GeriHürriyet Cumartesi Blake Lively, sizin Instagram’da harcandığınızı düşünüyor!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Blake Lively, sizin Instagram’da harcandığınızı düşünüyor!

Blake Lively, sizin Instagram’da harcandığınızı düşünüyor!

Haftanın yenilerinden ‘Küçük Bir Rica’nın iki başrol oyuncusu, Blake Lively ve Anna Kendrick’le New York’ta yüz yüze görüştük. 20-25 dakikalık sohbet boyunca filmden, senaryodan, oyunculuktan çok Instagram postları, ‘influencer’ (ilham verenler) kuşağı, saç baş ve kılık kıyafet üzerine konuşmak, filmin ve bu söyleşinin başlıca özeti. Unutmadan: Blake Lively, şu an Instagram hesabınızı karıştırıyor olabilir! Aman, dikkat.

New York’un Soho mahallesi, muhitin Hollywood şöhret katsayısı bol Crosby Oteli... Bir başka deyişle: Filminin promosyonu, özel basın gösterimi, tanıtım kokteyli vs. yapılan her şöhretin adeta ‘ofis binası’... Mesai sırası, ‘Küçük Bir Rica’ (‘A Simple Favor’) ekibinde. Dizinin iki başrol kadın oyuncusu, Blake Lively ve Anna Kendrick, otelin altıncı katındaki her odayı adeta tek tek dolaşıyor, birinden çıkıp ötekine giriyor. “Merhaba, bugünkü konsamatrisleriniz geldi. Müsait miydiniz?” esprisiyle beraber bizim bulunduğumuz odanın kapısını açıyor Kendrick; sağ omzunun arkasından yükselen iki metrelik Blake Lively ise uyarılarda bulunuyor. “Her seferinde söylüyorum sana: ‘Oda temizliği’ esprisini geliştirsek daha iyi duracak...”
‘Yeni Grace Kelly’
Hafifçe birbirini çimdiklemeler, kikirdemeler, ağzının içinde esprinin devamı niteliğinde küçük laflar döndürmeler... Altı kişilik yuvarlak masanın karşısına geçmeleriyle beraber, yapım ekibinin bu ikiliye nasıl bir ‘stratejik konumlandırma’ toplantısı sonrası karar verdiğini daha net kestirebiliyorsunuz. Filme seksapellik, sofistike bir afiş, moda işbirlikleri, Instagram sansasyonu ve birkaç Vogue kapağı katacak bir Blake Lively ve ‘karakter’ çalışmasını sırtlanacak bir Anna Kendrick. Kâğıt üzerinde (ve Instagram hesabında) her şey ve herkes ne kadar şahane.
Lively, sanki neden burada, bu odada, bu projede/filmde yer aldığının çok farkında; ceketiyle takım, ekose mini eteğine yürürken parmaklarıyla dokunmadan edemiyor. Kendisini taşıma ve takdim etme haline tanık olunca “Biraz daha pişsin, 10 seneye kalmaz Hollywood’un yeni Grace Kelly’si” diyorsunuz. Konuşmasındaki “O kadar cool’umki, sizinle ömür boyu kanka kalacakmışız gibi samimi konuşabilirim” tavrı, yeşil ve üzeri benekli ojeleriyle birleşince karşımızdaki fotoğraf daha da netleşiyor: Arkasında milyon dolarlık bir strateji, stil/moda ve marka takımı olan şahane bir Hollywood prodüksiyonunun aynı şahanelikteki bir Instagram hesabını canlandırıyor sanki. Karşımdaki her bakışı yüzbinlerce like’a bedel bir Instagram post’u, her cümlesi, tam resimaltı tadında, dört kelimelik bir alanda zeki bir espri/gözlem döktürme çabası.
Kendrick’in filmde canlandırdığı karakter Stephanie, bekâr anne ve bir vlogger. Üzerine kusursuz bir Instagram örtüsünün serildiği bir ebeveynlik sendromu bu. Her şeyin en Instagram’lığını bilen anne modeli. Karakter çalışmasının Instagram’da yüzlerce bekâr anne ‘influencer’ hesabının arasında gezinerek yaptığını anlatması filmin sunduğu ‘pakete’ dair çok şeyi açıklıyor: “Kusursuz gözükme çabası altında ciddi bir karşındakini küçümseme barındırıyor. Bu da işin en tehlikeli boyutu. Kimsede, karşısındaki kişiyi olduğu gibi kabullenme çabası yok. Ben o kadar kusursuz olayım ki diğerlerinin tüm defosu iyice ortaya çıksın.”
Blake Lively’nin, elinde kırmızı şarap kadehi, salonundaki kanepeye gömülmüş, benzer hesaplar arasında ‘histerical’ diye diye gezinmesini gözümüzde canlandırmak pek de zor değil. Hayatı, karşılaştığı insan yüzlerinden değil Instagram’da önüne düşen hesaplar üzerinden okumayı tercih ediyor: “Gerçekten, bakın size tüm samimiyetimle söylüyorum bunu, o Instagram hesaplarını tamamen önyargısız bir şekilde inceleyip anlamaya çalışıyorum. Üzerinde -güya- ‘çabasız güzellik’ ifadesi, bakın, ‘Sabah böyle uyandım’ pozu... Pardon ama o şekilde uyanıyorsan, zaten insanlığın başka formuna geçmişsin demektir. Instagram’da harcanıyorsun, tatlım...” Sesini inceltip, özünde pasif-agresif olan, fakat fazla kişisel gelişim mesaisinden sesi SPA’nın kendisi olmuş, hafif histerik bir kadın rolüne bürünüyor gözümüz önünde: “Güneşimin beni gıdıklamasına uyandım... Avokadolu tostumun üzerine ketentohumlarımı serpiştirirken kahve kokusunu içime çekip varlığıma şükrettim...”
İnceden giydirmeye (hatta saydırmaya) devam ediyor, elleri yemyeşil ojeli: “İlla ki bir Hemingway kitabı (tercihan ‘Yaşlı Adam ve Deniz’) o özenle kırışık hale getirilmiş bembeyaz yatak çarşafının içinden tamamen tesadüfen gözükecek... Başucunda, yine tamamen tesadüfen konmuş bir kâse yabanmersini... Paylaşma saatine bakıyorsun, sabahın 7’si... Üstelik böyle fotoğraf paylaşan anneler genelde en az dört çocuk annesi... Bu fotoğraftan şöyle bir sonuç çıkarıyorum: Ya o fotoğraflar gerçek, o kadınlar insanlığın ve evrimin sırrını çözmüş, helal ve ben kıskançlığımdan şu an onu paralıyorum burada ya da herşeyiyle sahte ve manik depresyon belirtisini böyle dışa vuruyor.”

Blake Lively, sizin Instagram’da harcandığınızı düşünüyor

‘Küçük Bir Rica’, komik başlayıp bir noktadan sonra polisiyeye kayıyor. Yönetmen olarak Paul Feig imzasını taşıyan film, Darcey Bell’in aynı adlı romanından perdeye uyarlanmış.
Poker suratlar ve
aslı belirsiz şakalar
Yer yer iki kadın karakterin arasındaki güç, iktidar ve psikolojik gerilime odaklanan film, devam ettikçe o kadar sık, düzensiz ve amaçsız şerit değiştiriyor ki kolundan çekip “Başımı döndürdün. Azıcık otur, suretini görelim” demek istiyorsunuz. Tıpkı Blake Livey’ye söylemek istediğiniz gibi... Oysa ikisinde de gerçeği kaçırmak adına hep bir ‘göz boyama’ eylemi hâkim.
Bir başka merak konusu: Film, Holly-
wood’un son merakı ‘aktrisler arası kız kardeş dayanışması’na yakın bir noktaya düşer mi? “Belki de sette birbirine ısınan ve çok iyi iki arkadaş olan iki aktrisi canlandırıyoruz şu an karşınızda. Kim bilir? ‘Profesyonel oyuncu’ değil miyiz, işimiz ‘oynamak’ değil mi sonuçta?” diyor Kendrick sesindeki tok bir kararlılık, yüzünde kesintisiz ve sert bir ifadeyle. Bizimle mi kafa buluyor yoksa çaktırmadan Lively’ye mi dokunduruyor, anlayabilmek adına Lively’nin gözlerinin içine bakıyorum. Kimin kime neden baktığının çok farkında, ‘Poker surat’ında kusursuz bir ışıldada, dudaklarını hafifçe bükerek soruyor: “Ne kadar profesyonel ve başarılı aktörler
olduğumuz belli olmuyor mu?”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle