GeriHürriyet Cumartesi Aslında hepimizin ‘dava’sı!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Aslında hepimizin ‘dava’sı!

Aslında hepimizin ‘dava’sı!

Kafka’nın kült eserini dönüştürerek, içinde buluştuğumuz ‘modern kuşatma’yı eleştiren bir kara mizah oyunu olan ‘Joseph K.’; DasDas’ın eğlenceli yorumuyla sahnede. Eksikleri ve fazlalarıyla, sezonu kapatmak için iyi bir alternatif.

Kafka’nın ‘Dava’sının Joseph K.’sı, 20’nci yüzyıl insanının çıkışsızlığının kurbanlarından biri olarak didinir. Kafka’nın; insanın varoluşsal esaretinin yanı sıra adalet sistemine dair sert bir eleştiri olarak da yorumlanan klasiğini, Tom Basden ‘Joseph K.’ adıyla günümüze taşıyor; 21. yüzyıl insanının ‘dijital ağ’larla kuşatılmış ‘sanal hapisliğini’ öne çıkararak...

DasDas’ın ‘Joseph K.’ yorumu İlksen Başarır’ın çevirisi, Serdar Biliş’in süpervizörlüğünde, Cem Yılmazer’in ışık&dekor, Funda Çebi’nin kostüm, Tuna Pase’nin ses tasarımıyla sahneleniyor. ‘Joseph K.’yı Mert Fırat, temas ettiği bir dizi karakteri ise Didem Balçın, Onur Dilber ve Özgün Aydın taşıyor sahneye. Basden’in ‘Dava’yı, içinde yaşadığımız ‘sarmal’a taşıdığı ve eğlenceli dokunuşlarla bezediği oyun metni, başarılı bir tasarımla karşımızda. Labirenti andıran zeminden ses-müzik tasarımlarına, karakterlerin oyuna giriş çıkış düzeneğine kadar işlevsel ve yaratıcı bir tasarım bu. Tüm bu araçlar; devlet aygıtıyla da sıkı işbirliği içinde olduğu kendi ‘ağ’ına bizleri tutsak eden ‘sistem’i de betimliyor.

Aslında hepimizin ‘dava’sı

Seyirciyi avucunda tutmayı başarıyor

Üst düzey bir yönetici olan Joseph K., 30’uncu yaş gününde pizzasını beklerken evine dalan iki tuhaf adamdan ‘tutuklandığını’ öğrenir. Ciddiye almadığı bu durum tüm hayatını esir alacaktır. Hapsi boylamamıştır ama kredi kartlarından beklediği terfisine her şeyi ‘sistem dışı’dır artık... Ne ağabeyi ne onun ayarladığı güçlü avukat ne devletten ‘free’ olarak alabileceği avukatlık hizmet hattı derdine derman olabilecektir.

‘Joseph K.’ iyi bir mizahla (ama ne yazık ki pek çok yerde cinselliğe dayanan çiğ espri ve jestlere de başvurarak) ve Türkiye’deki hukuksuzlukları da inceden anımsatarak seyirciyi avucunun içinde tutmayı başarıyor. Gelgelelim, ‘Dava’nın özündeki ‘varoluşsal sıkıntıdan ve sistemin kuşatmasından’ uzaklaşarak yapıyor bunu. Oyun rejisi ve tüm tasarımıyla her birimizin mahkûmu olduğu o modern kuşatmayı eleştirirken oyun bütününde bunu anlatmada eksik kalıyor. Kendisi de o kuşatmanın aktörlerinden olan Joseph K.’nın buradaki rolüne de değil, trajikomik hallerine odaklıyor bizi oyun. Bir yandan da avukat karakterinin pek bilindik bir figürü (Adnan Hoca) andıracak bir yorumla çizilmesi kafaları biraz karıştırıyor. Evet, hukuksuzluktan nasibini alanlar artarken ‘Joseph K.’ gibi bir oyunu bu şekilde ele almak makul ancak o ‘arada kalmışlık’ halinden kurtulmak gerektiğine şüphe yok.

Oyuncuların tamamı sahnede iyi bir akış içinde. Ama Didem Balçın’ın andan ana değişen ses/beden/ifade kullanımını izlemek apayrı bir keyif. Keza takip etmesi çok eğlenceli dizi çarpıcı reji fikrini izlemesi de öyle... Sezonu kapatmak için iyi bir alternatif.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle