GeriHürriyet Cumartesi Fadik Sevin Atasoy: Batı gibi akılcı, Doğu gibi sıcakkanlı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fadik Sevin Atasoy: Batı gibi akılcı, Doğu gibi sıcakkanlı

Fadik Sevin Atasoy: Batı gibi akılcı, Doğu gibi sıcakkanlı

hayatta Batı ve Doğu’nun sentezini yakalamaya çalıştığını anlatıyor. Yaşama dair verdiği cevapların değiştiğini ve kendini artık daha korkusuz bulduğunu söylüyor. Atasoy’la yeni oyunu ‘Muse’ için buluştuk.

Uzun süredir ABD ile Türkiye arasında yaşıyorsunuz. Biraz Amerikalılaştınız mı?
- Kişisel sürecimde Batı’yla Doğu’nun sentezini yakalamaya çalıştım. Batı gibi akılcı ve analitik olmayı hep sevdim. Doğu’nun sıcakkanlı ve yaşamı kutlayan taraflarını kaybetmemeye çalıştım.
◊ Eski ve yeni Fadik arasında nasıl farklar var?
- Hayata bakış değişmedi, hep umuttan ve büyük düşünmekten yanaydım ama hayata dair verdiğim cevaplar değişti. Kendimi daha korkusuz ve daha güvenli buluyorum; hem gerçek hem de mecazi anlamda. ABD, eğlence endüstrisi içinde iş yapmak, sendika üyesi olma süreci, Pasifik Okyanusu’nda sörf yapmayı öğrenmek beni yaşamda daha cesur ve bilge kıldı.
◊ Peki Türkiye’deki arkadaşlarınızla haberleşirken gündeme dair konularınız neler oluyor?
- Dünya genelinde kaygılarımız var. Maalesef insan gün geçtikçe kendinden ve gerçeğinden uzaklaşan bir tür oldu. Fiziksel güzelliğin birçok değerin üstüne çıkması, materyalizmin kaba çizgilerle neredeyse dayılanarak gezmesi, açgözlülük, yerle bir edilen insan sevgisi... Olumsuz o kadar çok şey var ki... Ama hâlâ bir okulda bir öğretmen öğrencisinin başını sevgiyle okşuyor, hâlâ ihtiyacı olan birine toplanıp yardım edenler var. Keşke bunlar da gündem olup örnek alınsa...
◊ Yeni oyununuz ‘Muse’u ilk kez Edinburgh Fringe Festivali’nde sahnelediniz. Orada olmak nasıldı?
- Cannes Film Festivali sinemacılar için nasıl bir önem taşıyorsa, Edinburgh Fringe Festivali de performans sanatları için aynı önemde. 2 milyon seyircinin buluştuğu, 21 gün süren bir festival. ‘Muse’ ortak yapım olarak davet aldı ve dokuz oyun sergiledim. Çıkan yazı ve övgüler beni çok mutlu etti.

Fadik Sevin Atasoy: Batı gibi akılcı, Doğu gibi sıcakkanlı


Önce kadın, sonra insan olmaya dair bir güzelleme
◊ ‘Muse’, eserlerini yaratma sürecinde Tolstoy, Shakespeare ve Leonardo da Vinci’ye ilham veren bir esin perisi. Peki sonra neler oluyor?
- Sanat gezegeninden dünyaya gönderilmiş, görevli bir esin perisi ‘Muse’. Lakin bu ustaların, kadın karakterlere yazdığı finalleri beğenmemiş ve işlerine müdahale etmiş. Ustalar onu sanat gezegeninin mahkemesine şikâyet ediyor. Oyun ‘Muse’un mahkemede kendini savunması üzerine kurulu. Dolayısıyla seyirci yaratıların hem orijinal versiyonlarını izliyor hem de ‘Muse’un kadın karakterlere yazdığı yeni finalleri. Oyunda beş orijinal şarkı var, piyano eşliğinde canlı söylüyorum. Besteleri Los Angeles’ta yaşayan arkadaşım Emir Işılay yaptı, sözler bana ait.
◊ Nedir oyunun derdi?
- Önce kadın, sonra insan olmaya dair bir güzelleme, bir hatırlatma. Antik Yunan’daki hümanizm çıkış noktam oldu.
◊ Oyunun yönetmeni Erdal Beşikçioğlu’yla yollarınız nasıl kesişti?
- Eski arkadaşız. Ben 2010’da, ‘Fadik ve Kırmızı Bavul’ sürecine girdim. Bütün hayatımı bir bavula sığdırıp sadece iş yaptığım yerlerde yaşama kararı verdiğim bir yaşam biçimi. İlk durağım tiyatroyla bağlantılı bir sosyal sorumluluk projesini gerçekleştirdiğim Berlin’di. Erdal bu süreci iyi bilen bir dostumdu. O da o sene oynadığı filmle festivale gelmişti. Bir gün bu ‘kırmızı bavul’ yaşam biçimimden bir eser çıkarsa işbirliği yapalım diye de sözleşmiştik. Aradan dokuz sene geçti, ben o süreçte ‘kırmızı bavul’dan dört ürün çıkardım. ‘Muse’ oyununu Türkiye’de yapma kararı verince Erdal’la buluştuk, oyunu çevirdim; o da hem reji yeteneğini ve deneyimini hem de kurucusu olduğu Tatbikat Sahnesi’nin tüm imkânlarını sundu.
Sessizlik kampında tanıştık
◊ Aşka bakışınızda yıllar içinde neler değişti?
- Aşk benim için hep bir gizem, bir bilinmezlik olarak kaldı. Aşk çok derin bir kelime benim için, onu algılayışımsa sadece varlığa dair. Kadın ve erkek arasındaki paylaşıma gelince, bu konuda pek yetkin ve bilge değilim açıkçası.
◊ Şu an âşık mısınız?
- Ben her an aşk halindeyim, aksi takdirde yaşam yolunda pusulamı kaybetmiş olurum.
◊ Hayatınızda biri var mı?
- Uzun süreli bir birlikteliğim vardı ama yollarımızı ayırdık. Sessizlik kampında tanıştık, sonra kelimeler işin içine girdi, anlaşamadık ve farklı yönlere büyüdük. Hayatımda biri yok ama kalbimde biri var.
◊ Kırmızı bavulunuz hâlâ sizinle yolculuğa devam ediyor mu? Kırılıp dağılmadı mı?
- Maalesef üzerindeki çıkartmalar seyahatler sırasında çıktı, yeni çıkartmalar arıyorum şimdi. Ama hâlâ birlikte yolculuk ediyoruz, hatta yolda önce onu tanıyıp bana dönen, “Aa kırmızı bavul ve Fadik” diyenler var.
Fadik Sevin Atasoy’un ‘Muse’ oyunu,
1, 2, 21 ve 22 Kasım’da Ankara Tatbikat Sahnesi’nde, aralık ayında Los Angeles’ta sahnelenecek. 

 
   

Vakıf Emeklilik’ten “Tatlı Fonlar”Vakıf Emeklilik, Bireysel Emeklilik Sistemi’ne olan ilgiyi artırmak ve BES fonlarını daha anlaşılır hale getirmek için “Tatlı Fonlar” Projesini hayata geçirdi. Projenin; birikim ve BES’e dair kavramlardaki bilinirliği arttırmasının yanı sıra Türkiye’de finansal okuryazarlık sürecine de katkı sağlaması bekleniyor.Bireysel emeklilik ve hayat sigortası sektörünün öncü şirketi Vakıf Emeklilik, sektörde yeni bir farkındalık projesine imza atarak, finansal okuryazarlığa katkı sağlayacak olan Tatlı Fonlar Projesi’ni hayata geçirdi. Vakıf Emeklilik, Türkiye’de BES’e olan ilgiyi artırmak, tüm BES katılımcılarının emeklilik fonları ile içeriklerinde yer alan piyasa enstrümanlarını basit biçimde kavrayabilmelerini sağlamak adına Türk ve Dünya mutfağının en beğenilen tatlılarından ilham alarak “Tatlı Fonlar” Projesini hazırladı. Katılım, Katkı ve Faizli seçenekleri altında içlerinde birçok finansal enstrümanı bulunduran 16 adet fonu müşterilerine sunan Vakıf Emeklilik, dövize endeksli fonlardan; hisse, altın ve kira sertifikası gibi birçok opsiyonu barındıran fonlara varıncaya dek geniş bir portföyü; tulumba, aşure, revani, şöbiyet, mozaik pasta gibi tatlı isimleriyle eşleştirdi. Proje, Mutfak Sanatları Akademisi’nde influencer’ların katılımıyla Gastronomi Yazarı Sahrap Soysal eşliğinde faizsiz fonlara karşılık gelen aşure yapılarak anlatıldı. (Sponsorlu içerik)



False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle