GeriHürriyet Cumartesi 95 bin fotoğraflık kazı çalışması
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

95 bin fotoğraflık kazı çalışması

95 bin fotoğraflık kazı çalışması

Yeni sezonun ilk büyük sergisi, fotoğraf sanatının tanınmış ismi Ani Çelik Arevyan’dan geliyor. Arevyan, Galata Rum Okulu’nda izleyiciyle buluşacak ‘Olduğu Gibi’ başlıklı serisinde, 30 yılda biriktirdiği yaklaşık 95 bin fotoğraflık arşivini bir arkeolog titizliğiyle yeniden ele alarak ikili hikâyeler oluşturuyor.

Ani Çelik Arevyan’ın 5 Eylül’de Galata Rum Okulu’nda açılacak ‘Olduğu Gibi’ başlıklı sergisi, sanatçının yaklaşık 30 yıl boyunca dünyanın farklı bölgelerinde tarihsel, zamansal ve mekânsal boyutları gözetmeksizin çektiği fotoğrafları, bazen ışık, bazen de formları arasında keşfettiği geçişler üzerinden, ikili bir düzenlemeyle izleyiciyle buluşturacak.
‘Olduğu Gibi’ serisini, “Yaşadığım yıllar boyunca, bulunduğum mekânların hafızasını toplayan bir külliyata benzeyen, her gün fark etmeden kaydettiğimiz anların ve imgelerin, başka mekânlar ve başka zamanlarda bulduğum karşılıklarını bir araya getirdiğim, yeni hikâyeler ürettiğim bir seri” şeklinde tanımlayan Arevyan, bu seride her gün fark etmeden kaydettiği anları, imgeleri, biçimleri birbiriyle ilişkilendirerek yeni hikâyeler yaratıyor.
Seriyi oluşturken 95 binin üzerinde fotoğrafı kapsayan arşivine geri dönen Arevyan, fotoğrafların kurgulanmadığını, belli bir hikâyeyi takip etmediğini ancak zaman içerisinde zihninde birleştiğini vurguluyor.
Arkeolojik bir çalışma gibi
Arevyan çalışmasını şöyle anlatıyor: “Bu seride görüntüleri stüdyomda sahnelemek yerine, yaşamın sahnelediği görüntüleri fotoğrafladım. Oluşturduğum ikili imajlar, yaşadığım, gezip gördüğüm dünyadan seçtiğim kareler, hiçbir didaktik kaygı gözetmeksizin, anlamı bende saklı olan karşılaşmalardan oluştu. Bu karşılaşmalar bana iki imajı özgürce akort ederek yeni görsel deneyimler yaratabileceğim bir alan sundu. Seriye devam ederken ortaya çıkan düşünce alanı, fotografik bilincim ve bir sanatçı olarak gelişimim hakkında bir geri bildirim döngüsü yarattı.”
İşlerini yaratma sürecini fotoğraf çekmekten çok ‘fotoğraf yapmak’ olarak tanımlayan ve “Fotoğraflarımı zamanın silindiği ancak değişimin tüm çeşitliğiyle gözler önünde olduğu ince bir çizgi üzerinde kurguluyorum” diyen Arevyan, seriyi fotoğraf pratiği üzerine düşünürken keşfettiği arkeolojik bir araştırmaya benzetiyor. Sanatçı, fotoğrafları zihninin derinliklerinden birbirlerine doğru yönelterek izleyicinin de formların, ışıkların, mekânların arasındakileri keşfedebileceği yeni bir
karşılaşma alanı yaratıyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle