GeriKelebek Hayatımın en ucuz tatiliydi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayatımın en ucuz tatiliydi

Biz deli miyiz?Neden seyahat için hep kendimize pahalı pahalı ülkeler seçeriz?Yeryüzünde görmediğimiz tonla coğrafya, topoğrafya varken mesela, döner dolaşır aynı steril ülkelere gideriz. Dili farklıdır belki ama yaşam biçimleri, kültürleri üç aşağı beş yukarı aynıdır.Niye ya?Elin gavuru gibi neden olamıyoruz. Kolaya mı kaçıyoruz? Bizim merakımız mı yok? Üşeniyor muyuz? Hem kazıklanıyoruz, hem de ruhen zenginleşemeden kös kös evimize geri dönüyoruz.Çok saçma...Ben oynamıyorum!İpimi geri verin.Yeniliklerden, ucuz ve farklı tatillerden biz neden nasibimizi alamıyoruz?Türküz diye mi? Bu mu yani suçumuz. Ve neden tatil ya da seyahat denilen şey parası olanların tekelinde? Bir saniye, bir saniye...Gerçekten öyle mi? *Değil.Yemin ederim, ön koşul para değil. Ve biz deli de değiliz. Sadece bilmiyoruz. Elin gavuru, havalanına gittiğinde binlerce gezi fırsatıyla karşılaşıyor, sunulan imkanların haddi hesabı yok, aylar öncesinden sudan ucuz biletler ayarlayabiliyor, görmek istediği kültürler hakkında kitaplar devirebiliyor. Ee tabii çünkü o egzotik ülkeler hakkında yazılan kitapların sayısı, bizdeki Televole çeşitleri kadar çok! Ama ben de diyorum ki size, önümüzdeki yıl için kendinize bir hediye verin. Şöyle farklı bir tatil yapmayı hedefleyin. Ve gözünüzü seveyim, Avrupa, Amerika sevdasından vazgeçin. Üstelik paraca da kár edersiniz.*Belki bizim de tatile çıkarken, o zaman dilimini en ince ayrıntısına kadar planlayan, kitaplar okuyan, İnternet'i tarayan, resmen ders çalışan, nelerle karşılaşacağını bildiği için şok olmayan, gavurlara biraz benzeme zamanımız gelmiştir.İtiraf ediyorum, bugüne kadar hep küçümsedim onları. 1/2 Doğulu'yum çünkü ben. Maharetin, plansız tatiller yapmak olduğunu sandım. Gider orada keşfedersin. Nah edersin! Bir kere, kafadan kazık yersin... Hayır, arkadaşlar bilgi almak gerekiyor. İyi de Nepal'e gitmek için bilgi alacağım birileri vardı da, ben mi almadım?Yoktu.*Haliyle...Bu yazıyı şahane gezimizin teknik kısımlarına ayırmayı uygun buldum.Çünkü baktım e-mail'lerime, bir sürü insan oraya nasıl gidiliyor, kaça mal oluyor, trekking denilen şey nasıl ayarlanıyor filan falan diye soruyor.Niye kızıyorsunuz bana?Ben şimdi kalkın, gidin demiyorum ki.Hıyar değilim, içinde bulunduğumuz durumun vehametini biliyorum. Ama yine de hayat devam ediyor, ucuz tatil meraklıları için Nepal'le ilgili teknik bilgi vermek istiyorum. İtirazı olan varsa, şikayetleri müdüriyete bildirsin.Gazetecilik, biliyorsunuz bir kamu hizmeti aynı zamanda.Ben de bir tür gazeteciyim.Şimdilik yani. Ve işte kamu hizmetim başlıyor.*Bu arada, unutmadan, bizim ailede her tür teknik ayrıntı kocamdan sorulur. Benim çok da kafam basmaz. Yani aşağıda yazdıklarım sizi kesmiyorsa, daha derin bilgiler almak istiyorsanız, lütfen bana bulaşmayın, Zafer'le temasa geçin. O sizi bayıltana kadar Nepal anlatabilir.Hadi başlıyoruz:Mesele, o büyülü ülkeye kapağı atmakta... Attınız mı, hiç sorun yok. Hayatınızın en ucuz tatilini yapabilirsiniz. Kapağı atmak meselesini nasıl halledeceksiniz? Galiba uçarak. Direkt uçuş yok. Hepsi aktarmalı. Peki kaç para? Türk Hava Yolları'yla Karaçi yapıp, sonra da Pakistan Havayolları'yla kendinizi Katmandu'ya atabilirsiniz. Gidiş-dönüş 1025 dolar. Lufthansa var sonra, Frankfurt, Bangkonk aktarmalı, 1170 dolar. En ucuzu Emirates gözüküyor, Dubai ve Delhi aktarmalı 934 dolar.Kazık sadece uçak biletinde yeniyor arkadaşlar.Gerçi fiks ücretler de yok.Bu söylediğim fiatlardan başlıyor.Biliyorum insanın içi gidiyor bu paraları verirken ama sonra cennete ulaşacaksınız...Ve uçak biletini saymazsak, 500 ile 1000 dolar arası bir parayla 15 gün krallar gibi yaşayacaksınız. 7 gün trekking, 2 gün jungle safari (hani Bengal kaplanları var ya orada), 4 gün Katmandu, 2 gün Pokhara. Otel, yemek içmek dahil. Halı ve kilim mevzuuna dalmazsanız, deli gibi alışveriş de yapabilirsiniz. *Bir Nepal gezisinin can alıcı noktalarına geliyoruz:Zafer'in dediğine göre önümüze gelen ilk seyahat acentasının teklifinin üzerine atladığımız için salaklık etmişiz, 12 günlük program için (iki kişi) 1000 dolar ödemişiz. İçinde neler mi var? 7 günlük trekking, rehber, hamal, ulaşım, otel, kaza sigortası, yürüyüş izni bedeli, yemek, içmek. Bize ucuz gelmişti. Kazıklanmışız. Biraz daha sabırlı olup araştırabilseymişiz, aynı programı iki kişi 600 dolara yapabilirmişiz.Finlandiyalılar 22 kişilik bir grup halinde gelmişlerdi. Çok akıllı bir davranışmış. O zaman bu programın daha havalısını çok daha ucuza getirmek mümkünmüş. Üstelik Everest'te kamp kurarak, elmalı turta lüksünü yaşayarak. Onlar 22 kişi, adam başı uçak bileti dahil 17 gün için 2000 dolar ödemişler. Grup genişledikçe fiyat düşüyor. Bu işleri de Nepal’den bir acentayla halletmek sizi kárlı kılıyor.Uzun süredir unuttuğumuz ölçüde güvenli bir yer Nepal. Kadın turistlere cinsel taciz vakaları neredeyse yok. O yüzden iki üç kadının toplanıp birlikte tatile çıktığını gözleyebiliyorsunuz.Katmandu'nun kalbi Thamel. Birbirine paralel ve kesişen sokaklardan oluşan üstü açık bir Kapalı Çarşı. Benzetme yapabilesiniz diye böyle yazdım, hemen üstüne atlamayın! Rengarenk bir mekán. Cıvıl cıvıl. Ve orada bir kültür şoku yaşamamanız bir mucize olur.Kalınabilecek en iyi otel de Thamel'de: Katmandu Guest House. Fiatları, odaların konumuna göre geceliği 2 ile 50 dolar arasında göre değişiyor. Biz aceleciliğimiz yüzünden orada kalamadık ve çok pişman olduk.Bu gezide bir kere daha keşfettim ki, dünya üzerindeki en iyi rehber kitaplardan biri Lonely Planet serisi. Katmandu'daki her yabancının elinde bir tane vardı.En iyi restoran 40.000 1/2 Feet Doodley Restaurant. Diplomatlar bile orada yiyor. Güya çok pahalı. Ama yine de bizim ölçülerimize göre ucuz kalıyor. Dünyaca meşhur inanılmaz kokteylleri var, sizi uçuruyor. Newsweek dergisi de bana kefil oluyor!Neyse, bu kadar uzun laftan sonra söylemek istediğim bir tek şey kaldı, oralara gitmek insana iyi geliyor...