GeriHayat Yalnız ben sizi dinledim!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Yalnız ben sizi dinledim!

Yalnız ben sizi dinledim!
refid:29633898 ilişkili resim dosyası

Dizilerin yıldızları önemli de tartışma programlarının yıldızları önemsiz mi? Çok koltuklu, çok atışmalı yayınların öne çıkan isimlerini misafir yazarımız Özge Doğan sizin için değerlendirdi.

ERDİNÇ YAZICI
AŞIRI TECRÜBELİ KONUK

Yalnız ben sizi dinledim

Genel ifadelerin ve sonu gelmeyen cümlelerin koruyucu babası. Gazi Üniversitesi’nde sosyoloji alanında çalışmaları olan bir akademisyen, HAS Parti’nin kurucularından. Ankara’da olduğu için programlarda her zaman sağ kelebek pencerenin içinden pembe pembe bakıyor. Stüdyo ortamlarına alışkanlığından, kamera kendisiyle ilgili bilgi kutucuğunu ekrana yerleştirmek için hareket ettiğinde bile afallamıyor. Olur ya, insan kulaklığını düzeltir, “Duyamıyorum” der, sesin sonradan gelmesine alışamaz. Eline kamera verseniz kendisini çekip yayını Ahmet Hakan’a yollayabilecek kadar bilgili ve hevesli. Siyaset bilimi jargonuyla özne belirtmeyen muğlak ifadeleri harmanlamayı seviyor: “Sağduyu, siyasi elit, ortak akıl, birlik ve beraberlik istikrar...” Tartışma ne kadar alevlense de fiziksel olarak başka bir yerde olduğundan mı bilinmez, üslup olarak çirkinleşmiyor.

İSMAİL SAYMAZ
GİRİŞ GELİŞME SONUÇ

Yalnız ben sizi dinledim

Konunun en can alıcı noktasını yakalayıp cevabını kompozisyonvari bir giriş, gelişme ve sonuçtan oluşturmayı seven araştırmacı-gazeteci. İzleyiciye yabancı ve karmaşık gelen tüm bilgileri anlaşılır bir dile çevirmeyi iyi beceriyor. Stüdyoyu anında bir mahkeme salonuna dönüştürme ve ardı ardına sıraladığı sorularla karşısındaki konuğa mavi ekran verdirme oranı yüksek. Radikal’de yazıyor ve kitaplarında polis şiddetinden asker ölümlerine Türkiye’nin en belalı konularını işliyor. Genelde sakin bir profil çizse de gazeteci refleksiyle tek bir sorunun yanıtını bir konuktan takıntılı şekilde almaya meyilli olabiliyor.

ABDÜLKADİR SELVİ
KLASÖRLERİN EFENDİSİ

Yalnız ben sizi dinledim

Sayfasını kıvırdığı raporu mavi klasörlerinden açıp okumayı, inanmayanları görünce sayfayı eline alıp konuşmayı seviyor. Özellikle iplerin birbirine karıştığı, kimin görevden alınıp, kimin içeriye girdiği, kimin falanca yere çağrılıp kimin filanca yeri terk ettiği gibi ülkenin pembe dizi durumlarında izleyiciye sayfa numarasına kadar kanıt sunuyor fakat nafile. Konuşmasının başlarında huzura ermiş Bülent Arınç dinginliği olsa da söz kesip köpürme halleri de çok fazla. Karşındakini dinlemek yerine konukların açığını yakalamaya çalışıyor, elindeki sayfalar daha konuğun sözü bitmeden karıştırılmaya başlanıyor, edilecek laf bulunuyor ve sonra sancılı bir söz alma süreci işliyor. Yine bir Gazi Üniversiteli fakat bölümü gazetecilikten epey farklı: Metalurji. Yolu; Yeni Asya, HBB, TGRT’den geçti, şimdi de Yeni Şafak’ın Ankara temsilciliğini yürütüyor.

MEHMET TEZKAN
EV RAHATLIĞINDA TARTIŞMA

Yalnız ben sizi dinledim

Gerginlikten azade bir tartışma programı izlemek istiyorsanız Mehmet Tezkan’ın katıldığı programlar tam size göre. Sanki o gün kaleme aldığı köşe yazısını size özel olarak okuyor ve “Şunu biraz daha açar mısın” dediğiniz yerde size gerekli açıklamalarda bulunuyor. Televizyon geçmişi hayli renkli; ATV, Show TV ve Star’da haber müdürlüğünden genel yayın yönetmenliğine üst düzey görevlerde yer almışlığı var. Ekran önünde, evinin salonunda oturuyormuşcasına sergilediği rahatalığın televizyonla haşır neşir olmasından kaynaklandığı söylenebilir. Arkadaş muhabbetinde konu siyasetten açılmış da fikirlerini anlatırmış gibi bir rahatlık, bir düzlük. Tarihsel analiz kastırmıyor, ‘kim, nerede, ne konuştu’nun çetelesini tutmuyor. Az çok gündemle ilgilenen herkesin aklına gelecek retorik soruları sorup, cevaplarını veriyor. Söz kesme gibi bir alışkanlığı yok.

ASLI AYDINTAŞBAŞ
KOMŞUYA DERT YANAR GİBİ

Yalnız ben sizi dinledim

Tartışma programlarının erkek arenasına dönmemesinin yegâne sebebi. En önemli konuları ciddiyetle savunduğunda bile “Hayatımız neticede bu değil, ayrıca demli çayı da çok severim” dercesine bir hafiflik ve sakinlik yayıyor ekrandan. The New York Times ve Wall Street Journal’da yayımlanan haberleri yurtdışı deneyiminin bir meyvesi. Sıcak gündem söz konusu olduğunda çoğu konuşmasına komşusuna dert yanarmış gibi başlıyor. Gündem neyse onu kişisel deneyimine katıp hikâyeleştirmeyi seviyor; “Televizyonu açtım, inanamadım”, “Olayı duydum şöyle düşündüm” gibi. Argümanlarını, siyasilerin demeçlerini kullanarak güçlendiriyor, bununla da kalmıyor demecin etrafındaki kalabalıktan da haberdar; şu davetten önce, bu toplantıdan sonra... Çıkış yaptığındaysa o kadar doğal bir tepki veriyor ki diğerlerinin bir anlığına susması işten bile değil.

LEVENT GÜLTEKİN
ÖLÇÜLÜ BİR HEYECAN

Yalnız ben sizi dinledim

Bacak bacak üstüne atmasından elinde kalemle konuşmasına kadar her ne kadar rahat olduğunu ispatlamaya çalışsa da kamera önündeki tedirginliği bazen göze çarpıyor. Gazeteciliğe başladığı Yeni Şafak’ta genel müdürlüğe kadar yükselen Gültekin, Star Medya ve Cine5’te çalıştı, şimdiyse Diken.com.tr’de yazılarını yazmaya devam ediyor. Sakin bir tona sahip değil, bu yorucu olabilir ama gürültücü olduğu da söylenemez. İzleyiciye yakın üslubunun yanında içinden gelen ölçülü bir heyecanla kendini ifade ettiği anlar oluyor. Ortalığı yıkmadan fikirlerini ateşli şekilde savunmak suretiyle kendini dinletmeyi başarıyor.






Yorumları Göster
Yorumları Gizle