GeriHürriyet Cumartesi Veganlık, anaakım mı oluyor?
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Veganlık, anaakım mı oluyor?

Veganlık, anaakım mı oluyor?

Vegan yaşam tarzı, Türkiye’de ve dünyada giderek daha fazla sayıda insanın seçtiği bir yol. İnternet arama motoru google’a “Vegan nedir” diye sorduğunuzda size 4 milyor 340 bin Türkçe içerik sunuyor. Karşınıza bilimsel makalelerden vegan tariflere kadar ucu bucağı olmayan bir derya çıkıyor. İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerde vegan ürünleri bulmak artık çok daha kolay. Vegan restoranların sayısı çoğaldı, köfteciler bile mönülerinde vegan lezzetlere yer vermeye başladı. Veganlığa geçenlerin motivasyonu farklı farklı. Kimi daha uzun ve sağlıklı bir yaşam için, kimi hayvan haklarını önemsediğinden, kimiyse iklim ve çevre duyarlılığından dolayı hayvansal ürün tüketimini bırakıyor. Çünkü hayvancılık ve yan ürünlerinden kaynaklanan karbondioksit salınımı, dünyadaki tüm sera gazı emisyonunun yüzde 51’ini oluşturuyor. Alternatif bir yaşam biçimi olarak anılan veganizm, anaakım olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Türkiye’nin ilk vegan şehri olan Didim’de her yıl yüzbinlerce insan vegan festivalinde bir araya geliyor. Uluslararası İstanbul Vegfest, 8-9 Eylül’de Life Park’ta düzenlenecek. Bir haber de Bodrum’da vegan restoran açan sanatçı Zeynep Casalini’den geldi. Verdiği bir röportajda “Vegan beslenerek sağlığıma kavuştum” diyordu. Dünden bugüne vegan yaşam tarzını masaya yatırdık, son eğilimleri araştırdık, olan biteni doktor, diyetisyen ve aramızdan veganlarla konuştuk...

Vegan Doktor Kalp ve İç Hastalıkları Uzmanı Murat Kınıkoğlu:
50’den fazla hastalık vegan beslenmeyle tedavi ediliyor

Veganlık, anaakım mı oluyor


Veganlık sadece bir beslenme biçimi değil, yanı sıra bir yaşam felsefesini de barındırıyor değil mi?

- Veganlığın temel felsefesinde ‘zarar vermemek’ vardır. Duyguları olan başka canlılara zarar vermemeye çalışırız. Onları öldürmeyiz, yemeyiz, sömürmeyiz, sütlerine, yumurtalarına el koymayız. Bu yaklaşım insanı daha huzurlu kılar. Nitekim araştırmalar anksiyete, depresyon gibi ruhsal rahatsızlıkların veganlarda daha az olduğunu gösteriyor. Dünyadaki tüm dinler, kendimize yapılmasını istemediğimiz şeyi başkalarına yapmamamızı emreder. Biz hayvanları insanla eşit canlılar olarak kabul ediyoruz. Hiçbirimiz annemizin sütüne bir başkasının el koymasını, çocuklarımızın bizden ayrılıp öldürülmesini, yenilmesini istemeyiz. O halde hayvanları da öldürmemeliyiz, sütlerini çalmamalıyız. Hayvanların konuşamıyor olması veya bizim kadar akıllı olmamaları onları öldürmemizi, yememizi mazur göstermez.
◊ Vegan hayat tarzına geçmeye nasıl karar verdiniz?
- Vegan olmaya karar vermemde ailemdeki kalp hastalarının büyük rolü var. Anne ve babamı damar hastalığından kaybettim. En küçük ağabeyim 54 yaşında kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. Birkaç yıl sonra onun bir büyüğü kalp krizi geçirdi, hastanedeyken kalbi durdu ve elektroşokla hayata döndürüldü. En büyük ağabeyim ve ablamda da kalp-damar sorunları oldu. Benim damarlarım ne zaman tıkanacak diye beklerken bitkisel beslenmeyle tıkalı kalp damarlarının açıldığını ispat eden bilimsel çalışmaları okudum ve yağsız bitkisel beslenmeye geçtim. Hayvansal besinlerin insan vücudu için gerekli olmadığını, hayvansal besin yemeden daha sağlıklı olunacağını öğrenmek benim için sevindirici bir sürpriz oldu ve vegan oldum. Hem hayvanlara zarar vermiyorsunuz, hem daha sağlıklı oluyorsunuz, insan daha ne ister?
Veganlık, anaakım mı oluyor

◊ Hayvansal gıdalardan uzak durmanın yararları nelerdir?
- İnsanlar beslenmenin hastalıklar ve yaşam süresi üzerindeki etkisini küçümsüyor. Başta kalp krizi olmak üzere şeker hastalığı, alzheimer, yüksek tansiyon gibi pek çok hastalığın kökeninde hayvansal gıdalar var. Bu ay çıkacak olan yeni kitabımda (Vegan Sağlık) tam da bu konuyu ele aldım. Az yağlı vegan beslenme adını verdiğimiz yağ ve şekerin de kısıtlandığı vegan beslenmeyle, 50’den fazla hastalığı engelleyebilirsiniz. Hastalık mevcutsa iyileşmeye yardımcı olursunuz. En önemlisi daha uzun ve daha sağlıklı yaşıyorsunuz. Eğer gençlik yıllarından itibaren az yağlı vegan beslenirseniz kalp krizi riskiniz yüzde 90 azalır. Vegan beslenerek değişik kanser türlerinde yüzde 10 ile yüzde 30 arasında risk azalması sağlanır. Bunun haricinde astım hastalığından tutun kabızlığa, sivilcelerden egzamaya kadar pek çok hastalığı engellemiş olursunuz.
◊ Hamilelikte vegan beslenme konusunda neler söyleyebilirsiniz?
- Hamilelerin bu konuda okumaları ve kendilerini yetiştirmeleri kaydıyla vegan beslenmesini destekliyorum. Günümüzde her şeyi yiyen hamilelerin sağlıklı olduğunu söylemek pek mümkün değil. Hamilelik döneminde anne adaylarının çoğunun elleri, ayakları, yüzleri şişiyor, sivilceler çıkıyor, kabızlık çekiyorlar, hemoroit, varis oluyorlar ve tüm bu arazları hamileliğin normal gidişi olarak kabul ediyorlar. Oysa en büyük neden hamilelerin aşırı beslenmesi. Fazla yemek, özellikle hayvansal protein, sağlıklı doğumu tehlikeye sokar. Hamileliğinde çok et, balık yiyenlerin çocuklarında ileri yaşlarda tansiyon yüksekliği sorununun daha çok ortaya çıktığı gösterilmiştir. Aşırı beslenme bizleri nasıl olumsuz etkiliyorsa hamileleri de öyle olumsuz etkiler. Kötü beslenmenin olumsuz etkilerini tespit etmek hamilelerde daha zordur çünkü hissedilen tüm olumsuzluklar kötü beslenmeye değil hamileliğe bağlanır. Vegan beslenen anneler aşırı kilo almazlar, kendilerini daha iyi hissederler, doğum sonrası normal kilolarına dönüşleri daha hızlı olur.
◊ Bebeklerin vegan yetiştirilmesi hakkında ne düşünüyorsunuz?
- Ülkemizde besin alerjisi gibi nedenlerle mecburen bitkisel beslenen çocukları saymazsak vegan çocuk sayısı bir elin beş parmağını geçmez. Çünkü anne-babalar çocuklarının et, yumurta yememesi halinde protein eksikliği, süt içmemesi halinde kalsiyum eksikliği, balık yememesi halinde de omega-3 eksikliği çekeceğine inandırılmış durumda. Bu yüzden günde birkaç bardak süt içirmeyi, yumurta, balık yedirmeyi sağlıklı buluyor, hayvansal gıda almazlarsa yeteri kadar büyüyemeyeceklerini düşünüyorlar. Oysa araştırmalar vegan beslenen çocukların, en az vegan olmayanlar kadar sağlıklı geliştiğini gösteriyor. Amerikan Diyet Birliği ve Amerikan Çocuk Akademisi, iyi planlanmış vegan diyetlerin çocukların normal büyüme ve gelişmesi için yeterli olduğunu kabul etmiştir. Çocuklar için vegan beslenmenin artısı eksisinden çok. Vegan beslenen çocukların kalsiyum haricindeki mineralleri daha çok aldığını, ayrıca daha çok lif, vitamin ve antioksidan aldığını gösteriyor. Beslenme konusunda bilinçli annelerin, bebeklerini ve çocuklarını vegan yetiştirmelerinde hiçbir mahzur yoktur. Günümüz çocuklarında sıkça gördüğümüz şişmanlık, insülin direnci, şeker hastalığı, kolesterol yüksekliği gibi sorunları önlemiş olurlar.

Bu bakkalda süt, peynir, sucuk, her şey var

Veganlık, anaakım mı oluyor

Vegan Bakkal, hem bakkal hem de mini bir kafe. Yeri Kadıköy’de. Günlük olarak Yıldız Şeker’in pişirdiği iki çeşit sıcak vegan yemek servis ediliyor. Kurabiye, börek, kek gibi atıştırmalıklar da bulunuyor. Vakti olan mekânda yiyor, olmayan evine paket yaptırıyor. El yapımı dondurulmuş içliköfte, mantı, badem peynirli sigaraböreği, kinoa köftesi alıp kısa sürede pişirip tüketmek de mümkün. Bakkalın raflarında bir veganın ihtiyacı olan ürünler satışta. Alternatif süt çeşitleri, zeytin, tofu, etsiz köfte-kebap, mayonez, peynir çeşitleri, sucuk, salam, sosis...

Kurtuluş’un vegan misafirhanesi

Veganlık, anaakım mı oluyor

Vegisso’nun yolculuğu üç yıl önce Ankara’da başlıyor ve bu yıl Kurtuluş’ta bir evin rengârenk bahçesinde devam ediyor. Burası tüketim odaklı bir ev değil, aksine gelen insanların ürettiği, birbiriyle paylaştığı bir misafirhane... Yasin Keskin, evinde vegan lezzetler pişirmeye başladığında başkalarıyla da paylaşma fikrinin peşinden gidiyor ve ortaya herkesin uğrayabileceği Vegisso çıkıyor. Keskin’in düzenlediği etkinliklerin yanı sıra misafirler de evde ve bahçesinde etkinlik düzenleyebiliyor. Vegan insanlarla tanışmak, veganizm hakkında yeni şeyler öğrenmek, üretmek ve paylaşmak isteyenlerin adresi... İletişime geçmek isteyenler Instagram’dan ulaşabilir.

Vegan fast-food

Veganlık, anaakım mı oluyor

Instagram’da ‘aaveganmısın’ adlı hesabın sahibi Evrim Ertorsun, iki yıldır vegan yaşıyor. Hayvancılık sektörünün işleyişi üzerine belgeseller izleyip araştırmalar yaptıktan sonra vegan olmaya karar vermiş. “Eskiden her vegan ürüne kolayca ulaşılamıyordu, internetten sipariş vermek gerekebiliyordu. Şimdi vegan ürün üreten markalar gelişti ve ürünler market raflarına geldi. Mekânlar da talep olduğu için mönülerine vegan seçenekler eklemeye başladı. Fast-food şirketleri de buna dahil. Vegan pizza, vegan burger seçeneklerine sahipler. Yiyecek, kozmetik, temizlik, giyim, ayakkabı, çanta, aklınıza gelebilecek her sektöre ait üründe vegan logosu görebiliyorsunuz” diyor.

Vegan diyetisyen Kevser Başkara: Dünyadaki şiddetin
tümüne bir karşı duruştur 
Veganlık, anaakım mı oluyor

Hayvansal gıdalar vücudumuzun yağ oranını nasıl etkiliyor?
- Hayvansallar, yüksek doymuş yağ içerir. Siz en yağsız tavuğu bile yeseniz, o tavuk yüzde 23 yağdan oluşur. Sadece yağ ile kalmıyor, sindirdiğimiz şekerlerin hücrelerden kana geçişindeki yolu tıkıyor. İnsülin direncine neden olan etkenleri oluşturuyor. İnsülin direnci, orta ve uzun vadede fazladan yağ depolama yoluna girmenize neden oluyor. Bir de iltihap oluşturma durumu var. Vücuda alınan antibiyotikler de cabası. Dünyadaki antibiyotiklerin yüzde 50-70’i hayvancılık endüstrisi tarafından kullanılır. Tüm bu etkenler vücuttaki depo yağı artırıyor.
◊ Bitkisel beslenmenin sağlıklı zayıflamaya etkileri neler?
- Zayıflama yerine ‘yağ yakmak’ terimini kullanmanın daha doğru olacağını düşünüyorum. Siz kiloyu sudan ve kastan da verirsiniz ancak sağlıklı olmaz. Önemli olan sağlığı koruyarak bilinçle yağdan kilo vermek. Bu sistemi kendimde, yakınlarımda, danışanlarımda kullanıyorum. Danışanlarım, bilinçli vegan beslenerek, doyarak, sağlıkla yağlarını yakıyor. Kalp damarları açılan sayısız danışanım oldu. Ülseri olanın ülser şikâyetleri gidiyor, antidiyabetik ilaç kullananlar ilaçlarını bırakıyor, tansiyonları düşüyor, mide ve bağırsakları rahatlıyor, kabızlık geçiyor. Sadece yağ yakmıyorsunuz, sağlığınız için önemli kazanımlarınız oluyor. Bilinçle ve sebatla vegan beslenerek, düzenli egzersiz yaparak ayda 4-5 kilogram yağ yakmak mümkün. Bu da bir beden incelme demektir.
◊ Tıpkı dünyadaki gibi Türkiye’de de vegan beslenen kişilerin sayısı artıyor. Veganizm felsefesini kaybedip popüler bir davranış haline geliyor olabilir mi?
- Türkiye’deki durumu yakından gözlemliyorum. Her kesimden kişiler ya vegan yaşama geçiyor ya da araştırma aşamasında. Sağlık, gıda terörü, hayvancılık endüstrisi hakkında artık daha fazla bilgiye sahibiz. Vicdanımız evrim geçiriyor, tüm dünyada şiddete meyil var, buna bir tepki de oluşuyor. Veganlık bu tepkilerden biridir. Hayvan ve insan zulümlerinin tümüne bir karşı duruştur. Tabii sayı arttıkça ‘popüler’ bir yaşam tarzı haline geliyor. Veganlık, insan odaklı bir trend, bir zayıflama yöntemi olarak lanse ediliyor. Çok sık tartışılan bir konu bu, Türkiye’de de artık daha fazla konuşuluyor. Veganlık, sadece vegan yiyecek yemek değil, en temel pratiği vegan beslenme ancak sadece vegan beslenmeden bahsetmek de yeterli değil. İki buçuk yıldır vegan beslenmeyi anlatıyorum, pek çok hikâyeye tanıklık ettim, ediyorum. Çok farklı kesimlerden veganlığa geçen kişi tanıyorum. Herkesi kucaklamalıyız, değişim yavaş yavaş olacak.

Kadıköy’ün vegan dövmecisi
Veganlık, anaakım mı oluyor

“Dövmenin veganı mı olur?” demeyin. İstanbul Kadıköy’deki Taste Of Ink adlı dövme stüdyosunda, vegan malzemeler kullanılıyor. Üstelik üç yıldan fazla süredir... Dövme yaparken kullanılan malzemelerin içinde hiçbir hayvansal madde bulunmuyor ve ürünler hayvanlar üstünde test edilmiyor. Stüdyonun sahibi Duygu Abacı’nın işi, vegan ürünler kullanmaya başlamaya karar verdiğinde kolay olmamış. Malzeme bulmak hem zor hem de maliyetliymiş. Yurtdışındaki vegan dövme sanatçısı arkadaşlarıyla irtibata geçerek tavsiyeler almış. Kapsamlı bir araştırma sonrası, kullandığı malzemeleri hayvanlar üzerinde test edilmemiş ve vegan amblemli markalarla değiştirmiş. Dövmecilerin vazgeçilmez malzemelerinden vazelin dahi, koyun derisi yağından imal ediliyor. Bir süre ona alternatif olarak karite ağacından elde edilen doğal bir yağ kullanmışlar. Şimdi vegan vazelin ithal ediyorlar. Duygu Abacı, “Vegan dövmenin kalıcılık anlamında vegan olmayan dövmeden bir farkı yok” diyor. Doğal ürünler kullanıldığı için dövme yapılan yer daha çabuk iyileşiyormuş hatta.

 

 

 

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle