GeriHürriyet Cumartesi Göğsümüzü kabartan iki genç
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Göğsümüzü kabartan iki genç

Göğsümüzü kabartan iki genç

Hayatı, bilimi, sanatı sabun köpüğü yaşadığımız bugünlerde hepimize umut veren haber İzmir’den geldi. İkisi de 18 yaşındaki Leyla Al Masoud ve Berna Akdeniz, kansere erken teşhis için geliştirdikleri ‘mikro akışkan çip’ projesiyle dünya üçüncüsü oldular. Genç bilimcilerle hepimiz için buluştum.

Gencecik, pırıl pırıl iki genç kız... Henüz 18 yaşındalar ama hayata bakışları, kendilerini ifade edişleri ve akılları yaşlarının çok üzerinde. Sade, sakin ve olgunlar. Telaşsız, kendi ayakları üzerinde duran, başlarında yaşıtları gibi kavak yelleri esmeyen gençler... Dostlukları ortaokulda kök salmış. Özel Ege Lisesi’nde çiçeklenmiş. Leyla’nın annesi devlet memuru, babası serbest meslek sahibi. Berna’nın annesi biyoloji öğretmeni, babası kardiyolog. Sohbet ederken ortaya çıkıyor ki ikisi de çocukken ‘Arka Bahçede Bilim’i izlermiş. Araştırma, geliştirme, bilim ve deney merakları çocukluktan beri varmış.

Göğsümüzü kabartan iki genç


15 dakikalık testin maliyeti 1.5 doların altında
Okullarının Bilim Kurulu Başkanı Dr. Onur Akpınar’ın desteği genç kızların hep dilinde. Gönüllerinde yatan aslan araştırmak, geliştirmek, proje yapmak olunca kafa kafaya verip ‘ne yapabiliriz, nasıl yapabiliriz’ diye uzun uzun düşünmüşler. Berna’nın küçük yaşlardan gelen biyoloji ilgisiyle Leyla’nın kansere yakalanan insanlara üzüntüsü bir araya gelince, bu hastalığın erken teşhisi üzerinde çalışmaya karar vermişler. Okulun bilim kuruluna başvurup bilimsel makaleleri, çalışmaları ezber etmişler. Ve iki yıllık emeğin, çabanın, kararlılığın sonucunda ortaya akciğer, meme ve prostat kanserlerini erken teşhis eden iki mikro akışkan çip çıkmış.
Hemen detayları da soruyorum. Sistem iki aşamada çalışıyormuş. İlk aşama, genel bir kanser tarama testi niteliğindeymiş. Vücuttan alınan herhangi bir sıvı örneğini, mikro akışkan çiplere pipetliyorlarmış. Kanallardan geçen örneği mikroskop altında inceleyip, hücrelerin tutunup tutunmadığına bakarak kanserli olup olmadığını söylüyorlarmış. İkinci aşamada ise akciğer, meme ve prostat kanserlerinden hangisi olduğu ortaya çıkıyormuş. Hepi topu 15 dakika süren testin maliyeti ne kadar dersiniz? 1.5 doların altında! Yani hem hızlı, hem ucuz. Eminim siz de benim gibi ilaç firmalarının, hastanelerin çipin peşinde olduklarını düşünüyorsunuz ancak henüz bir talep yokmuş. Ama kızlar umutlu; sosyal medyanın ve insanların ilgisinden de mutlu.

Leyla ve Berna’dan ipuçları

Bir projeye, araştırmaya gönül verdiyseniz önce sorunu iyi belirleyin. Sorunun güncel olması önemli. Ve tabii özgünlük! Özgün olun...
Zamanınızı iyi yönetin. Bahaneler üretmeyin.
Belki dâhi olmayabilirsiniz ama çok çalışmak elinizde.
Çok çalışın ve arayı kapatın.
Emek, umut, destek bu işin benzini. Depolarınızı iyi doldurun.
Kendinizin, ilgi alanlarınızın ve okulunuzun farkında olun. Okulunuzun imkânlarını iyi kullanın.
Asla pes etmeyin!
Gelsin ödüller...
Belki ilaç firmaları, hastaneler değil ama ödüller çipin ve kızların peşinde. TÜBİTAK’ın düzenlediği proje yarışmasının İzmir ayağında, ‘Kanserden Değil Geç Kalmaktan Kork’ adlı çalışmalarıyla birinci olmuşlar. Ankara’daki ulusal finalde gümüş madalya kazanmışlar.
Avrupa Birliği’nin desteklediği bilim yarışması SciChallenge’da 28 ülke ve 438 proje arasında birinciliği kapmışlar.
Hayat verdikleri proje TÜBİTAK’ın kanatları altında kurulan özel bir kurul tarafından değerlendirilmiş ve ABD’nin Pittsburgh kentinde düzenlenen Uluslararası Bilim ve Mühendislik Fuarı’nda (Intel ISEF 2018) Türkiye’yi temsil etmek üzere seçilmiş. Zaten biz de onları bu yarışmada elde ettikleri dereceyle tanıdık. Mikro akışkan çip, 81 ülkeden 1800 projenin yer aldığı yarışmada biyomedikal mühendisliği dalında ‘Dünyanın En İyi 3. Projesi’ seçildi. İyi ki de seçildi.
Hayaller, hedefler...
Önlerinde uzun, güzel bir yol var. Artık bilimsel çalışmalarına Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde devam edecekler. TÜBİTAK’ın desteği ve projelerinin başarısıyla sınava girmeden üniversiteye girmeye hak kazanmışlar. Şimdiden çok heyecanlılar. Kızlara ilhamlarını, rol modellerini soruyorum. Kanserle mücadeleye farklı bir boyut katan, mikroçipli kan testi alanında çalışmalar yapan dünyaca ünlü biyomedikal mühendisi ve mucidi Prof. Dr. Mehmet Toner’i söylüyorlar.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle