GeriHürriyet Cumartesi Ömürlük bir lezzet: Şener Şen’li ‘Zengin Mutfağı’
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ömürlük bir lezzet: Şener Şen’li ‘Zengin Mutfağı’

Ömürlük bir lezzet:  Şener Şen’li ‘Zengin Mutfağı’

Vasıf Öngören’in ‘Zengin Mutfağı’, Türkiye işçi hareketinin en önemli günlerine bir köşkün mutfağından bakar. Bu kült eseri Şener Şen’in enerjik, seyirciyi her an diri tutan oyunculuğuyla izlemenin tarifi yok!

Sezonun en heyecan verici havadisiydi: Şener Şen, 40 sene sonra ‘sahalara’ dönüyordu. Hem de ismiyle özdeşleşen bir Vasıf Öngören harikası, ‘Zengin Mutfağı’ ile... Şener Şen, tarihimizin bu en öğretici mutfağının aşçısı Lütfü Usta’yı 1978’de tiyatroda, 1988’de beyazperdede canlandırmıştı. Temsilin ilk halini görememiş kuşak için onu bu oyunla sahnede görmek en basit ifadeyle ömürlük bir lezzet.

Zengin Mutfağı’, İstanbul’un sahne sanatlarındaki taze ve güçlü nefeslerinden DasDas prodüksiyonu olarak karşımızda. Rejiyi Şener Şen, yeni nesil tiyatro ve sinema dünyasının iyi ‘gözlerinden’ olan Doğu Yaşar Akal ile üstlenmiş. Şen’e eşlik eden kadro ise (seçmelerle kararlaştırılan) genç bir ekipten oluşuyor.

Başrol, evet, Şener Şen’de ama Barış Dinçel imzalı dekordan da ‘Zengin Mutfağı’nın ikinci başrolü olarak bahsetmeli. Oyunun özü gereği bu mekân, 1970’lerin yerli sermayesini temsil eden bir köşe. Türkiye işçi hareketinin mihenk taşlarından 15-16 Haziran işçi yürüyüşünün, fabrikatör Kerim Bey’in köşküne nasıl sirayet ettiğini bu mekân/mutfak üzerinden anlatır Vasıf Öngören.

Mutfağın sakinleri Lütfü Usta, hizmetçi genç kız, şoför Seyfi ve onun burayı sık ziyaret eden, örgütlü bir işçi olan ağabeyi Ahmet’le kızın nişanlısı Selim’dir.

Önemli çünkü...

Öngören’in, her anıyla ‘taşı gediğine koyan’ metni sadece Türkiye’nin çalkantılı bir dönemini, işçi sınıfı-sermaye arasındaki çatışmayı ve tarihin en önemli işçi hareketini sahneye taşıdığı için değil, enfes bir epik tiyatro örneği olduğu için de kıymetli.

Oyun boyunca kişilerin dönüşümlerini; yaşananların, başlarda etliye sütlüye karışmayanlarda sınıf bilincini nasıl uyandırdığını yahut Selim örneğinde olduğu gibi sermayenin ve iktidarın ihtiyaç duyduğunda faşizan güçleri nasıl sıfırdan yaratıp beslediğini çok akıllıca anlatır Öngören. Şener Şen’in sahneye bu oyunla ve müthiş bir enerjiyle dönmesi en çok bu açıdan çok anlamlı.

Oyun, epik tiyatronun da doğası gereği, Lütfü Usta’nın doğrudan seyirciye “Size başımdan geçenleri anlatıp danışacağım” demesiyle açılıyor. Ve tüm sahneyi kaplayan gerçekçi mutfak dekorunun içinde, oyun başlıyor. Yani bu bir ‘oyundur’ ve seyirciden de izlediğinin kurgu olduğunu aklından çıkarmadan, sahnedeki eylemlere dair bir yargıya varması beklenir...

‘Zengin Mutfağı’ bu anlamda politik tavrı net olan bir epik tiyatro örneği. DasDas çatısı altında izlediğimiz hali de epiğin ve oyunun özündeki beklentileri karşılayan bir iş olmuş.

Lakin karşımızda Şener Şen’in enerjisi son derece yüksek, seyirciyi her repliğinde, her mimiğinde diri tutan oyunculuğu, devasa bir dekor ve bu iki ‘başrol’le bir şekilde bütünleşememiş bir başka oyun akıyor. Bahsedeceğim, zamanla kıvamını bulacak bir durumdur belki de ama oyunculuk/sahnede duruş açısından bir ortak dil tutturamama sıkıntısı söz konusu.

Ömürlük bir lezzet:  Şener Şen’li ‘Zengin Mutfağı’
Pek çok karakteri sahnede!

Epik tiyatroda anlatıcının direkt seyirciye konuştuğu ya da yabancılaştırma efektleri anları dışında, izlediğimizin oyun olduğunu bilsek de sahnedekinin yine de ikna edici olup bizi içine almasını bekleriz. ‘Zengin Mutfağı’nda sıkıntı, oyunun pek çok anında ikna edicilik noktasında bir tekleme hissi vermesi.

Genç oyuncuların “Repliğimi attım, geri çekileyim” ya da “Sahnem bitti, çıkıyorum” haliyle hareket ettiğini görmek, dekorun içinde durmaksızın yorucu bir koşturmacanın yaşanması, arka arkaya açılıp kapanan kapılar, merdivenden koşturarak inip çıkmalar vs. derken oyun; mutfağın içinde yaşanan bir koşuşturmacaya dönüşüyor.

Hal böyle olunca da bildiğimiz ‘Zengin Mutfağı’nın o bilge ama komik kokusu yükselmiyor havaya. Dekor bir şekilde ‘yaşamıyor’, belki basit dokunuşlarla (Mutfak o kadar da temiz, derli toplu olmasa, oyuncuların giriş çıkışları daha doygun, sakin bir hal alsa) toparlanabilecek bir durum bu.

Oyunun her temsilden sonra yerine oturacağına, böylece mutfağın da anlattığı tarihteki memleketin ve emekçilerin ruh halini, yaşanan çelişkileri ve dönüşümü (ve bugünle bağını) daha akıcı aktaracağına şüphe yok. Ki, ilk yarıdan ikinci yarıya geçişteki fark bile bunun göstergesi.

Hepsi bir yana, ‘Zengin Mutfağı’ sayesinde 77 yaşındaki dev usta Şener Şen ‘Badi Ekrem’den ‘Eşkıya’ya kolektif hafızamızın kıymetlilerinden bir dizi karakterini, Lütfü Usta’nın farklı tepki ve hallerine yerleştirmiş ki bunu canlı canlı izlemenin tadının tarifi zaten yok!

Ömürlük bir lezzet:  Şener Şen’li ‘Zengin Mutfağı’

ZENGİN MUTFAĞI DASDAS
Yazan: Vasıf Öngören
Yöneten: Şener Şen, Doğu Yaşar Akal
Yönetmen Yard.: Defne Kayalar
Oyuncular: Şener Şen, Gizem Ergün, Onay Kaya, Uğur Arda Başkan, Kutay Sandıkçı
Süre: 95 dk.
Ne zaman, nerede: Bu akşam 20.30’da, yarın 17.00’de DasDas’ta.
Bilet fiyatı: Tam 90, öğrenci 70 TL

 

 

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle