GeriHürriyet Cumartesi Müzikten yorulmak, müziğe koşmak istiyorum
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Müzikten yorulmak, müziğe koşmak istiyorum

Müzikten yorulmak,  müziğe koşmak istiyorum

Akustik performanslarına YouTube ve SoundCloud’dan aşina olduğumuz Merve Çalkan, ilk teklisi ‘Defter’le karşımızda. Sözü ve bestesi Mabel Matiz’e ait şarkıdan yola çıkıp Çalkan’ı daha yakından tanımaya çalıştık.

Şarkı söylemeye ne zaman başladınız?

- Darüşşafaka’daki ilk senemde. Müzik öğretmenimiz bize teker teker okul marşını okutuyordu, sıra bana geldiğinde başka bir şarkı daha söylememi istedi. Sonrasında bütün törenlerde şarkı söyleyen kişi oldum. Yatılı okuyordum, yatakhanede arkadaşlarımla toplanırdık ve onlara şarkılar söylerdim. Lisedeyken yazdığım şiirleri şarkı yapmaya başlamıştım ama hep zayıf ve kimseyle paylaşılamaz buluyordum. Üniversitedeyken bir arkadaşımın tavsiyesiyle gidip gitar aldım. Öğrendiğim ilk dört akorla hemen bir şarkı yazdım. O da halihazırda attığım bir tweet cümlesiydi: “Bütün bu şarkılar hatırlatır soğukluğunu ellerimin”. Bu şarkının adını ‘Tanıdık Ağaçlar’ koydum ve SoundCloud’da paylaştım. O kadar güzel tepkiler aldım ki hızımı alamayıp sürekli şarkı yazdım.

Bu şarkılar hep dutluktu

Ama sosyoloji okumuşsunuz...

- Yapmak istediğim şey hep müzikti. Sosyoloji okumak, müziğin yanında hobim oldu. Hâlâ ilgileniyorum, hâlâ hayata orada yeşerttiğim bakış açısıyla yaklaşıyorum. Sosyoloji içimde müziğimi de destekliyor. Hayalimde ve gündeliğimde hayatımın çoğunluğunu müzik kaplasın diye uğraşıyorum. Müzikten yorulmak, müziğe koşmak, enerjimi müziğe harcamak istiyorum. O yorgunlukla bile beslenebiliyorum.

* SoundCloud’da “Şimdi bu şarkılar hep dutluktu. İçimde bir yerde mevsiminde bile unutuldu. Kuruduklarında dökülüverdiler. O zaman da utançlarını yendikçe bu sayfaya yüklendiler. Sözlü müzikli benimdirler” diyorsunuz. Size neler şarkı yazdırıyor?

- Şarkılarımı paylaşmaya başladığımda utanma sebebim kime yazıldığı ve hangi hikâyeyi anlattığı anlaşılacakmış gibi olmasıydı. Sırf bu nedenle bazen kelimeleri daha da kırıp bükmek istiyordum. Sonra yaşadığım hiçbir şeyden utanmamam gerektiğini de öğrendim, şimdi çok rahatım. Şarkı yazabilmem için hissetmiş olmam yeterli sanıyorum. Sizin hikâyenizi ya da bir anlık tepkinizi hissettiğimde, o his bana şarkı yazdırabiliyor. Üzgün ve kırılgan, bazen öfke duyduğum anlar şarkı yazmama olanak sağlıyor. Şarkı yazamadığıma tanık olduğum anlar ise çok mutlu ve neşeli hissettiğim anlar.

Müzikten yorulmak,  müziğe koşmak istiyorum

Benim defterim Mabel’inkiyle buluştu

* “Kendi zamanını o kadar direten bir şarkı ki bu, bütün ipleri ona bırakmak bize mutlulukla döndü” dediğiniz ‘Defter’in çok da güzel bir hikâyesi var...

- Birkaç senedir bugünü bekliyordum. Motivasyonumu neredeyse tükettiğim bir andaydım ve arkadaşım Mabel Matiz’e koştum. Bana 6 Ekim 2018’de ‘Defter’i yolladı. Onun şarkısını söyleyecektim ve benim prodüktörüm olacaktı. Aylarca çalıştık, şarkıyla ben iç içe geçelim diye sabah akşam telefonla, yüz yüze... Bir gün telefonumdaki notlarda şarkının sözlerini arıyordum ve karşıma ‘Defter’ adında başka bir yazı çıktı. 6 Ekim 2015’te yazdığım not; o sene gerçekten kara bir defterin içine aşkla ve korkuyla ilgili yazdığım yazılardan oluşuyordu. Bir gün o defteri bitirip kitap yapmayı düşünüyordum ve mucize gibi, bundan üç sene sonra Mabel’in defteriyle buluşmuştum. İkimiz de bu tesadüften çok etkilendik. ‘Defter’in zamanı işte bu zamandı ki olduğu yerde kendini büyüttü, büyüsünü de bize geçirerek şimdi kulağımıza ve kalbimize yerleşti.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle