GeriHürriyet Cumartesi Beyaz yakalıların ikinci hayat fantezisi: Bir küçük kafem olsa...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beyaz yakalıların ikinci hayat fantezisi: Bir küçük kafem olsa...

Beyaz yakalıların ikinci hayat fantezisi: Bir küçük kafem olsa...

Hafta sonu pazar gezmesinde ya da gittiği tatil yerinde şirin bir kafe görüp, “Benim de olsa” diye hayallere dalmayan yok gibi. Hele de patrondan/kurumsal hayattan, kravattan/topukludan bıkmış, beyaz yakalı arkadaşlarım arasında... Ama anneanneden kalma iki tarif, dükkâna serpiştirilecek üç masa/üç çiçekle olacak iş değil bu. Büyük umutlarla açılan her 100 yerden 40’ı, daha bir seneyi tamamlamadan kapısına kilit vuruyor.

Hülya daha önce Alarko, Turkcell gibi şirketlerde çalışıyordu. Oytun ise bir reklam şirketinde. Bu şirin çift iki yıldır Arnavutköy’deki Any’yi işletiyor. Dükkân full, keyifler gıcır. Ama bu işe girişeceklere bazı uyarıları var: “Dışarıdan herkes bizi eğleniyor, dostlarını ağırlıyor, sürekli yiyor-içiyor zannediyor. Zorluğunu anlamanız için işin içinde olmanız lazım. Yeri gelir mutfakta tava da sallarsınız, yeri gelir elinizde bez, masa da silersiniz. Ama bunlar işin zevkli kısmı. Bürokrasiden personele, komşulardan müşterilere kadar hesaba katmanız gereken o kadar çok şey var ki... Mesela bize aynı anda hem ilçe belediyesi, hem büyükşehir, hem imar müdürlüğü, hem polis, hem zabıta bakıyor. Bir rakip üç kuruş fazla verdiği zaman aşçınız oraya geçiyor haklı olarak. Öyle “Ben de bir akşam bir yere gideyim, ben de müşteri olayım” diyemezsiniz, müşteriniz sizi mekânınızda görmek ister. Komşuları ikna etmek zordur, size mahallenin dokusunu bozacak gözüyle bakarlarsa, gelsin şikâyet, gitsin tantana... Bütün bunlara dikkat ettikten sonra bir de kâr edip para kazanmanız lazım."

 

 

Beyaz yakalıların ikinci hayat fantezisi: Bir küçük kafem olsa...

Bebek Lucca'nın sahibi Cem Mirap daha önce reklamcılık yapıyordu.

 

‘KONYA’DA ÇOK AZ’ DEYİP LAHMACUNCU AÇMAYACAKSIN!

Bu verileri Yemek Sepeti satış direktörü Korhan Erçin’den aldım. Erçin, kendilerine üye olan işyerlerine bir nevi danışmanlık da verdiklerini ve gözlemlediği kadarıyla beyaz yakalıların çoğunun ‘kendi kendinin patronu olma’ tutkusuyla bu işe girdiği söylüyor. Hazır en çok kafe açılan dönemdeyiz, bu işe niyetlenenlere bazı küçük tüyoları da var:

1- “Mesela Göktürk’te konut çok ama yemek yiyecek yer az” diye düşünüyorlar. Büyük yanılgı. Çoğu ailede her iki eş de çalışıyor, bütün gün o semtte değiller ve hepsinin evinde bakıcı var, ne yemek isterlerse yapıyor. Hafta sonu da evinde durmuyor, ya Boğaz’a kaçıyor ya kent merkezine iniyor.

2- Pizzacın varsa maç günlerini, burgercin varsa sınav günlerini takip edip hazırlıklı olacaksın. Satışlar artıyor. Tanıtımlarını, kampanyalarını bile bu günlere denk getirebilirsin.

3- Konya’da lahmacuncu açmayacaksın, etli ekmekle rekabet şansın yok. Ama Adana’da tekli sipariş olmaz, en az 10-15 lahmacun söylenir bir seferde. Eskişehir öğrenci kenti, fiyatı yüksek tutarsan, pizza yerine ‘iki dürüm-bir ayrana’ kaçar müşteri.

4- En az dükkân kapanan yerler: Trabzon, Denizli, Isparta, Balıkesir, Antalya...

5- İstanbul’da fırsat barındıran yerler: Maltepe-Pendik-Kartal, Sarıyer, Beylikdüzü...  

 

Beyaz yakalıların ikinci hayat fantezisi: Bir küçük kafem olsa...

Nişantaşı Delicatessen'in sahibi Elif Yalın daha önce reklamcıydı.

 

AKLINIZDA BULUNSUN

- Beyaz yakalıların en çok kafe açtığı dönem ocak ve şubat ayları. Yılbaşında senelik primini kaptıkları gibi istifa edip, bu işe soyunuyorlar.
- Bu işe girenlerin gözden çıkardıkları ya da ilk senede batırdıkları para 50-100 bin TL arası. Bu miktar 500 bin liraya kadar yükselebiliyor.  
- İşte önemli ipuçlarından biri: ‘Sushi’de en çok 'California roll' sipariş ediliyor. Ama nedeni, müşterinin diğerlerini tanımaması. Mönüye fotoğraf eklediğinizde hem sipariş artıyor hem çeşit. Bu arada Uzakdoğu restoranları, işletmesi en zor ve masraflı işletmeler. Ustasını yurtdışından getirtiyorsunuz, kalacak yer temin ediyorsunuz. 
- Tantuni, yükselen değer... Siparişlerin sayısı bir yılda yüzde 250 arttı.
- Türkiye'de yaklaşık 100 bin kafe var. 

 

Beyaz yakalıların ikinci hayat fantezisi: Bir küçük kafem olsa...

Emirgân Müzedechanga'nın sahibi Tarık Beyazıt daha önce G. Electrics’te yöneticiydi. 

 

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle