GeriHürriyet Cumartesi MasterChef’in cin fikri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

MasterChef’in cin fikri

MasterChef’in cin fikri

Mutfakta hararetle pişen kuzu inciklerin, kuşkonmazların hiçbir önemi yok. Acun Ilıcalı bu insanları boş bir odaya koysa da reyting alır artık. TV8 her yarışmasına uyguladığı formülle tıkır tıkır işleyen bir reality show makinesine dönüşüyor.

MasterChef Türkiye’nin asık suratlı jüri üyelerini Gordon Ramsay’le, Joe Bastianich’le karşılaştırmaya lüzum yok. Orada Batuhan Piatti de olsa, hatta yemeklerin tadına Acun Ilıcalı ve Öykü Serter de baksa sonuç değişmezdi. İzlediğimiz şey bir aşçılık yarışmasından bambaşka.
Mutfak sanatları, hikâyenin arkasındaki doku sadece. Programın asıl maddesi tamamen insan ilişkileri ve bunun yarattığı duygusal ipuçlarını yakalama üzerine kurulu.
Bu dünyada daha sofistike biçimde sunulsa da reality show’ların son geldiği nokta.
Bir ‘neler olduğuna inanamıyorum’ hissi yaratmak, izleyiciyi uygun dozlarda başkaları adına utandırmak ve en önemlisi çok ‘yalan’ görünen dünyanın içinde bir saniyeliğine bile olsa sahici, insani hisleri katılımcıların yüzünden okuyabilmek.
Acun Ilıcalı bu işin cevherinin tam da burada yattığını ‘Var mısın Yok musun’da çözmüştü. Geleneksel yarışma formatı (‘Çarkıfelek’, ‘Riziko’, ‘Kim 500 Milyar İster’) artık yalnızca bir arka plana dönüşmüştü. Hakan’ın Gizem’e ilan-ı aşk edip etmeyeceği, görme engelli Evren’e şansın ne zaman güleceği, Mevlüt’ün annesi Naciye Teyze’nin bu akşam ne yumurtlayacağı ve Kemal’in dansları hep kutudan ne çıktığının önüne geçti.
Bu insanlar yıllar içinde komedyen, talk show sunucusu, yemek programcısı, dizi oyuncusu ve çoğunlukla Survivor yarışmacısı oldular.
Aynı formül ‘O Ses’e de, ‘Survivor’a da, ‘Ütopya’ya da, ‘Yemekteyiz’e de cuk oturdu.
Elbette ‘MasterChef’ de bunlardan farklı değil. Orijinalinde 40 dakikada Gordon Ramsay’nin az pişmiş risotto’yu tükürmesi dışında pek bir heyecanı olmayan yarışma TV8 versiyonunda iki buçuk saatlik bir kaos maratonuna dönüşüyor.
O poşe armudun nasıl piştiği değil Ezgi’yle Meltem’in sonsuz didişmesi, şimdiden bir fenomene dönüşen Murat’ın yemek sonrası kahve yapmadı diye Tuğçe’ye küsmesi akılda kalıyor.
Belirsizlik, absürdlük, içgüdüsellik, jürinin ciddiymiş gibi yapmasını koca bir raslantısallık dalgasıyla yutuveriyor.
İşte bu yüzden izleniyor ve daha da izlenecek. Acun Ilıcalı’nın izleyicisinde yerleştirmeyi başardığı eğlendirileceğine güvenme hissi sayesinde bundan sonraki her iddialı formatı da karşılık bulacak.
Cast ajansından toplama kızlar, oğlanlarla, sakız gibi uzayan, zorla uzatılan tartışmalarla, sahteliği aptal yerine konduğumuzu hissettiren anlarla bu yakaladığı insani damarı koparmadıkça ‘MasterChef’ de bir TV8 hiti olmaya aday.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle