GeriHürriyet Cumartesi Woman TV, klişeleri yıkabilir mi?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Woman TV, klişeleri yıkabilir mi?

Woman TV, klişeleri yıkabilir mi?

Kadın televizyonu kavramının en problemli yanı, ‘kadınlar hakkında’ yerine ‘kadınlar için’ olması. Bu, beraberinde tüketimi içeren her alanda karşılaştığımız bazı stereotipleri getiriyor.

Yılbaşı vesilesiyle online alışveriş sitelerinde gezenler görmüştür; ‘kadınlar için’ hediye tavsiyelerinin altında tencereler, tavalar, blender’lar bulursunuz. Erkeklere mutlaka matkap ve tıraş seti almanız gerekir.

Tüm dünyada cinsiyet hedefli yayıncılık, aynı sorunlu bakış açısından mustarip. Tek bir odağa kilitlenmek, çevrede olup biten diğer her şeyden kopuk, tek boyutlu bir izleyici profili yaratıyor.

Türkiye’de bir süredir yayın yapan Lifetime ya da dünyadaki WE, Oxygen, Diva, hatta Oprah Winfrey Network,
40 yaşın üstünde ev kadınlarının, kendilerini hep daha genç ve belirli kalıplar ölçüsünde ‘daha güzel’ hayal ettiği bir resim çiziyor. Kendilerinin daha şirret, zengin, güçlü, frapan versiyonlarının yaşadığı reality show’ları, yemek tariflerini, mükemmel bir ev sahibesi olarak üstüne ne düşerse yapmasını öğütleyen Martha Stewart’lıkları pazarlıyor.

Sadece televizyonlar değil ‘kadınlar için’ olduğu iddia edilen web siteleri, ürünler, reklamlar hep yalan söylüyor. Ped reklamlarında bile regl sırasında yamaç paraşütü, bungee jumping, tırmanış yapan kızların hayatlarının en mutlu günlerini geçirdiğini izliyoruz. Deterjan reklamlarında, çamaşır makinesinden çıkan yumuşacık havluları yanağına sürerek huzur bulan kadınlar var. Bu kadınlar kocalarının maç izlemesinden, bira içmesinden, bir çiçek almamasından şikâyet ediyor. Hayali dünyalar böyle sahte bir ikilik düzende gerçeklerden ayrılıyor.

Woman TV, klişeleri yıkabilir mi

Eğitmek bazen soğutuyor

Bunun normal kabul edildiği ortamda CNN Türk’ten ayrılan Ahu Özyurt’un genel yayın yönetmenliğinde kurulan Woman TV, ‘kadın dünyasına dair başka şeyleri konuşabilmek’ amacında. Sadece ‘tüketici kadını’ değil, ‘bütün kadınları’ odaklarına aldıklarını söylüyorlar. Yani bu hafta yayına başlayan Woman TV, bir Lifetime değil. Ha bire börek açıp ‘beni baştan yarat’ şovu izlemeyeceğiz. İşin içinde sosyal vicdan, hukuk, kadın hakları ve ilham veren güçlü kadın hikâyeleri var.

‘Kadını ilgilendiren her şeyi’ kapsama hedefiyle gün boyu akıllıca şeyler konuşmayı planladıkları anlaşılıyor. Ama yayın akışının zaman zaman kamu spotuna kaydığı, mutfaktaki, aynadaki ‘mükemmel kadın’ı aramasa da, hayatın içindeki ‘doğru, bilinçli kadın’ı yaratma çabası sezinleniyor. Bu da işi bazen TRT’leştiriyor.

Halbuki kadınları (ve herkesi) ekranda beş dakikadan fazla tutan şey bağ kurmak, tanışıklık hissetmek. Bize benzeyene yakınlık, sıcaklık duymak. Bu yüzden ‘eğitmek’, ‘bilgilendirmek’ ekranı bazen soğutuyor.

Ne olursa olsun, ‘kız gibi’nin küfür yerine kullanıldığı bir dünyada kadınlığı yüzeysel fasa fisodan öteye götüren bir işe kalkıştıkları için tebriki ve bol bol şansı hak ediyorlar.

Woman TV, klişeleri yıkabilir mi

Woman TV, D-Smart 53. kanal ve Türksat 4A 12034 frekansında.

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle