GeriKelebek Her otu tanırım itinayla toplarım
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Her otu tanırım itinayla toplarım

Her otu tanırım itinayla toplarım
refid:20981403 ilişkili resim dosyası

Figen Mertol 17 yıl organik ürün danışmanlığı yapıp, sağlıklı ve lezzetli yemekler konusunda uzman olduktan sonra bu yıl kendi butik otelini açtı. Oteline su damlası anlamına gelen Katre ismini veren Mertol, Çeşme Alaçatı’nın lezzet simgesi olmasını istediği otelinin mutfağından çıkmıyor.

Ailem Egeli, Urla’da yaşıyoruz. Aslında iktisat okudum. İhracat kaynaklı olduğum için bir organik tarım şirketinin ihracat departmanında işe başladım, oradan gıda bölümüne atladım. Fabrikaları ve çiftçileri dolaşıp müşterilerimize en uygun organik ürünü bulmak benim görevimdi. Sonra da ürün müdürü oldum, ürün geliştirmeye başladım. İşimi severek yapıyordum. Otların ansiklopedisini yazarım. Dünyanın hiçbir yerinde aç kalmam. Her otu tanırım, itinayla toplarım, bir güzel pişiririm.
Vejetaryen beslenme, balcılık, ıtri bitkiler, fitoterapi konularında özel ders aldım, kitaplar okudum.  Annemin hastalığından dolayı işimi bırakmak zorunda kaldım. Kanser olmuştu. O tarihte de makrobiyotik beslenme diye kanser hastalarına özel kurgulanan bir beslenme türünü öğrendim. Annemin tedavisi yapılamıyordu, başka bir rahatsızlığı daha vardı. Mecburen alternatif yollara saptık. Homeopatik ve makrobiyotik beslenme alabilmesi için önce ben Amerika’da Madonna’nın meşhur ettiği bir enstitüden dersler aldım. Ama maalesef annemi kurtaramadık. Onun ölümünden bir süre sonra da hastalarla çalıştım ama sonra çok ağır geldi.  
Kafamda hep bir otel fikri vardı.  Bu yıl açabildim. Şimdi otelin mutfağında mutfakta müşterilerime hem sağlıklı hem lezzetli yemekler yapmanın peşindeyim.

MALZEMELER ANTAKYA’DAN

Antakya mutfağını çok seviyorum. Oranın malzemeleri hep eski usul yapılır, odun ateşinde kaynatılır, güneşte kurutulur ve doğal usullerle eski reçeteyle yapılır. Antakya’dan birçok şey getirtiyorum. Çökeleği, nar ekşisi, küçük kırma yeşil zeytin ve tüm baharatlarım… Reçellerimi kendim yapıyorum. Şekersiz elma konsatresi ile pişirip, güneşte kurutuyorum.
Bildiğim organik köylerden mesela Pomak köyünden tereyağ, peynir geliyor. Zeytinyağı Çanakkale’den… Meyvelerim yakın bir çiftlikten, sebzelerim ise tamamen bana özel. Organik üreticilerden topladığım tohumları Çeşme’de birkaç üreticiye verdim. Onlar bana özel üretiyorlar. O yüzden her şeyim lezzetinde, tadında. Otelde kalmasalar bile sadece kahvaltı için gelen müşterileri görmek beni çok mutlu ediyor.
Otelin akşam yemeği mönüsünü de evimde bugün ne pişti mantığıyla her gün değiştirmeye karar verdim. Makrobiyotik beslenme Japon mutfağı kaynaklı olduğu için o mutfağı iyi biliyorum. Kendimi o kültüre yakın hissediyorum. 5 bin yıllık reçeteleri ne çok büyük saygı duyuyorum. Bizim nar ekşisi gibi mesela onların erik ekşileri bugünlere bozulmadan gelmiş bir sos.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle