GeriHürriyet Cumartesi Yapay zekâ unutulmaz hatıralara kapı açar mı?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yapay zekâ unutulmaz hatıralara kapı açar mı?

Yapay zekâ unutulmaz hatıralara kapı açar mı?

Medya sanatçısı, yönetmen ve tasarımcı Refik Anadol’un sergisi ‘Eriyen Hatıralar’, insanoğlunun anılar ve bellekle ilişkisini, son teknolojinin yardımıyla ve beynin olanaklarının sınırsızlığına yoğunlaşarak ele alıyor. 7 Şubat-10 Mart tarihlerinde Pilevneli Gallery’de.

İlham kaynağınız ne oldu ‘Eriyen Hatıralar’ için?
Gelecek... Son dönemlerde geleceği proje ve dolayısıyla kendisini de ilham kaynağı olarak görüyorum. Bu proje de yapay zekânın hızla hayatımıza girmesiyle, bizi insan olarak makineden ayıran noktalara odaklandığım bir dönemde ortaya çıktı. İlk adımları İsveç’teki bir alzheimer araştırma laboratuvarından gelen hafıza çalışma verileriyle attım. Makine zekâsı ve beyin sinyallerini birleştirerek, aslında sadece sanatsal değil, hatırı sayılır ölçüde bilimsel bir deneyim de ortaya çıkmış oldu.

Tüm işlerinizde sanatın ve bilimin kesiştiği bir noktadasınız. Nasıl bir ikili sizce?
Bilim ve sanat aslında hiç birbirinden ayrılmamıştı. Tıpkı hayatın kendisi gibi sanatın bizlere yansıttığı da insanoğlu olarak başımıza gelenlerin yeniden betimlenmesi. Bu betimlemenin güncel ve şiirsel karşılığı kanımca sanat, teknoloji ve bilimin çarpışabildiği noktalar. Bir diğer temel kaygım ve beklentim, görülemeyeni görünür kılabilmek. Bunun için de yine sanat-teknoloji-bilim üçgeninde düşünmeden etkin bir iş çıkmasının imkânsız olduğunu düşünüyorum.

Yapay zekâ unutulmaz hatıralara kapı açar mı

20’nci yüzyılın başından itibaren sanat ve edebiyat dünyasını meşgul eden “Hatıralar nedir ve bize ne anlatırlar?” sorusunun cevabı sizce nedir?
Bilimsel olarak beynimiz hipokampus kısmında görsel, işitsel, duyusal ve semantik anlamda anlık verileri, çok katmanlı ve muazzam ilham veren boyutta bir nevi dosyalama yöntemiyle saklayabiliyor. Çağrışımlar, nimonikler ve daha birçok etken durum karşısında, kısa veya uzun zamanlı olarak, tekrar bu hatıraları canlandırabiliyor. Bu engin ve derin deneyimin bizi makinelerden ayırdığını düşünüyorduk. Fakat son üç yılda, bir makinenin de bizler gibi öğrenebilme yetisi olduğunu, hatta bunlardan hayaller/rüyalar çıkarımında bulunabildiğini gördük. Dolayısıyla hatıra kavramı, teknolojinin önlenemez hızıyla tamamen yeni bir anlam ve önem kazandı. “Bir makine için hatıra ne anlama gelmektedir?”, “Makine zekâsı bizlere daha keskin ve unutulamayan hatıralar sağlayabilir mi?” gibi birçok önemli sorunun sorulduğu döneme girmiş bulunuyoruz.

Dünyanın öncü kuruluşları ve galerileri sizi takip ediyor. Yeni işbirlikleri ya da teklifler var mı?
Bill Gates’in koleksiyonuna giren bir işim oldu. Microsoft Research’le duygular üzerine bir proje yaptık. Google Yapay Zekâ ekibiyle de Frank Gehry’nin yaptığı Walt Disney Konser Salonu’nun cephesinde, Los Angeles Filarmoni Orkestrası’nın 100 yıllık arşiv verileriyle fütürist bir kamusal alan görsel/işitsel performans projesini tamamladık. Sergiyle eşzamanlı olarak Yıldız Holding bünyesinde ‘Pladis: Veri Uzayı’ isimli, NASA’nın kamusal alanda paylaştığı açık kaynaklı veriyle gezegenler arası zahiri ve şiirsel bir veri yolculuğu izleyiciyle buluşacak. Dünyaca tanınan galerilerden ciddi teklifler geliyor fakat bir süre daha bu alanda özgürce üretimlerime devam etmek istiyorum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle