GeriHürriyet Cumartesi Hayat o kadar çok futbola benziyor ki!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayat o kadar çok futbola benziyor ki!

Hayat o kadar çok futbola benziyor ki!

Tasarımcı ve futbol yorumcusu Burcu Kapu’dan kadınlara dev hizmet: ‘Hiç Pas Vermiyorsun’. Kapu, erkeklerin futbol sevdasına kadınların da ortak olabilmesi için, bu oyuna dair tüm kuralları, püf noktaları, aşka, ast-üst ilişkilerine ve hayata dair her veriye benzeterek anlatıyor: “Bu kitap kadınlar için futbol, erkekler için hayat.”

Hayat o kadar çok futbola benziyor ki

Kitabın kapağında ‘Kadınlar İçin Futbol’ yazıyor. Kadınlar gerçekten futbolla ilgilenmiyor mu?

- Genelleme yapmayalım tabii ama ilgilenen kısım oldukça az. 90 dakika konsantre ve keyif alarak maç izleyen kız arkadaş sayım benim bile bir elin parmağını geçmez. Profesyonel olarak futbolla ilgilenmeye başlayalı, neredeyse 10 yıl oldu. Radyo programı, televizyon, yazı vesaire derken, gözlemim şu yönde: Kadın-erkek karışık bir arkadaş grubuyla oturduğumuzda, konu dönüp dolaşıp erkeklerin ilgi alanına yani futbola geliyor. Masada beş kız varsa, kalan dördü konudan bihaber. Erkek arkadaşlarım da “Maç izliyorum, maça gidiyorum, problem oluyor” diye yakınıyorlar. Kitap da “Neden ilgi duymuyorlar” sorusuna cevap olarak çıktı biraz.

Hayat o kadar çok futbola benziyor ki

 İlgi duymak şart mı?

- Futbol çok hayatın içinde bir spor: Basketbol gibi, tenis gibi değil... Futbol hayatın ta kendisidir. Bu çok sevdiğim ‘Kısa Alanda Dar Paslaşmalar’ filminin mottosuydu. Orada takım ruhunun altı çiziliyordu. “Tek başına kazanamazsın, eşin, dostun, arkadaşın sana destek olmalı ki sen hayat karşı gol atabil” diye bir anlayış var. Hayat o kadar futbola benziyor ki!  Kadın-erkek ilişkilerinde futbola benziyor. İşyerinde ast-üst ilişkilerinde futbola benziyor. Arkadaşlarla ilişkilerde futbola benziyor. Yani burada ortak nokta ‘gol atma’ değil. Bu kadar hayatın içinden bir şeyle, nasıl ilgilemeyebilirsin ki?

Hayat o kadar çok futbola benziyor ki

BU ÖYLE BİR OYUN Kİ ÖNCE ALIŞIYORSUN, SONRA KARIŞIYORSUN

 Peki, ‘kadınlar ilgilenmiyor’ demek cinsiyetçi bir yaklaşım değil mi?

- Yoo neden cinsiyetçi olsun? Evet, kadınlar futbola pek ilgi duymuyor. Ben de diyorum ki bir gelin konuşalım, bu oyunda aslında sevebileceğiniz bir sürü şey var. İşi teknik, taktik bilgisiyle sıkmadan gündelik hayattan örneklerle; futbolu sadece sahayla değil, kendi dünyasıyla anlatmaya çalıştım. Kitap çok yeni çıkmış olmasına rağmen birçok erkek okuyucudan da mesajlar geliyor. Konu futbol olunca tabii ki erkekler de bu kitapta ne var diye merak ediyorlar. Onlara da hayatta en çok sevdiğiniz iki şey var diyorum: Kadınlar ve futbol. Yani kitap kadınlar için futbol, erkekler için hayat.

 Bir dönem ‘cezalı’ maçlar, sadece kadın ve çocuk taraftarlara izlettiriliyordu. Erkekler kadınların futbolla ilgilenmesini ne kadar istiyor ki?

- Evet, o bahsettiğiniz son derece yanlış bir uygulamaydı, neyse ki bitti. Sorunuza gelince; ben de futbolla ilgilenmeye ilk başladığımda, “Erkekler, kadınları kesin istemiyorlar” diye düşünüyordum. Ama profesyonel olarak bu işi yapıyorsan, saygı duyuyorlar. Ayrıca bütün erkek arkadaşlarım, benimle futbol konusunda sohbet etmekten hoşlanıyorlar.

 Teknik konulara gelelim; bu kitabı okuyanlar bir pazar derbi sonrası futbol programı yorumcusu tadında pozisyonları tartışabilir mi?

- Pozisyon tartışma mevzuu bol idman gerektiriyor. İlk maçta olmasa bile, izledikçe tartışır hale herkes gelebilir. Ama kitapta asıl amaç bir pazar günü işini, ocaktaki yemeği, arkadaşını, diziyi, okul ödevini 90 dakikalığına unutup, derbiyi izlemeye can atan ruhu yakalamak. Çünkü bu futbol öyle bir oyun ki, önce alışıyorsun, sonra karışıyorsun. Pozisyon tartışma konusuna da çok kafayı takmamak lazım. Senelerin hakemi, futbolcusu, hocası çıkıyor, saatlerce bir pozisyonu tartışıyor da kendi aralarında bir anlaşmaya varamıyor. Sonra futbolla ilgilenen kadın gördüler mi hemen Ofsayt ne?” diye soruveriyorlar. Yahu daha siz bir pozisyonda ofsayt mı değil mi fikir birliğine varamıyorken bu test niye!

Hayat o kadar çok futbola benziyor ki

FUTBOL OYNAMIŞ İNSAN BİR ZAHMET ANLASIN OFSAYTI!

 Doğru,  bir de ‘ofsaytı anlama’ konusu var. Siz ilk  görüşte ofsayt mı değil mi anlayabiliyor musunuz?

- Televizyonda maçı izliyorsam evet anlıyorum tabii ki. Ancak statta maç seyrederken, ofsaytı kaçırdığım zamanlar olabiliyor. İnternetten ofsaytın sözlük anlamına baktığında çok karmaşıkmış gibi gözüküyor. Ben kitapta tanım olarak değil, iki kız arkadaşın sevmedikleri biri hakkında gıybet yapmalarını örnek vererek anlatmaya çalıştım. Daha basit oldu sanki.  Erkeklerin bir çırpıda anlamasının sebebi ayaklarına top değmiş olması. Futbol oynamış insan bir zahmet anlasın ofsaytı. Pilav yapmak gibi düşün. Mutfakla ilgilenmeyen erkeklere sorsan belki tarifini verebilirler. Ama “hadi gir mutfağa yap” desen, kıvamını kaçı tutturabilir? Tecrübe gerekir, birkaç kez pişirmiş olmak gerekir. Ofsayt konusu da kadınlar için böyle. Maç seyrettikçe kıvama gelir, yakalarlar.

KİTAPTAN

“Çok klişe bir futbol terimi vardır: ‘Oyunu iki yönlü oynayabilmek’. İşte orta sahada asıl mevzu budur. Verkaç, kısa pas, ara pas, uzun şut gibi havalı terimler genelde burada geçer. Golü atacak adama oyunu kurar, hazırlar, pişirir, sunarlar. Yani ev hanımları sözüm size: Çocuğu sen doğuracaksın, bakacaksın, yemeği yapacaksın, ev hep derli toplu duracak, bakımlı, ha bir de güleryüzlü olacaksın. Sergen Yalçın falan hikâye, gerçek oyun kurucu sensin canım.”

 

 

Kadınlar cevapladı: 2 futbol takımında kaç kişi vardır?

 

Kadınlar cevapladı: 2 futbol takımında kaç kişi vardır?Sarı Mikrofon sordu , kadınlar cevapladı: 2 futbol takımında kaç kişi vardır ? İşte birbirinden ilginç cevaplar...

Yorumları Göster
Yorumları Gizle