GeriKelebek Hesap kapanacak
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hesap kapanacak

Hesap kapanacak
refid:10685583 ilişkili resim dosyası

"Vali", "Gidenler geri gelmeyecek ama hesap kapanacak" sloganıyla 9 Ocak'ta vizyona girecek.

"Vali" filminin fragmanı...

Merhum Vali Recep Yazıcıoğlu'nun ölümünün ardındaki sır perdesini aralamaya çalışan "Vali", "Gidenler geri gelmeyecek ama hesap kapanacak" sloganıyla 9 Ocak'ta vizyona girecek. Başrol oyuncusu Erdal Beşikçioğlu, "Vali'yi canlandırmak büyük bir sorumluluk" diyor.

“Köprü”deki Faruk Yazıcı’dan çok farklı bir karakterle karşılaşmayacağız galiba...
- Erdal Beşikçioğlu: Evet, sadece saçlarını biraz kestirdi. Yine sistemle sonuna kadar mücadele eden bir Faruk Yazıcı portresi izleyeceksiniz. İki sene boyunca bu karakterle her pazartesi seyirciyle buluşmuştuk. Valimiz yine görev başında ama “Köprü”den farklı bir konseptle. “Vali”, söylem ve toplumsal sorumluluk açısından önemli, cesur bir film.   

 İnsanların sizi gerçekten vali sandığı oluyor mu?
- E. B: Olmaz mı, bizden iş isteyen arkadaşlarımız bile oluyor. Onlara iş imkanı da sağladık. Sette oyunculuk da yaptılar. Denizli’ye geldiğimizde herkes bana hüzünlü bir şekilde bakıyor. “Recep Yazıcıoğlu’na ne kadar çok benziyorsunuz” diyorlar. Recep Yazıcıoğlu Denizli’de yedi ay kalmış ama sanki bir ömür boyu hizmet etmiş izlenimi

Hesap kapanacak
vermiş. Denizli halkı bizi görünce bağrına bastı. Her oyuncuya nasip olmayacak duygular bunlar.

Vali Recep Yazıcıoğlu ile Faruk Yazıcı karakterleri bu filmde nerede kesişiyorlar?
- E. B: Bu film bir biyografik çalışması değil. Filmde bir trafik kazamız var. Bu kazanın suikast olup olmadığını konusunda ise sadece soru işaretleri bırakıyoruz. Soruyu sorduğumuz zaman seyredenler cevabı içinde bulacaklardır. Önemli olan zaten doğru soruyu sormak, cevabı vermek değil.

Zorluklarla ya da herhangi bir sansürle karşılaştınız mı?
- E. B: Tiyatroda, sinemada ya da sanatta sansürün olması mümkün değil.

Değil ama örneklerini görüyoruz...
- E.B: Görmeyeceğiz. Onu yapanı değil, sansürü uygulayanı yargılayacaksınız. Yanlış yapılan bu. Edebiyatın ve fikrin sansürü olmaz.

Rahmetli Recep Yazıcıoğlu’nun ailesi (Devlet Bakanı Said Yazıcıoğlu, Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu Mehmet ve kızı Necla) seti ziyaret ettiğinde neler hissettiniz?
- E.B: Bana bir anıya bakar gibi bakıyorlardı... Bunu tarif etmek mümkün değil. Mesela vilayetin önünde valinin ölmeden önceki vedasını çekiyoruz. Ailede orda oturup çekimi izliyordu. Ben çıktım kazayı yaptım, çekimden sonra tekrar kapıdan girdim. Kızı bana “Keşke babam da bir aktör olsaydı da o kazayı yaptıktan sonra kapıdan içeri girebilseydi” dedi. Bu onların ne denli büyük bir özlem içerisinde olduğunu gösteriyor. Böyle bir özlem de büyük bir sorumluluk gerektiriyor. Bu sorumluluk duygusu da işinize dört elle sarılmanızı sağlıyor.

Vali olmak ister miydiniz?
- E. B: İstemezdim... Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’ndayken müdür vekilliği yapmıştım. Dört-beş yıl orada görev yaptığım süre boyunca herkesin tayin dilekçelerini onayladım, sonra da görevden alındım. Bürokrasiyle aram çok iyi

/images/100/0x0/55eb2f01f018fbb8f8b0c163
değil.

Uzun süren projede yer almak oyuncu için iyi mi kötü mü?
- E. B: Rolün üzerinize yapışması gibi bir durum söz konusu olamaz. Benim mesleğim oyunculuk. Bugün bu karakterde beni sevenler yarın bir kötü adamı oynadığımda benden nefret edebilirler. “Bir Delinin Hatıra Defteri”nde oynuyorum. Oraya gelenler de farklı bir karakter görüyor. Bizim mesleğimiz bu.

Uğur Bey filmde canlandırdığınız Ömer karakteri nasıl biri?
- Uğur Polat: MTA (Maden Tetkik Arama Enstitüsü) Bölge Müdürü. İdealist bir bürokrat, cesur bir mühendis. Değerleri uğruna ölümü bile göze alabiliyor.

Bürokrasi ile aranız nasıldır?
- U.P: Ben 657’e tabi bir devlet memuruyum. 22 yıl devlet tiyatrosunda çalıştım, bu yüzden bürokrasiyi çok yakından tanıdım. Benim babam da bir bürokrattı. Bu filmde de Amerika ve onun yurt içi bağlantılarıyla ilgili bürokratik anlamda ciddi göndermelerimiz ve eleştirilerimiz var.

İsmail Bey siz de filmdeki karakterinizden bahsedebilir misiniz?
- İsmail Hacıoğlu: Üniversitede öğretim görevlisi olan, Sarp isminde bir maden mühendisini canlandırıyorum. Sarp, abisi Ömer (Uğur Polat)MTA’da bölge sorumlusu olduğu için Türkiye’de çok bulunan bir madeni araştırmak üzere Denizli’ye gidiyor. Sarp idealist bir mühendis ancak sistemin çarkları onu zorluyor o da bu sistemin dışında durmak istiyor. Sarp’ın bir de sevgilisi var (Türkü Hazer canlandırıyor). Sevgilisi, Sarp’ı fena aldatıyor ama bu başka bir erkekle aldatma değil.

Filmde sizi en çok ne etkiledi?
- İ.H: Senaryonun gerçek bir hikâye olması beni çok etkiledi. Senaryoyu okuduğumda “Evet bu filmde oynanmalıyım’ dedim. Ayrıca filmin kadrosu da önemli isimlerden oluşuyordu.

 

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle