GeriHürriyet Cumartesi Bir ‘first lady’ anlatıyor: Beyaz Saray’da kimi günler, temiz hava soluyabilmek için vermek zorunda kaldığım mücadeleden bunalırdım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Bir ‘first lady’ anlatıyor: Beyaz Saray’da kimi günler, temiz hava soluyabilmek için vermek zorunda kaldığım mücadeleden bunalırdım

Bir ‘first lady’ anlatıyor: Beyaz Saray’da kimi günler, temiz hava soluyabilmek için vermek zorunda kaldığım mücadeleden bunalırdım

ABD’nin eski ‘first lady’si Michelle Obama, Şikago’daki çocukluğundan eşi Barack Obama’yla Beyaz Saray’da geçirdikleri sekiz yıla kadar bütün hayatını ‘Benim Hikâyem’de topladı. İşte kitaptan tadımlık satırlar...

First lady’ olduğunuzda Amerika’nın en uç yüzleriyle karşı karşıya geliyorsunuz. Bağış toplama amacıyla verilen kimi davetlerde evden çok sanat müzesini andıran malikânelerde, banyo küvetlerinin değerli taşlarla bezenmiş olduğu zengin evlerde bulundum. Dünyanın dört bir yanında bir araya gelme fırsatını bulduğum, beni kahkahalara boğan, umutlarla dolduran, bahçede koşuşturmaya başladığımızda sıfatımı unutturmayı başaran çocuklara şükürler olsun.

  • İstemeyerek de olsa kamuoyuna mal oluşumdan bu yana, dünyanın en güçlü kadını olarak yüceltildiğim kadar, ‘kızgın zenci kadın’ olarak aşağılandım da... Bana karşı çıkanlara bu tabirin hangi kısmının onlar için esas mesele olduğunu sormak istedim: ‘Kızgın’ mı ‘zenci’ mi ‘kadın’ mı?

Bir ‘first lady’ anlatıyor: Beyaz Saray’da kimi günler, temiz hava soluyabilmek için vermek zorunda kaldığım mücadeleden bunalırdım

Politikadan nefret ettiğim haftalar, aylar olurdu

  • Sekiz yıl boyunca Beyaz Saray’da yaşadım. Saymayı bitiremediğim kadar çok merdiveni, asansörleri, bowling salonu, evin içindeki çiçeklerin bakımı için özel bir elemanı olan bir yerdi orası. Çarşafları İtalyan keteninden yapılmış yataklarda yattık. Yemeklerimiz dünya çapında aşçılar tarafından hazırlanıyordu. Kimi günler, pencerelerimizin güvenlik nedeniyle hep kapalı tutulmasından, temiz hava soluyabilmek için vermek zorunda kaldığım mücadeleden bunalırdım. Kimi kez de bahçedeki manolya ağaçlarının beyaz çiçeklerinden tutun da, gündelik hükümet işlerinin koşuşturmasına, bir askeri törenin ihtişamına kadar pek çok şeyin karşısında hayranlıktan nefesim kesilirdi. Politikadan nefret ettiğim günler, haftalar, aylar olurdu.

 

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle