GeriHürriyet Cumartesi Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

25 galeri, 233 sanatçı... Çağdaş İstanbul ve Tomtom Designhood, genç yetenekleri ve koleksiyoner adaylarını 25-28 Nisan’da ‘Step Istanbul’ etkinliğinde buluşturacak. Projenin mimarları Çağdaş İstanbul ve Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Rabia Akıcı Güreli ve Tomtom Designhood Genel Müdürü Ayşegül Temel ile konuştuk ve ünlü koleksiyonerlere ‘ulaşılabilir sanat’ kavramını sorduk.

* Step Istanbul’un çıkış noktasını anlatır mısınız?

Rabia Bakıcı Güreli: Step Istanbul, Contemporary Istanbul’u hayata geçirdiğimiz yıldan beri aklımızda olan bir projeydi. Temelinde tek istediğimiz şey, sanatın daha ulaşılır olması. İstanbul, Step projesinin ilk durağı. İlerleyen zamanlarda Türkiye ve dünyanın farklı şehirlerine yayılacak.

Ayşegül Temel: Biz Tomtom Desinghood olarak daha önce de tasarım, gastronomi, moda, müzik gibi farklı disiplinlerde, öncü isimlerle işbirlikleri gerçekleştirdik. Sanatı herkese açık bir mecra içinde sunmak istiyorduk. Bu düşüncemizi Çağdaş İstanbul ile paylaştık ve onların da benzer bir proje üzerinde çalıştıklarını öğrendik. 

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

Etkinliğe katılacak eserlerden Ramazan Can’ın ‘Self’ adlı çalışması (solda).

Etkinlik gençlere nasıl bir katkı sağlayacak?

R. B. G:  ‘Contemporary Istanbul’ ziyaretçileri arasında yaptığımız araştırmalar ve istatistiklere baktığımızda izleyicilerinin yüzde 64’ünün 35 yaş altı, sanat iştahı olan gençler olduğunu gördük.

A.T: Sanata ilgi duyan gençlerin bu projeyle bir araya gelmesini, yeni koleksiyonerlerin artmasını ve gençlerin de rahatlıkla sanat alımı yapabilmelerini teşvik edeceğini düşünüyoruz.

Katılımcılarından ve etkinlik programından bahseder misiniz?

R.B.G: Burada herkes kendi sanat anlayışına dair bir şey bulabilecek. Çağdaş sanatla tanışmak için de harika bir ortam. Beyoğlu Tomtom Mahallesi’nin atmosferinde dört gün boyunca yerel ve uluslararası ziyaretçilere çağdaş sanat seçkisi sunulacak. Alışılmış fuar konseptinden uzaklaşıp sıcak bir ortam yaratmayı amaçlıyoruz. Bir de konuşma programı hazırlandı: ‘Step Talks’. Burada hem sanat algısı hem de koleksiyoner olma yolunda nelere sahip olmamız gerektiğine dair birçok farklı konu konuşulacak.

Etkinlik Tomtom Designhood’un hangi bölgelerine yayılıyor?

A.T: Projenin merkezi Tomtom Kırmızı. 25 galeri temsilinde 200’ün üzerinde sanatçının işleri etkinlik boyunca sanatseverlerle buluşurken, İtalyan Lisesi bahçesinde çok zengin bir konuşma ve panel programı herkese açık olacak. Tomtom Kaptan Sokak’ta ziyaretçilerin yeme-içme ve müzikle bir araya gelebilecekleri mini duraklar yer alacak. Mahalledeki tüm işletmeleri işin içine dahil ediyoruz. Çukurcuma’dan Galatasaray’a sanat galerileri etkinliğe dahil olacak. Mahallenin küçük esnafı da bizimle birlikte hazırlanıyor. Büfeler mönülerini zenginleştiriyor, mağazalar vitrinlerini yeniliyor. Mahalle ekonomisinde ciddi bir hareketlenme yaşanacak.

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

Olgu Ülkenciler’den ‘Hansel&Gretel’

Burada sunulacak eserlerin fiyat aralığı nedir?

R.B.G: 500 TL’den başlayarak 20 bin TL’yi aşmayacak şekilde özenle seçilmiş eserleri sergileyerek sanatı herkesin hayatının bir parçası yapmayı hedefliyoruz. Hem tanıdığınız, bildiğiniz sanatçıların daha uygun fiyatlı eserlerine hem de genç, yeni tanışacağınız sanatçıların eserlerine rastlayacaksınız.

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

Ayşegül Temel - Rabia Bakıcı

Her şeyin başlangıcı bronz Jeanne d’Arc heykeli oldu
Demet Evgar - Sanatçı, koleksiyoner

Çocukluğumdan beri objelerin hikâyeleriyle ilgilenirdim hayal dünyamda. Sonra bunun geçmişle şimdiki zaman arasında köprü olduğunu fark ettiğimde ve kendi alanım da hikâye anlatıcılığı olduğundan bu konu benim için bir yaşayan figür olmaya başladı. Edindiğim ilk şey bronz bir Jeanne D’arc heykeliydi. Babamın  hediyesi... Hâlâ odamda çok kıymetli bir yerde durur. Bernard Shaw’un yazdığı ‘Jeanne d’Arc’, benim konservatuvara giriş parçamdı. Aslında bu hikâye anlatıcılığına adım attığım ilk deneyimdi. Bir bakıma ikisi de metaforik açıdan birbirini bulmuş oldu.”

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

Bir gün değeri artar diye hiçbir eser almayın
Leyla Alaton - Alarko Holding Yönetim Krl. üyesi, koleksiyoner

* Yeni koleksiyonere neler önerirsiniz?

- Hiç acele etmemelerini, çok araştırma yapmalarını, ciddi vakit ayırmalarını, sanat fuarları ve galerileri bol bol gezmelerini, danışabilecekleri saygın galerist dostlar edinmelerini öneririm. Ve elbette bir gün parasal değeri artar diye hiçbir eser almamalarını...

* Türkiye’de koleksiyonerliğin artması için neler yapılabilir?

- Çok şey yapılıyor, yapılabilir... Özel müzelerin artması, sadece İstanbul’da değil, yurtiçinde de mutlaka sanat bilincini artırıcı sergi ve koleksiyonların gezdirilmesi gözleri eğitir ve teşvik eder.

* Sizin koleksiyonunuzda en sevdiğiniz parçalar hangileri?

- Tercih yapmam zor. Her biriyle karşılaşma ve daha sonra evime alma hikâyem farklı ve heyecan verici. Hepsiyle bire bir yaşanmışlıklarım, evde veya işyerimde beraber olma sürecim var. Her biri hayatımın değişim dönemlerinde bana eşlik etmiş sessiz şahitlerim... Shirin Neshat, Chiharu Shiota, Selma Gürbüz, Kezban Arca Batıbeki gibi çoğunluğu kadın sanatçılardan oluşan çok mütevazı bir koleksiyon sahibi olmak hayatımın en değerli renklerinden...

Burada herkes kendi estetik anlayışına dair bir şey bulabilecek

Yeni bir koleksiyoner kuşağı devreye girerse önemli bir sıçrama gerçekleşecek
Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman - Akademisyen, küratör

Türkiye’de sanat uzun süredir iki temel konuyla ilgileniyor. Bunların ilki uluslararasılaşmak. Diğeri sanatın daha geniş bir kitleyle buluşması. Bu, gözden ırak tutulmayacak kertede önemli bir sorun. Çünkü görsel sanatların belli bir kitleyle buluşması önemli. Bence Türkiye’deki modern sanat diyebileceğimiz, hiç değilse 1970-2000 arasında üretilen sanat kendi çevresini buldu. Koleksiyonerlerini yarattı ve değerine dönük olumlu cevaplarını aldı. Fakat bugünün sanatı yani 2000’lerden hatta 2010’dan sonra üretilen sanat bakımından aynı şeyi söyleyemeyiz. Bu sanatın evrensel düzeyde önemli olduğunu savunuyorum. Karşılığını bulması gerekir. Bu yönde sanatçı kolektifleri gibi, girişimler gibi çok değerli çabalar var. Galeriler çok çaba harcıyor. Ana mesele bu sanatın düzeyli, bilinçli, bilgili koleksiyonerlere ulaşması. Türkiye’deki yerleşik koleksiyonerlerin daha çekingen davrandığı kanısındayım. Bu sanatçılarla aynı toplumsal ve estetik havayı soluyan yeni bir koleksiyoner kuşağı devreye girerse sıçrama gerçekleşecektir. Öte yandan Türkiye’de iyi sanatla uygulanan fiyat politikası arasında çelişkiler mevcut. Bu da sanatçılar ve yapıtlar bakımından önemli bir kısıtlama meydana getiriyor. Ben Step Istanbul’un bu açılardan önemli katkı sağlayacağı kanısındayım. Genç ve yeni sanat her zaman yeni bir soluk olmuştur. Onu bünyesinde barındıran girişimler de bu niteliği taşıyacaktır.

 

 

 

 

 

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle