GeriKelebek Her çizginin bir anısı var
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Her çizginin bir anısı var

Bugün iki torun sahibi bir anneanne olan Hülya Koçyiğit, yüzüne düşen çizgiler için, ‘Ben bunları kolay kazanmadım. Yılların verdiği o ifadelere ihtiyacım var’ diyor.Anneliği torunu Neslişah’ta tattığını söyleyen Hülya Koçyiğit, kızı Gülşah dünyaya geldiğinde işlerinin yoğunluğundan dolayı annelik duygusunu yaşayamadığı için şimdi zamanının çoğunu 16 yaşındaki torunu Neslişah’la geçiriyor.Anneanne olmak nasıl bir duygu?Kime sorarsanız sorun, bu duyguyu tarif edemez. Çok yoğun bir sevgi ve mutluluk. Onlarla birlikte yenilenme, yeniden hayat coşkusu, onlarla beraber olabilme isteği. Evladımı çok sevdiğim için onun parçası olarak baktığım zaman olağanüstü bir duygu. Tanımlayamayacağım derecede heyecan verici bir şey. Onların sağlığı iyi yetişmesi daha kaliteli bir yaşam sürebilmeleri için doğru eğitimler almaları. Bütün bunlar sorumluluk duygusu getiriyor. Sanki onların her şeylerine cevap verebilmeliyim, onlar istedikleri anda istedikleri şekilde onlara hitap edebilmeliyim. Kendi sağlığıma iyi bakmalıyım ki zinde olmalıyım ki onlar benimle ben de onlarla paylaşabilmeliyim. Birbirimizden zevk alabilmeliyim.İki torununuz var ama sanırım Neslişah ilk olduğu için ayrı bir yeri var sizde?Bana ilk mutluluğu Neslişah verdi. Sanki onu Gülşah değil de ben doğurmuşum duygusu yarattı bende. Doğduğu andan itibaren onunla çok fazla beraber olduk. İlk beş sene neredeyse hiç ayrılmadık her dakikamız birlikteydi. İstanbul’dan Bursa’ya taşınıyordum annesi gibi her dakikamız beraberdi. Bursa’ya giderken nasıl heyecan duyardım anlatamam, onunla paylaştığım anlar olağanüstüydü.Neslişah’ı kendi kızınız yerine koymanızın nedeni annelik duygusunu tam anlamıyla onda tatmanız mı oldu?Kızım Gülşah’ın ilk beş yaşına kadar olan zamanında ben çok yoğun çalışıyordum, ben Neslişah’da annelik özlemimi giderdim. Onun beslenmesi, altının temizlenmesi, parka çıkarılmasına kadar ne özlemişsem kendim yaptım Neslişah’ta. Daha doğrusu anneliğimi ben Neslişah’ta tattım. Gülşah o yaşlardayken ben o kadar yoğun çalışıyordum ki hep onu özlüyordum. Gülşah deyince benim aklıma hep özlem gelir ve burnumun direği sızlar. Ona özlem diyebilirim ama anneliği doya doya yaşadım Neslişah’ta.Birbirinize hitap etme tarzınız var mı?Neslişah bana ‘ezik’ diyor beni çok saf olarak gördüğü için. Aslışah ise ‘pamuk helva’ diyor o da 11 yaşında oldu. Neslişah’ta anneliği tattığınızı söylüyorsunuz, Aslışah’ta da anneannelik duygusunu mu yaşadınız?Belki de doğru söylüyorsunuz çünkü benim olgunluk çağıma denk geldi Aslışah’ın dünyaya gelmesi. Gülşah’ta yaşayamadıklarını Neslişah’ta yaşadığım için torun özlemimi de Aslışah’la giderdim.Neslişah’la anneanne torun diyaloğu dışında bir diyaloğunuz var neler yaparsınız birlikte?Mümkün olduğunca beraber zaman geçirmekten hoşlanıyoruz. Her zaman ilk ilhtiyaçlarını bana söylerler. Benim kızımla onun genç kızlık döneminde çok mesafeli ve seviyeli bir arkadaşlığımız olmuştu. Şimdi çok yakın arkadaşım ama o dönem beni Türkiye’yle birlikte paylaşmak ona iyi gelmemişti o dönem biraz hırçındı. Ama Neslişah’la öyle olmadı birbirimize çok açık olduk.Neslişah: İki senedir İngiltere’deyim herhalde bir buçuk senesinde anneannem benim yanımda oldu. Lise’deyim henüz iki senem kaldı okulumun bitmesine.Neslişah’la birbirinizi bu kadar iyi anlamanızın nedeni tam olarak nedir?Bizim ilişkimiz o doğduğundan beri çok sıcak oldu. İkimizde aynı burçtayız ve birbirimizi çok iyi anlıyoruz. Sorumluluklarının bilincinde tek başına ayaklarının üstünde duran bir yapısı var. Onun için ben şu ana kadar ondan çok mutluyum ve iyi ki benimle paylaşıyor. Bizimkisi saygıya dayanan bir arkadaşlık.Sizin bu diyaloğunuz kızınız tarafından nasıl karşılanıyor peki?Ben zaman zaman Gülşah’a soruyorum ‘benim bu kadar çok sahiplenmem çocukları seni buruyor mu, anneliğini sarsıyor mu’ diyorum. Sıkılabilir çünkü çocuklar önce benimle paylaşıyorlar diye. Bu durumdan dolayı daha rahat ettiğini ve güven içinde olduğunu söylüyor. Arkadaşlarının bir çoğunun annesi torunlarıyla ilgilenmediği için benim ilgim onu mutlu ediyor. Ben de tam tersi çocuklarla zaman geçirmek istiyorum.Neslişah; Ben o yüzden biraz şımartıldım herkes hep üstüme titredi. Anneanneni, annenden daha mı yakın hissediyorsun?Anneannemle her şeyi paylaşabiliyorum, konuşabiliyoruz. Ben ünlü bir insanın torunu olduğumu hiçbir zaman hissetmedim. Evde benim anneannem dışarıya çıktığımda niye sana bakıyorlar sen benim anneannemsin diye kıskanıyorum. Anneannem bana göre Türkiye’nin en güzel kadını ve hiç estetiksiz. Diğer insanlara bakarsanız hepsi estetikli.Siz hiç estetik yaptırmayı düşündünüz mü?Benim düşündüğüm sağlıklı, hijyenik, huzurlu olduğum zaman estetik önemli değil. Tabi ki yaşlanacağım, herkes yaşlanacak. Önemli olan sağlıklı ve dingin olabilmek. Ben oyuncuyum, her şeyden önce oyunculukta ifade önemlidir. İfadelerimi kullanamazsam nasıl oyuncu olurum? Yılların verdiği o ifadelere ihtiyacım var. Dolayısıyla ben onları sildirirsem yazık olur, ifademi kaybederim. Zaman zaman Gülşah’la konuşuyoruz, şimdi benim en yakın arkadaşım bana yaptırsan mı diyor. Ben bunları kolay kazanmadım, kıyamam bunlara diyorum. Neşlişah’ın beni güzel bulması çok hoşuma gitti. Çağdaş bir insan olmak günün çizgilerini yansıtmak tabi ki hoşuma gidiyor, mühim olan o. Mimikler estetikle kayboluyor, maske gibi oluyor. Bir garip oluyor insan. Yüz o kadar gerilmiş, eller kendini belli ediyor.İki muzır arkadaş gibiyizİki iyi arkadaş olarak birlikte yaptığınız muzurluklarınız var mı?Neslişah; Benim geceleri dışarı çıkmam yasak, belli bir saatim var. Ama yurtdışında anneannem dörde beşe kadar izin veriyor. Birlikte okulu kırıyoruz birlikte olmaktan çok keyif alıyorum. Bizim eve gelen ya da bizi birlikte gören arkadaşlarım özellikle yurtdışında anneannemi annem zannediyorlar. Annem de çok rahatsız oluyor. Annemle beni kardeş zannediyorlar, anneannemi de annemiz.Hülya Koçyiğit; Benim annem beni yetiştirirken otoriterdi. Ben Gülşah’ı tam tersi yetiştirdim annemin bana yaptıklarını yapmayacağım dedim. Daha demokrat bir ailemiz olacak, kızıma büyük insan gibi davranarak büyüttüm. Fakat o Neslişah’a karşı daha baskıcı. Biz ise birlikte eğleniyoruz. İki sene önce Neslişah’a topuklu ayakkabi giydirip yüzüne hafif makyaj yapıp 16 yaşından büyük diye sinemaya götürdüm. İlk defa topuklu ayakkabı giydiği için yürüyemiyordu, oradakileri kandırdık diye çok eğlendik.