GeriHürriyet Cumartesi Madem sosyal medyadayım, bari paylaştıklarım faydalı olsun
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Madem sosyal medyadayım, bari paylaştıklarım faydalı olsun

Madem sosyal medyadayım, bari paylaştıklarım faydalı olsun

Niçin kendimizi gıdıklayamıyoruz? Uzaylılar tarafından kaçırılma sigortası yaptırabilir miyiz? Kalp masajı yaparken hangi şarkıyı söylemeli? Peki, hangi futbol maçında 11 futbolcu birden öldü? Hürriyet İnsan Kaynakları Direktörü ve İcra Kurulu üyesi Tuba Köseoğlu Okçu, sıkça duyduğumuz ama nedenini, nasılını bilmediğimiz tam 533 sorunun peşine düştü; ortaya ‘Aklımda Deli Sorular’ kitabı çıktı.

Madem sosyal medyadayım, bari paylaştıklarım faydalı olsunBu kitabı yazmak size iyi geldi mi?
- Hem de çok! İnsanın mesleği, o mesleği ne kadar severse sevsin, belli kısıtlar getiriyor, bakış açınızı bir şekilde sınırlıyor. Hele de stresli bir iş yapıyorsanız bu, insanı duygusal açıdan da daraltıyor. Bu kitap bana ciddi bir motivasyon kaynağı oldu, kalıcı bir şeyler yapmanın hazzını yaşattı.

Daha önce iş arayanlara tavsiyelerinizi içeren röportajlarınızı, blog’unuzda da yaptığınız yurtiçi ve yurtdışı seyahatlerde edindiğiniz deneyimleri okuduk. Bizi bu kitapla şaşırttınız.
- Açıkçası bu kitap beni de şaşırttı (gülüyor). 27 Ağustos 2015’te sabah uyandım, sosyal medyaya girdim. Birden “Madem bu mecralarda bu kadar zaman geçiriyoruz, bari paylaştıklarım faydalı bir şey olsun” diyerek ‘günün yeni bilgisi’ adı altında, Facebook’taki arkadaşlarımla paylaştığım bir uygulama başlattım. İlk paylaşımım bir gece önce okuduğum bir kitaptan öğrendiğim bir bilgiydi: “Anadolu’da ilk nüfus sayımı Roma İmparatoru Augustus zamanında yapılmış ve Anadolu’nun nüfusu 21 milyonmuş. İşin daha enteresan tarafı, 1950’lere kadar da neredeyse hep aynı kalmış. Sonra nüfus almış başını gitmiş, o başka...” Neredeyse son iki yıldır, her gün yeni bir bilgi yazıyorum.

Konuları neye göre seçtiniz, bu kadar soruyu nasıl topladınız?
- Sorular beni buldu desek daha doğru olur. Gittiğim seyahatlerde öğrendiklerimi, kitaplarda okuduklarımı not alırdım. Başlangıçta bunlar en büyük kaynağım oldu. İzlediğim belgeseller, katıldığım sohbetler hep yeni bir bilgi için ipucu verdi. Bir süre sonra arkadaşlarım merak ettikleri soruları bana yönlendirmeye başladı. Ben de bu tür bilgilerin bulunduğu dijital ve basılı kaynakları takip etmeye başladım. 533 bilgi, iki buçuk yıl gibi bir sürede ortaya çıkıverdi.

Bundan sonra yazmak istediğiniz başka bir konu var mı?
- Bu kitabın ikincisi mutlaka gelecek. Onun dışında, eşim Zeynel Okçu’yla birlikte hazırladığımız bir liderlik kitabı, bir de esas hobim seyahatlerle ilgili bir kitap olacak. Beni çok heyecanlandıran projelerden biri de iş yerinde oda komşum olan Doğan Hızlan’la yapmak konusunda mutabık kaldığımız nehir söyleşi kitabı. Son olarak, kitap olacağı düşüncesiyle başlamadığım ama yine üstat Doğan Hızlan’ın tavsiyesiyle kitaba dönüştürmeye karar verdiğim, 2006-2007 yıllarında tuttuğum bazı notlar var. Bunlar, eşimin uzak yol kaptanı olduğu dönemlerde ona yazdığım ve ülkenin o günlerini anlattığım notlar...

Madem sosyal medyadayım, bari paylaştıklarım faydalı olsun

Aklımda Deli Sorular
Tuba Köseoğlu Okçu
Hürriyet Kitap
236 sayfa / 29 TL

Kitaptan...

-- Birçok kişi sabah kahvesini içmeden uyanamadığını söyler. Evde hiç kahve kalmadıysa, ihtiyaç duyduğunuz kafein etkisinin çok daha fazlasını elma yiyerek de temin edebilirmişsiniz. Bir taze elmada, bir fincan kahvedeki kafeinin yarattığı eşit miktarda enerjiyi ve canlanmayı yaratacak früktoz varmış.

-- Susamurlarının deniz yüzeyinde el ele tutuşmuş sevimli fotoğraflarını görmeyen kalmamıştır. Bu el ele tutuşmanın nedeni, birbirlerine olan şefkat duyguları değil tabii ki. Susamurları sürüler halinde yaşıyor ve uyurken birbirlerinden ayrı düşmemek için el ele tutuşuyorlarmış.

-- Kot pantolonlarda, bilirsiniz, önde küçük bir cep vardır, çoğu kişi çakmak, bozuk para ya da anahtar sıkıştırır bu küçük cebe ama pek fonksiyonel değildir. Meğer bu cep, köstekli saat koymak içinmiş. İlk kot pantolonları Levi’s, 1800’lerin başlarında üretmeye başlamış. İlk üretimlerinde iki ön, iki arka cep olmak üzere toplamda dört cep varken Levi’s o dönemki kovboyların çalışma şartlarının zorluklarından dolayı zarar göreceğini düşündükleri için köstekli saatlerini yanlarında taşımadıklarını fark etmiş ve bu beşinci, minik cebi yeni pantolonlarına eklemiş. Bu minik cepler, köstekli saatlerin zamanla kullanımının azalmasıyla beraber ortadan kalkmamış, onun yerine ufak değişikliklere maruz kalmış. Boyutları 9 cm’den 7.6 cm seviyelerine çekilmiş.

-- Bilinen kan grupları dışında tam 28 tane, çok nadir rastlanan kan grubu daha varmış ve bu kan grupları onları keşfetmiş bilim insanlarının ismiyle anılıyormuş çoğu zaman. Mesela Langereis diye bir kan grubu varmış, Uzakdoğu’da nispeten yaygınmış.

-- Hayvan leşleriyle beslenen akbabaların en büyük düşmanı kartallarmış ve kartallar tarafından avlanırlarmış. Böyle bir tehlikeyle karşılaştıklarında akbabalar kendilerini savunmak için kusarmış. Hem kusmuklarının çok kötü kokması hem de kusmuğun kartalın herhangi bir yerine gelmesi halinde orayı yakması sayesinde bu yöntemle avcılarından kurtulma imkânları doğarmış.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle