Hürriyet Cumartesi Haberleri

HÜRRİYET CUMARTESİ

    Şimdi aşklar sanal, duygular yapay...

    Hakan Gence hgence@hurriyet.com.tr
    29.12.2017 - 11:59 | Son Güncelleme:

    Boyu 1.80, topukluları giyince oluyor 1.90... Yanında poz verebilmek için parmak uçlarında yükselmeniz gerekiyor. Ama kayıt cihazı çalışmaya başlayınca durum değişiyor; mavi gözleriyle çizgi film karakteri ‘Bambi’ gibi ürkek bakışlar atıyor. 2018’de adını sıkça duyacağınız Sezgi Sena Akay’dan bahsediyorum. 12 yaşında keşfedilip 17 yaşında en genç ‘Best Model’ unvanını aldı, dünyada ülkemizi temsil edip birinciliği kaptı. Yola podyumda değil, oyunculukta devam etti. Şimdi Kanal D’de başlayan ‘Hıçkırık’ın başrolünde... Akay’la hikâyesini ve yeni projesini konuştuk.

    Televizyonlar hâlâ sürekli ‘Hababam Sınıfı’nı, ‘Süt Kardeşler’i gösteriyor. ‘Çalıkuşu’, ‘Yaprak Dökümü’, ‘Aşk-ı Memnu’ gibi eski eserler ekrana uyarlanıyor. Şimdi de ‘Hıçkırık’. Nedir bu eskiye ilgimizin sebebi?
    - Eskiye özlem duyuyoruz. O dönemin ruhu bizi mutlu ediyor. Yeşilçam’ı ve nostaljiyi seviyoruz. Onlar saf, yozlaşmamış ve daha bizden işler. Bu yüzden hâlâ keyif veriyor.

    Sizce neler değişti o yıllardan günümüze?
    - Aslında duygular aynı. Ama mesela aşk farklı. Eskiden aşklar masummuş. El ele tutuşmak bile bir olaymış. Oysa şimdi aşklar sanal, duygular yapay. Yine de ben günümüz aşklarını eski dönem aşklarına tercih ederim.

    Neden?
    - Eskiden sevdiğin insanla görüşür, bir sonraki görüşme için randevu verir ve beklermişsin. Oysa ben sevdiğimle sürekli konuşmak, sürekli onunla olmak isterim. Bir de artık kadınlar da duygularını rahatlıkla ifade ediyor. Bu büyük rahatlık. Bana da duygularımı içimde yaşamak zor geliyor.
    Hiç imkânsız aşka düşmedim

    Bu diziye hazırlanırken 1965’te çekilen Hülya Koçyiğit ve Ediz Hun’lu ‘Hıçkırık’ filmi size ne kadar yol gösterdi?
    - Defalarca izlemiştim. Nalan’ı oynayacağım kesinleştikten sonra annemle oturduk, çekirdekleri aldık ve birlikte izledik. Özellikle Hülya Koçyiğit’i gözlemledim. Hülya Hanım’ın naifliği, zarafeti, özellikle karakterin hastalığı ortaya çıktıktan sonra âşık olduğu adama bunu hissettirmeden güçlü duruşu bana ilham verdi, beynime kazıdım...

    2018 model ‘Hıçkırık’ ne anlatıyor?
    - Bu bir dönem işi değil öncelikle. Hikâyenin ruhuna sadık kalsa da aksiyonu hiç azalmayan, çok güzel bir senaryo var. Kenan’ın babası öldükten sonra Nalan’ın babası Azmi onu yanına alıyor. Birlikte büyüyorlar. Ama yıllar içinde aralarında naif bir aşk filizleniyor. Yalnız Kenan aşkını, bu çifti adeta kardeş gibi gören Azmi Bey’i üzmemek için saklıyor. Ve kavuşamayan iki âşığın hikâyesi başlıyor.

    Sizin hayatınızda böyle kavuşamadığınız biri oldu mu?
    - Hayır, ben Nalan gibi hiç imkânsız aşka düşmedim, genelde kavuştum (gülüyor). Zaten şimdiye kadar bir kere âşık oldum.

    Şimdi aşklar sanal, duygular yapay...

    Yoncanın beşinci yaprağı ben olacağım

    Hedefiniz ünlü olmak mıydı?
    - Uzun süre voleybol oynadım. Ortaokulda başladım, beş yıl Galatasaray’da, bir yıl Fenerbahçe’de oynadım. Sorumluluk bilincini o dönemde kazandım. Ama aklım oyunculuktaydı. Voleybolu hiç meslek olarak göremedim. 17 yaşımda Yeditepe Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü’nü kazandıktan sonra ailemden muvafakatname alarak yarışmaya katıldım. Şimdiye kadar seçilen en genç best model oldum. Ardından dünyada Türkiye’yi temsil ederek birincilik kazandım. Önce ‘Zeytin Tepesi’, sonra da ‘Acı Aşk’ ve ‘Kösem Sultan’da oynadım.

