GeriHürriyet Cumartesi ‘Zengin ve Yoksul’u Binnur Kaya kurtarır mı?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

‘Zengin ve Yoksul’u Binnur Kaya kurtarır mı?

‘Zengin ve Yoksul’u Binnur Kaya kurtarır mı?

ATV’nin yeni dizisi adından da anlaşıldığı gibi yeni hiçbir şey vaat etmiyor. Bu kadar köhne bir hikâyeyi izlemek için Binnur Kaya’nın yarattığı olağanüstü karakterden fazlasına ihtiyacımız var.

Artık isim düşünmeye bile mesai harcamaya gerek yok. Bundan sonra ‘Bir İntikam Şeysi’, ‘Dönemli Osmanlılı Bir Şey’, ‘Kavuşamayan İki Tip’ gibi diziler izlesek, nasıl olsa alan razı veren razı, kimsenin itirazı olmayabilir. Ne de olsa onyıllardır pis zenginlerin ezdiği kenar mahalle güzellerinin hıncını, zengin bıçkına sınıfsal komplekslerle köpürmüş aşkını izliyoruz. Acımasız holding patronlarının hayatını kaydırdıkları aşırı güzel/yakışıklı çocuklar bir yerden çıkıp intikam peşine düşüyor. İtilip kakılmaktan hırs basmış kızlar, ‘seni mahvedeceğim Bilmemne Bimemneoğlu!’ yemini ederken hüngür şakır âşık oluyor.

ATV’nin yeni dizisi ‘Zengin ve Yoksul’da da, ‘Fazilet Hanım ve Kızları’ndan ‘Güllerin Savaşı’na, ‘Yasak Elma’dan ‘Adını Feriha Koydum’a özleyip de doyamadığımız biricik temaların hepsi var.

Üzerine konuşmaya bile mecalimiz kalmayan bu yorgun, çitilenmiş mevzuyu, neredeyse ölü doğan bebeği canlandırır gibi hayata döndüren bir şey var ama: Binnur Kaya.

Zengin akrabaların yoksul mahallelisi ‘Berrin’ rolündeki Binnur Kaya, sanki dizinin içinde başka bir dizide oynuyor. Zengin kuzenlerle tatile göndereceği küçük kızına talimat verirken “Aleyna denize atlayınca sen de atlama, o yüzer, sen boğulursun” dediği an bile, genel seviyenin o kadar üstünde ki sadece onu izlemek için her şeye katlanası geliyor insanın.

Bu sırada gidişatını ezbere bildiğimiz bir yığın ağdalı dram, entrika ve ‘Aysel’in “Ben hep bunların eskisiyle mi yetineceğim” hezeyanları içinde, beklenmedik, sıradışı bir karakter yaratıyor Kaya.

Bir yandan yavru köpeklere karşı bile bir gram şefkat duygusundan yoksun, diğer yandan ailesini kurtrarma telaşı içinde yoğun evham ve endişeyle sevgi dolu.

Büyük yalancı ama mahallenin en ağza göre şerbet, kıymetli muhhabetörü. Elbette müthiş servet düşkünü, sınıf atlama sevdalısı ama yuvasının dişi kaplanı. ‘Berrin’in zamanla daha ışıldayacak mizahi yönlerinin yanında, bütün bu zengin-yoksul dinamiğini hiç intikam dramasına gerek olmadan sırtında taşıyacak bir derinliği var.

İşin gerçek acıklı yanlarını, sahici ezilmişlik hissini ve zaman zaman bununla dalga geçebilmeyi sağlayan gücü sadece iki dakikada aktarabilmesi hayranlık verici.

Ama maalesef o değerli anlardan geride kalan sahnelerde, hoyrat adamların kürtaja zorladığı bir kızı, sırf parası olduğu için mutlaka astroloji ve 10 bin dolarlık çanta ekseninde yaşaması gerektiği düşünülen sığ prensesleri, broşlu zorba kayınvalideleri ve kadife ceketli zamparaları izliyoruz.

Ve evet, konu zengin adamlarla yoksul kızlar arasında geçiyor. Sene 2019. Elimizde Binnur Kaya’dan başka tutunulacak hiçbir şey yok.

 Bu yorgun, çitilenmiş mevzuyu, neredeyse ölü doğan bebeği canlandırır gibi hayata döndüren bir şey var ama: Binnur Kaya.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle