GeriKelebek Hep çok mutlu bir evlilik istedim
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    8
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hep çok mutlu bir evlilik istedim

Hep çok mutlu bir evlilik istedim
refid:20897531 ilişkili resim dosyası

Süperstar yemek yapamaz sananlar yanılıyor. Bugün mutfaktan başlıyoruz. Sonra birlikte kuaföre gidiyor ve senenin saç modasını yakalıyoruz. Ardından Ajda Pekkan en yakın arkadaşından kadınlık ve iş sırlarına kadar her şeyi dobra dobra anlatıyor.

Üçüncü günümüzde Süperstar’a iyice alışmaya başlıyorum. Ajda Pekkan star olmanın dengelerini çok iyi çözmüş. Öyle ki, her gün yıldız duruşunu ve o ağırlığını sonuna kadar koruyor. Ama bir yandan da her an dertlerimi dinlemeye hazır, sıcak ve içten bir kadın olarak yanımda var oluyor. Asla rol yapmıyor. Zaten bu kadar uzun sürede bu mümkün değil. İlk gün bahsettiğimiz sufi felsefesine merakından da olsa gerek onun yanında vakit geçirdikçe huzuru buluyorsunuz. Espri yapmayı çok seviyor. Yüzü bir an olsun asılmıyor.

DÜNYAYI DOLAŞIYOR     

Bugün biraz evde vakit geçirmeye karar veriyoruz. Çünkü sahnedeki dev yıldız bir tarafıyla da çok evcimen. Bu yüzden evin içine kendisi için iyi bir ses sistemi kurdurmuş. Her odasında farklı radyo istasyonlarından dünya müzikleri çalıyor. Örneğin salonda yabancı pop müzik, misafir odasında Türkçe pop müzik... Bu sayede çalışırken bile kendini dünyayı gezmiş gibi hissediyor.

ÇEYİZE ÇOK MERAKLIYDIM

Geçirdiği evlilik döneminden sonra eviyle pek ilgilenememiş. “Yoksa çeyize çok meraklıydım. Kek tarifleri alırdım. Evde yemekleri yapan çalışanımızın başında dururdum. Çok güzel tavuk yapardım. Yurtdışından et için özel sos getirir ve ölçülerini kendim ayarlardım. Sonra bir anda her şeyi bıraktım. Çünkü hayatın bu kadar detaycı olmadığını zaman içinde anlıyorsun. ‘Bırak biraz başkaları düşünsün, başkaları ilgilensin’ demeye başlıyorsun” diyor.

YEMEK YAPMA KONUSUNDA İDDİALI

Ajda Pekkan’ın nasıl bu kadar zayıf kaldığını merak edenler için yemek konusunda konuşmaya devam ediyoruz. Süperstar mutfakta iddiasını sürdürüyor. “Ajda Pekkan’ı yemek yaparken hayal edemiyorum” dediğimde, iyi et pişirdiğini anlatıyor. Hazırladığı etlerin içi kırmızı kalıyor, dışlarıysa harika pişiyormuş. Bir de kendi tabiriyle “köfte delisi”.

ETİ ÇİĞ YEMEYİ SEVİYOR

En zararlı zevki, kilo aldıran çiğ et tutkusu. Köfteyi henüz kıyma halindeyken yemeye bayılıyor. Kekin daha fırına verilmeden hamur halini yiyor. Sıradan, monoton yemek tatlarından zevk almıyor. Füzyon mutfağına meraklı. Alıştığımız yemeklere yenilikler katmayı seviyor.

SAÇLAR BAL RENGİ

Mutfaktaki sohbet sonrası planımız kuaföre gitmek. Ben de ilk kez bir kadın kuaföründe zaman geçireceğim. Akşamüzeri kuaförden içeriye giriyoruz. Pekkan’ın yeri hazır. Saçlarına bakım yaptırmak ve boyatmak istiyor. Merak edenlere bu yazın moda rengini söyleyeyim; Ajda Pekkan ‘bal rengi’ni seçiyor.

ÜÇ SAAT GEÇİYOR

Kuaförü saçlarına şekil vermek istediğinde fikirleri alıyor, biraz kendi fikir veriyor. Sonunda her şeyi kuaförünün ellerine bırakıyor. Balyajlar, yıkamalar ve fön makinesi sesleri içinde üç saat geçiriyoruz. Kuaför saatleri herhalde yanımda Süperstar olduğu için bana çok eğlenceli geliyor. Ajda’nın saçları her zaman modaya yön verdiğinden, salondaki diğer kadınlar meraklı gözlerle çaktırmadan onu izliyor. İşimiz bittiğinde Barbie bebekleri andıran saçlarıyla eve geri dönüyoruz ve sorularımıza başlıyoruz.

HEP ÇOK MUTLU BİR EVLİLİK İSTEDİM

 Size snop diyenler oluyor. İşin aslı nedir?
- Bu sorunun cevabını aslında kendin yaşadın! “Ukala değilim” diyemem, hakkım olanları yapıyorum. Ama hayatım boyunca snop olmadım. Olanı da çevremde görmek istemem. Onun snopluğunu yerim ben!
* Ajda Pekkan olmak zor mu?
- Sence kolay mı?
* Kısa sürede gördüklerime bakarsak zor...
- İçimde matruşka gibi kadınlar var. Ben sahnede sanatçı, bazen çocuk, bazen femme fatale bir kadınım. Zaten bu karışım olmasa sığ biri olurdum.
* Dışarıdan bakınca da bir yanda hit şarkılar, güzel bir kadın ve renkli bir hayat var gibi algılanıyor...
- Peki Hakan sorarım sana, nereye kadar?
* Bilmem! Ben size sorayım nereye kadar?
- Gittiği yere kadar!

HER GÜN BİR KERE  İŞİ BIRAKTIM

* Ne kadar daha gider?
- Hayatımda her gün bir kere işi bıraktım. Sonra içinde bulunduğum sorumluluklar yüzünden bu kararımdan her defasında caydım.
* Peki hâlâ bu kadar çalışmanızın bir nedeni de para mı?
- Yurtdışında ortalarda görünmeyen sanatçılar bile şarkıları radyolarda çaldığında haklarını kazanıyor. Bizde öyle bir şey yok, önce kendinin ve markanın devamlılığı için var olman gerekiyor. Yani var olmanın dayanılmaz hafifliğini ve zorluklarını yaşıyorsun! Aklıma istihdam sağladığım insanlar geliyor. Bir yandan da iş kadınlığına alıştım artık. Beni durdurmak mümkün değil. İlla şarkı söylemem gerekmiyor ama kafamı mutlaka çalıştırmalıyım.
* Peki Ajda Hanım şöhret yüzünden çok şey kaçırdınız mı?
- Tabii. Hayatımda hep, çok mutlu bir evlilik yaşamak istedim ve onu kaçırdım. Yoksa ben hiç sanatçı falan olmak istememiştim.
* Dün bana “Bir daha dünyaya gelsem Ajda olmak istemezdim” dediniz zaten. Peki nasıl biri olmak isterdiniz?
- Bu zorlukları yaşadıktan sonra ben kafayı mı yedim bir daha Ajda Pekkan olayım? Evli ve iş kadını olmayı isterdim.

SECRET'IMI KENDİM ÇÖZDÜM

* Bu kadar güzel kalmanızın sırrı ne?
- Ben mi güzelim? Yapma!
* Mütevazı olmayın. Türkiye’nin en seksi ve fıstık kadınlarından birisiniz...
- Güzel değil ama fıstık olmayı kabul ediyorum.
* O zaman fıstık olmanın sırrını sorayım?
- Fırlamalık! (Gülüyor) Konser günleri kendimi kondisyon olarak zorluyorum ama artık genelde canımın istediği gibi yaşıyorum.
* Peki özelinizde sahnedeki gibi seksi mi dolaşıyorsunuz?
- Bu konudaki yorumları size bırakıyorum. Herkesin yorumu kendine. (Gülüyor) Sürekli insanları eğlendiren bir kadın olarak siz nasıl eğleniyorsunuz?
- Gittiğim her yerde beni sahnedeki gibi görmek istedikleri ve sahneye davet ettikleri için eğlenmeyi unuttum. Mümkünse dışarıya çıkmıyor ya da arkadaşlarımla sadece yemeğe gidiyorum.
* En yakın arkadaşınız kim?
- Dostlarım var ama en yakın arkadaşım yine kendimim.
* Neler okumayı seviyorsunuz?
- İnsanın ruhu, vizyonu okuyarak zenginleşir. Her kitapta ayrı bir dünyayla tanışırsınız. Öğrendikleriniz sizi besler, farklı pencerelerden bakarsınız kendinize ve yaşama. Bu nedenle “Öğrenmeye ve bulmaya çalışmadığımız günü ömürden saymayınız” sözü beni çok etkilemiştir... Kitapların dışında ülkemi ve dünyayı etkileyen her konuya ilgi duyuyorum ve takip ediyorum.
* İnançlı bir kadın mısınız?
- İnanç, Allah’la kul arasında olan çok özel bir bağ ve iletişimdir. Bu nedenle kimsenin inancı ile ilgili yorum yapmak istemem. Benim, kendimi bildiğimden beri Allah’a olan inancım, sevgim çok büyük ve derindir. O benim her halimi, geçmişimi, geleceğimi, kalbimi, duygularımı, iyi niyetimi, her şeyimi en iyi bilendir. Her an şükür içinde yaşıyorum, verdiği her şey için minnet doluyum. Ve ona layık bir kul olarak yaşamak için gayret ediyorum. Ayrıca bütün kalbimle dualarımın, iyilik yapmanın gücüne ve koruyuculuğuna inanıyorum.
* Astrolojiye meraklı olduğunuzu duydum. Doğru mu?
- Çok severim. ABD’de yıllarca çok üzerinde durdum. Hatta neredeyse astrolog oluyordum. Orada insanlar hayatlarını astrolojiye göre organize ediyorlar. Herkesin psikoloğu gibi astroloğu var. Bu arada İkizler burcuyum.
* Peki kahve falına inanır mısınız?
- Falı severim, seveni de severim. Keşke bakabilseydim. Benim hayatım bir anlamda çok deşifre, bir yanıyla secret. O kodları çözebiliyorsa benim için değerlidir.
* Sizin secret’ınızı çok çözen oldu mu?
- Kendi secret’ımı kendim çözdüm.

FISTIK OLMANIN SIRRI

* Bu kadar güzel kalmanızın sırrı ne?
- Ben mi güzelim? Yapma!
* Mütevazı olmayın. Türkiye’nin en seksi ve fıstık kadınlarından birisiniz...
- Güzel değil ama fıstık olmayı kabul ediyorum.
* O zaman fıstık olmanın sırrını sorayım?
- Fırlamalık! (Gülüyor) Konser günleri kendimi kondisyon olarak zorluyorum ama artık genelde canımın istediği gibi yaşıyorum.
* Peki özelinizde sahnedeki gibi seksi mi dolaşıyorsunuz?
- Bu konudaki yorumları size bırakıyorum. Herkesin yorumu kendine. (Gülüyor)


Yorumları Göster
Yorumları Gizle