    Yeni neslin dört yapraklı yoncası; Beren Saat, Tuba Büyüküstün, Bergüzar Korel, Gökçe Bahadır... Siz onların arasına adınızı yazdırır mısınız?
    - İddialıyım. Beşinci yaprak da ben olacağım (gülüyor)! Şaka bir yana, elimden geleni yapacağım, neden olmasın? İnşallah ben de onlar gibi kendimi ispatlayabilirim.

    Modellik yarışmasının ardından bu işe başladığınız için “Sadece güzel olduğu için başrol oynuyor” önyargılarıyla karşılaştınız mı?
    - Evet. İlk başlarda bana karşı ön yargı oluyordu, bunları kırmaya başladım. Kendimi ispatlamak için daha çok çalışmak zorunda kaldım. Şimdi önemli olan “hem güzel hem çok iyi oyuncu” denmesini sağlamak.

    12 yaşında keşfedildim

    Voleybol geçmişiniz var. Yeditepe’de okuyorsunuz. Ama aynı zamanda ‘Best Model of the World’sünüz... Her kadın ne kadar başarılı olursa olsun güzelliğinin tescillenmesini mi ister?
    - Hiçbir zaman güzellik takıntım olmadı. Onaylanma ya da tescillenme isteğinden ziyade benim için güzel bir başlangıç olabileceğini düşünerek başvurmuştum.

    Yani oyunculuk yolunda bir adım mı?
    - Evet. Oyunculuk hep istediğim bir şeydi. Nasıl bir çıkış yaparım diye düşünürken Best Model’a katılmaya karar verdim. Aslında bunun hikâyesi 12 yaşıma kadar uzanıyor.

    Bu noktada ‘çocukluk hayalimdi’ klişesi mi geliyor yoksa?
    - Hayır (gülüyor). 12 yaşımdayken ‘Best Model’ yarışmasına izleyici olarak gitmiştim. Erkan Özerman beni orada gördü ve “Eğer ileride bu yarışmaya katılırsan dünya çapında başarı kazanabilirsin” dedi. Kısaca 12 yaşında keşfedildim.

    Şimdi aşklar sanal, duygular yapay...

    Golden Retriever cinsi köpek olmak isterdim

    Sevgilinizin odasında bir obje olsanız ne olursunuz?
    - Yumuşacık bir yastık olurdum, rahat etsin diye.

    Bir efsaneyle dansa gitme imkânınız olsa?
    - Bon Jovi’yle giderdim.

    Bir hayvan olsanız ne olmak isterdiniz?
    - Golden Retriever cinsi köpek olmak isterdim. Zaten arkadaşlarım enerjimi de benzetiyor.

    Bir günlüğüne bir film karakteri olsanız hangisini seçerdiniz?
    - Audrey Hepburn olmak isterdim, acayip bir kadın.

    Fobim var, kahve köpüğüne bakamam

    2017 özeti: Terör saldırısıyla başlayan kötü bir yıldı. Üzücü olaylar yaşanıyor ama umarım her şey geride kalır. Kendi adıma yılın son ayları çok iyiydi. Hep “Ne olur 23 yaşıma kadar hayatımı değiştirecek bir proje gelsin” diyordum. 23’üncü yaş günümden bir gün önce bu iş geldi.

    2018 kararları: Yazın Londra’da dil eğitimi hedefliyorum.

    Aşk raporu: Bir erkek arkadaşım vardı. Ayrıldık. Bu sene yaşananları çok hüzünlü hatırlamıyorum. İnşallah en yakın zamanda biri olursa söyleyeceğim.

    Şaşırtıcı ama gerçek: Tripofobim (kabarcıklı yapı fobisi) var. Mesela kahvenin köpüğüne bakamıyorum.

    Şimdi aşklar sanal, duygular yapay...

    Boyum ilişkilerimi olumsuz etkilemedi

    -- 23 yaşındayım. Selanik göçmeniyiz. İstanbul’da doğup büyüdüm. Annem bir avukatın asistanlığını yapıyor, babam tekstille uğraşıyor. Çekirdek bir aileyiz. Bayramda elini öpmeye gideceğim bir büyüğüm bile yok.

    -- Hep uzun boyluydum. Okulda uzun boyu yüzünden en arka sırada oturması gereken kız bendim işte. Ama hep çalışkandım ve hâlâ dersleri can kulağıyla dinliyorum.

    -- Boyum ilişkilerimi olumsuz etkilemedi. Şansıma ilişkilerim de erkekler de hep uzun boylu oldu. Ama benim için karşımdakinin fiziksel özellikleri önemli değil. Bu bir enerji meselesi. Mesela şu an seninle karşılıklı oturuyoruz ya, işte böyle enerji tutabiliyor, bir gülümseme bile etkileyebiliyor beni...

    -- Gündeme duyarsız değilim, elimden gelen bir şey varsa yapma taraftarıyım. Ben iyiliğin, bir çığ gibi büyüyen bir şey olduğuna inanıyorum. Belki söylenen güzel bir söz, pozitif bir enerji bile her şeyi tetikliyor olabilir. Bunları da Polyannacılık olsun diye değil, gerçekten böyle hissettiğim için söylüyorum.

    

      EN ÇOK OKUNAN HABERLER

        Sayfa Başı