GeriKelebek Hürmüz'den kadınlara tavsiyeler
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hürmüz'den kadınlara tavsiyeler

Hürmüz'den kadınlara tavsiyeler
refid:13068322 ilişkili resim dosyası

Nurgül Yeşilçay’ın yolculuğu örnek alınması gereken bir başarı öyküsü gibi... Ve bu başarı öyküsünde şimdilik son durak Sadık Şendil’in ünlü eseri "7 Kocalı Hürmüz"... Çekimleri sırasında bol bol dans ettiği, yedi erkeği parmağında oynatıp tüm oyunculuk hünerlerini sergilediği bu filmden çok etkilenen Yeşilçay'ın, Hürmüz’den yola çıkarak kadınlara verdiği tavsiye de ilginç: Erkeklere onların istedikleri gibi davranın. Övülmek istiyorsa övün, gülmek istiyorsa güldürün!

Nurgul Yeşilçay / Foto Galeri

Beni büyüten film "Eğreti Gelin"dir

Oyunculuk yolunda aklımda kalan, beni büyüten film, "Eğreti Gelin"dir. "Asmalı Konak" dizinin devamıydı, o karaktere göre aranıp seçilmiş biri değildim, o yüzden beni sinemaya taşıyacak bir rol sayılmazdı. Sonrasında da hep farklı rollerle çıktım izleyici karşısına... Ama seyircinin kafasını karıştırmak iyi mi oldu yoksa kötü mü, açıkçası bilemiyorum. Bu konu kafamı çok kurcalıyor.

Oyuncu dediğin yaratığı birinin durdurması şart


Bugüne kadar beni en çok eğlendiren rol Hürmüz oldu. Onun dışında Atıf Yılmaz’la çalışmaktan büyük zevk aldım. Ben bu kadar bilgi ve otoriteyi başka hiçbir yönetmende görmedim... Çekim öncesinde yönetmen beni ne kadar serbest bırakırsa o kadar iyidir, sette ise müdahale etmesi gerekir. Çünkü oyuncu dediğin yaratık, eğer çok eğleniyorsa alır başını gider. Sette onu disipline edecek bir yönetmen olması gerekir.

Kocalarımın hepsi eciş bücüş adamlar


"7 Kocalı Hürmüz"de yedi kocaya da farklı davranan bir kadını oynuyorum. Bu kadar farklı kadını nasıl çıkardığıma gelince; hepsini de deneyerek buldum. Her kocayla ayrı prova yaptım. Öner (Erkan), Lüleburgazlı bir çapkın çıkardı ortaya. Onu nasıl bir kadın etkiler diye düşündük ve aristokrat bir kadının daha etkileyici olacağına karar verdik mesela... Aslında bu kocaların hepsi eciş bücüş ve zaafları olan adamlar. Oyunu okurken de "bunlar böyle davranılmayı hak etmiş" diyorsun.

Ezel Akay yanlış anlaşılmış olmalı


Ayten Gökçer’le Ezel Akay arasında bir Hürmüz polemiği yaşandı. Ama hem Gülse (Birsel) hem de ben Ayten Hanım'ı arayarak galaya davet ettik. Hasta olduğu için gelemese de bütün iyi dileklerini bizimle paylaştı. Biz ekip olarak Ayten Gökçer'in de Türkan Şoray'ın da Hürmüz yorumundan çok etkilendik. Ezel Akay yanlış anlaşılmış olmalı.

Kadınlar erkekten daha çok aldatıyor


İstatistikler kadınların daha fazla aldattığını gösteriyor. Ama bu bilinmiyor, çünkü kadınlar utanıp gizleme yolunu seçerken, erkekler aldatmayla övünüyor. Bu ihanetler onların apoleti oluyor. Filmimiz de bunu anlatıyor zaten.

Münasip bir koca bulmak kolay değil


Atilla Özdemiroğlu bestesi “Ver Allah’ım Ver”, benim de çok sevdiğim bir şarkıdır. Ama özünde çok hüzünlü gelir. “Bir münasip koca her birimize” cümlesi bana çok dokunur. Kadınların bu yalvaran haline üzülüyorum. Zaten eskiden görücü usulü vardı, ne çıkarsa bahtınaydı ve herkese münasip koca yoktu. Gerçi günümüzde de münasip koca bulmak kolay değil. Erkekler doğru dürüst bir kadın, kadınlar da doğru dürüst bir erkek olmadığından yakınıyor. Çünkü herkes çıtayı çok yükseltmiş durumda. Kadınlar en iyi kocayı, erkekler de en güzel, en zeki, en duygusalıyla beraber olmak istiyor.

Erkeklere onların istediği gibi davranın

Kadınlara "Hürmüz" olarak şunu tavsiye ederim: Erkeklere onların istedikleri gibi davranın! Çevreme baktığımda kadınların bunu yapmadığını görüyorum. Adam espri yapıyor, herkes gülüyor, bir tek karısı ya da sevgilisi gülmüyor. Özetle şunu diyebilirim; bir erkek övülmek istiyorsa övün, öğüt istiyorsa verin, gülmek istiyorsa güldürün, ona istediği gibi, onu mutlu edecek şekilde davranın. Gerçi benim de evde arıza çıkardığım oluyor. Sonuçta arada o da lazım. Barışma anının keyfi başka çünkü...

Altın Portakal'ı terk edecektim


Bu yılki Antalya Altın Portakal Film Festivali'nde jüri üyesiydim. Ve bunu ilk kez itiraf ediyorum; ben 8'inci filmden sonra jüri üyeliğini bırakmayı düşündüm. O kadar iyi filmi üst üste izleyince adil olamayacağıma, birilerine haksızlık edeceğime karar verdim. Az daha bavulumu toplayıp dönüyordum. O festivalde kendimi genç yönetmenlere teslim etmek istediğimi anladım. 16 filmin 8’i yönetmenlerin ilk filmleriydi ve aralarında gerçekten çok iyiler vardı. Arkamızdan müthiş bir kuşak geliyor. Onlarla çok iyi işler yapacağımıza inanıyorum


Yorumları Göster
Yorumları Gizle