıp seven sayan bütün kuşakların bu filmle arasında bir şekilde gönül bağı kuruldu ve bu bağ, sinematografik kıstasları bir kenara itti. Golden Globe, BAFTA, Akademi vs. hepsinin seçicileri bu gerçeğe göre davrandı ve hem filmi hem de Freddie Mercury’yi canlandıran Rami Malek’i aday listelerine dahil etti. Sonuç? Bu gece muhtemelen ‘En İyi Erkek Oyuncu’da Malek’i Oscar’ın sahibi olarak göreceğiz. Ben ‘Vice’ta Dick Cheney’yi canlandıran Christian Bale’i de çok beğendim ama gönlüm Rami Malek’ten yana...
Ana kategoriler

En İyi Film
◊ Black Panther
◊ Karanlıkla Karşı Karşıya (BlacKkKlansman)
◊ Bohemian Rhapsody
◊ Sarayın Gözdesi (The Favourite)
◊ Yeşil Rehber (Green Book)
◊ Roma (Alır)
◊ Bir Yıldız Doğuyor (A Star is Born)
◊ Vice (Almalı)

En İyi Yönetmen
◊ Alfonso Cuarón (Roma) (Alır)
◊ Adam McKay (Vice)
◊ Yorgos Lanthimos
(Sarayın Gözdesi)
◊ Spike Lee (BlacKkKlansman)
◊ Pawel Pawlikowski
(Cold War) (Almalı)

En İyi Kadın Oyuncu
◊ Glenn Close (The Wife)
(Alır / Almalı)
◊ Lady Gaga (A Star Is Born)
◊ Olivia Colman (The Favourite)
◊ Melissa McCarthy
(Can You Ever Forgive Me?)
◊ Yalitza Aparicio (Roma)

En İyi Erkek Oyuncu
◊ Rami Malek (Bohemian Rhapsody) (Alır / Almalı)
◊ Christian Bale (Vice)
◊ Viggo Mortensen (Yeşil Rehber)
◊ Bradley Cooper (A Star Is Born)
◊ Willem Dafoe (At Eternity’s Gate)

En İyi Yardımcı
Kadın Oyuncu
◊ Emma Stone (Sarayın Gözdesi)
◊ Rachel Weisz (Sarayın Gözdesi) (Almalı)
◊ Amy Adams (Vice)
◊ Regina King (If Beale Street Could Talk) (Alır)
◊ Marina De Tavira (Roma)

En İyi Yardımcı
Erkek Oyuncu
◊ Mahershala Ali
(Yeşil Rehber) (Alır)
◊ Richard E Grant
(Can You Ever Forgive Me?)
◊ Sam Elliott (A Star Is Born) (Almalı)
◊ Adam Driver (BlacKkKlansman)
◊ Sam Rockwell (Vice)

İtinayla geri adım atılır…
Akademi bu yılki törende dört ödülün (‘En İyi Görüntü Yönetmeni’, ‘En İyi Kısa Film’, ‘En İyi Kurgu’ ve ‘En İyi Saç / Makyaj’) reklam aralarında verileceğini duyurmuştu. Lakin bu durum büyük tepkileri neden oldu, aralarında George Clooney, Brad Pitt, Robert De Niro, Christopher Nolan, Guillermo del Toro, Martin Scorsese, Spike Lee, Quentin Tarantino, Damien Chazelle, Seth Rogan ve Ang Lee gibi isimler Akademi’ye bir mektup yazarak meselenin halledilmesini istediler. Ve geri adım atıldı, sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımda tüm kategorilerin geleneksel formatta düzenleneceği duyuruldu.
Bir ilke imza atılacak (mı?)

Bu gece bütün yollar ‘Roma’ya çıkıyor...


Bu gece Oscar’da yeni bir tarih yazılabilir. Geçmişte dört kez kimi yapımlar ‘En İyi Film’ ve ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ kategorilerinde aynı yılda aday oldu. 1970’te Costa-Gavras’ın ‘Z’i, 1999’da Roberto Benigni’nin ‘Hayat Güzeldir’i (‘La vita e bella’), 2001’de Ang Lee’nin ‘Kaplan ve Ejderha’sı (‘Crouching Tiger, Hidden Dragon’) ve 2013’te Michael Haneke’nin ‘Aşk’ı (‘Amour’). Ama bu filmlerden hiçbirisi iki dalda birden ‘mutlu son’a ulaşamadı. Bu gece ‘Roma’ hem ‘En İyi Film’i hem de ‘Yabancı Dilde En İyi Film’i alarak tarihe geçecek gibi. Bana kalsa ‘Yabancı Dilde En İyi Film’i Hirokazu Koreeda’nın ‘Arakçılar’ına (‘Manbiki kazoku’) verirdim.
Ve huzurlarınızda  Queen...
Bu gece Queen grubu da sahne alacak. Beş dalda Oscar’a aday olan ve kendi öykülerini anlatan ‘Bohemian Rhapsody’ dolayısıyla geceye katılacaklarını açıklayan grup üyeleri, törende hangi parçalarını çalacaklarıyla ilgili bilgi vermediler ama şarkılarını Adam Lambert’in seslendireceğini açıklandılar.
Tören sunucusuz...
Bu yılki törenin sunucusu yok. Aslında geceyi Kevin Hart sunacaktı. Ama siyahi oyuncunun geçmişte attığı homofobik tweet’ler ortaya çıktı ve Hart’tan vazgeçildi. Öte yandan Barbra Streisand, Mike Myers, Dana Carvey, Diego Luna, Amandla Stenberg, Trevor Noah, Serena Williams, Tom Morello, Jose Anders, Queen Latifah, John Lewis, Hellen Mirren, Jennifer Lopez, Jason Momoa, Laura Dern, Michael B. Jordan, Elsie Fisher, Samuel L. Jackson, Danai Gurira, Charlize Theron, Chris Evans, Daniel Craig gibi isimlerin törende sahneye çıkacağı ve ödülleri takdim edeceği duyuruldu.
Naklen yayın
Tören, Digiturk bir numaralı kanalda yayımlanacak. Yayın akışı şöyle:
( 00.00-02.30: Oscar Gecesi. Hande Doğandemir ve Yekta Kopan sunacak, Mehmet Açar ve Melis Behlil de filmleri yorumlayacak.
( 02.30-04.00: Kırmızı Halı. Ceylan Atınç gecenin şıklarını, rüküşlerini masaya yatıracak.
( 04.00-07.30: Ödül töreni.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle