Hayatımın merkezinde sadece kızım var

Güncelleme Tarihi:

Hayatımın merkezinde sadece kızım var
Oluşturulma Tarihi: Nisan 29, 2010 01:00

Uzun süredir ortalarda yoktu. Bu süre içinde boşanmanın yıpratıcı etkilerini sildi, yeniden aşkı buldu, evlendi ve ilk eşinden olan kızını dört yaşına getirdi. şimdi geleceğe umutla bakan, dimdik ayakta ve çok mutlu bir kadın... Seninle dergisi için 4 yaşındaki kızı Alara Maya ile objektif karşısına geçen Arzu Yanardağ, yaşadığı sıkıntıları kızı sayesinde aştığını söylüyor.

Haberin Devamı

İŞTE ARZU YANARDAĞ VE KIZI (FOTO GALERİ)

Çocuk sahibi olduktan sonra hayatınızda neler değişti?        

- Ne değişmedi ki... Kızımın öncesini ve anne olduktan sonrasını kıyasladığımda daha ılımlı olmaya başladım. Hayatı sevmeyi öğrendim, yaşam benim için çok daha anlamlı hale geldi.

Kızınızı isteyerek ve planlayarak mı doğurdunuz?

- Evet. Bir kaza bebeği değildi. Kaza bebeklerini dünyaya getirmeye karşıyım zaten, bunun için hem psikolojik hem de maddi açıdan tamamen hazır olmanız gerek. Ben hazırdım, beş senedir çocuk istiyordum ve 29’umda anne oldum. Ben, dünyaya gelen bütün bebeklerin annelerinin rahmini seçtiğine inanıyorum. O benim rahmimde büyümeyi ve dünyaya gelmeyi seçti. Ben de onu kabul ettim. Mide bulantım bile olmadı. O kadar kabullenmiş durumdaydım. O kimseye ait değil. O bir birey.

Kızınızla neler paylaşıyorsunuz?

- şu anda karakterini, kişiliğini belli etme, fark ettirme derdinde. Bu yüzden pek çok şeyi paylaşmak zorunda kalıyorum. Zeki, çok iyi anlıyor. ışine gelmeyen konularda aptalı oynuyor. ıstekleri yerine gelmediğinde hemen anneanneye gitmek istiyor. Çok keyifli. Onunla vakit geçirmekten hoşlanıyorum. Okul haricinde hep benimle. Ev gezmelerini çok seviyor. Mangala bayılıyor. Bir de uzun saçlı güzel kadınlara... En büyük zevki saçlarla oynamak.

Babayla arası nasıl?

- Tahtaya vurayım çok iyi, hatta şahane. Serhat onu çok seviyor.

Baba-kız neler yapmaktan hoşlanıyorlar?

- Genelde benimle birlikteyken yapamadıklarını Serhat’a yaptırıyor. Ben fazla koruyucu ve titiz davranıyorum, yediklerine dikkat ediyorum. Serhat ile haftada bir çıkarlar dışarıya... Ojeler sürülür, fast-food yenir.

O KADAR MUTSUZDUM Kİ GELECEK DÜŞLEMİYORDUM

Kendiniz için nasıl bir hayat düşlemiştiniz?


- Aslında o kadar mutsuzdum ki, düşlemiyordum bile. şimdi mutluluk kaynağı olarak hayatımın merkezine çocuğumu koymuş durumdayım. Aslında bu da yanlış. Bu sefer de Maya bana aksi davrandığında hayal kırıklığı yaşayacağımı biliyorum. Onu da hayatımın merkezinden çıkarmaya çalışıyorum yavaş yavaş. ışime biraz konsantre olmaya çabalıyorum. Çocuğuma “beni mutlu edecek” sorumluluğu yüklemek istemiyorum. O ayrı bir birey. On sene öncesine nazaran çok daha mutluyum. Kızım Alara da bu mutluluğun önünü açtı.

İkili ilişkilere nasıl bakıyorsunuz?

- İçinde bulunduğumuz dönem ahkam kesmeye müsait değil. Ekonomik krizden herkes etkilendi. Ben çevremde çok mutlu, evliliği güzel giden, ilişkisinde karşısındakiyle çok iyi paylaşımlarda bulunan insanlar göremiyorum. Oysa zorluklara, dedikodulara, olumsuz düşüncelere rağmen omuz omuza durmak gerek. Ne kadar dik durabilirseniz o kadar uzun süre evli kalabiliyorsunuz. Sadece evlilik değil her şeyi yürütmek zorlaştı; dost kalmak, işinizi istediğiniz gibi yürütmek... Her şeyde bir hırs var. ınsanlar paranın kölesi olmuş durumda.

Pişmanlıklarınız var mı?

- Ben asla pişman olmam. Çünkü zamanında yaptığım yanlışların, çektiğim acıların sonucu olarak bu noktaya geldiğimi inanıyorum. Bu hale gelmem de kolay olmadı, onu da belirteyim.

Nasıl geldiniz?

- Okuyarak, yazarak, dinleyerek...

Neler yazıyorsunuz?

- Yayınlanmış bir şeyim yok. Günlük tutuyorum, şiirler, kısa hikayeler yazıyorum. En son senaryo yazdım.

BEN İNSANLARA ŞİFA VERİYORUM

Gelecek için planlarınız var mı?


- Ben hiç plan yapmam. Pişmanlık duya duya pişmanlık duymamayı öğrendim.

Nelerden pişman olmuştunuz?

- Onlardan konuşmam bile. O negatif enerjiyi kendime çekmek istemiyorum.

Destek aldınız mı?

- Tabii ki aldım ama ben aslında kendim bir şifacıyım. şifa verebiliyorum insanlara. Çevremdeki insanlara bunu uyguluyorum. Mesela annemin migrenini geçirebiliyorum, ayağı burkulan bir arkadaşıma yardım edebiliyorum.

Bu yetenek nasıl çıktı ortaya?

- Aslında birçok insanda bu potansiyel var, sadece kullanmayı bilmek önemli. Çoğumuz farkında değiliz. Ben de yeni yeni fark ediyorum.

İçinizdeki bu enerjiyi keşfetmek ve bunu iyileştirmede kullanmak için bir kırılma noktası yaşamış mıydınız?

- Tamamen bir kırılma noktası var ama onu anlatamam.

Haberin Devamı

KIZIM KENDİ KENDİNE MEDİTASYON YAPIYOR

Kızınızı yetiştirirken nelere dikkat ediyorsunuz?


- Bizim için ne doğruysa, ona göre yetiştiriyoruz. Başkalarından farklı değiliz yani. Meditasyon yapıyor ama... Oturup kendi kendine yoga yapmaya çalışıyor.

Alara’ya kardeş düşünüyor musunuz?

- Hayır. O tek kalmasın diye 35 yaşında doğurmayayım. Kızım bebekken ikinciyi düşünmüştüm ama o acemiliği attıktan sonra tek çocuk yeterli diyorum. Duygusal olarak istesem de mantığım kabul etmiyor. Annelerin ikinciden sonra çok yıprandığını düşünüyorum. Epidural yöntemiyle normal doğum yaptım. Bir daha göze alamam. Artık işime odaklanmak istiyorum.

Haberin Devamı

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!