GeriHayat Türkiye'nin en unutulmaz kongreleri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    22
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Türkiye'nin en unutulmaz kongreleri

Türkiye'nin en unutulmaz kongreleri
refid:27079650 ilişkili resim dosyası

Cumhurbaşkanlığı seçiminin ardından hem AKP hem CHP de yenilik arayışında. İkisi de kongreye gidiyor. Onlar genel başkanlarını ararken biz de fırsattan istifade geçmiş kongreleri şöyle bir hatırlayalım...

KIRARIM BU KÜRSÜYÜ
18 Mayıs 1997 - MHP

MHP, Alparslan Türkeş’in ölümünün ardından yeni genel başkanını seçmek için toplanmıştı. Adaylardan Ramiz Ongun, Enis Öksüz, Muharrem Şemsek ve İbrahim Çifçi ilk tur oylama sonucundan sonra Devlet Bahçeli lehine adaylıktan çekildiler. Bunun üzerine Tuğrul Türkeş’i destekleyen Ülkü Ocakları Eski Başkanı Azmi Karamahmutoğlu arkadaşlarıyla kürsüye geldi. “Ya çekiç olacaksınız ya örs, aradaki demir olmayacaksınız” diyerek lafa başladı, “Bu pazarlıklı kongreyi tanımıyoruz” diye devam etti, “Eğer illegaliteye kaymak gerekiyorsa bunu fert olarak başlatıyorum. İsteyen benimle birlikte gelir katılır” diye bitirdi. İnmeden önce yanındakiler “Yıkın kürsüyü” talimatı vermeyi de ihmal etmedi. Kürsü yıkıldı; masalar, sandalyeler, demirler havada uçuştu. Hatta araya havaya açılan sekiz el silah sesi de karıştı. Kongre ertelendi…

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

YOK SENSİZ OLMAZ
18 Şubat 1995 - CHP / SHP

1994 yerel seçimlerine ayrı ayrı giren CHP, SHP ve DSP toplam yüzde 25 oy alınca birleşme kaçınılmaz olarak gündeme geldi. 18 Şubat 1995’te toplanan CHP kurultayından birleşmenin CHP çatısı altında olması kararı çıktı. SHP kurultayı da CHP’ye katılım kararı alındı. Hikmet Çetin oybirliğiyle CHP Genel Başkanı seçildi. Ancak Deniz Baykal, eylül 1995’te yapılan kongrede genel başkanlığa çabuk tarafından geri döndü. Birleşmeden önce partisinin oy oranı yüzde 4.7 idi…

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

‘PARTİ’ GİBİ PARTİ
23 Mayıs 1998 - CHP

Normal akışıyla devam eden kurultayın sürprizi Deniz Baykal’ın konuşmasına gelindiğinde ortaya çıktı. Önce o günlerde çok popüler olan Ricky Martin’in ‘Un, dos, tres’ şarkısı çalmaya başladı. Sahnenin ortasına uzanan yüksek merdivende bir kapı açıldı ve duman bulutlarının içinden el sallayan Deniz Baykal çıktı. Şarkının sözleri de “CHP; sol, sol, sol,” olarak revize edilmişti.

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

MHP’NİN DOĞUŞU
9 Şubat 1969 - CMKP

Türkiye tarihinin en renkli politikacıları arasında anılan Osman Bölükbaşı’nın kongreleri de şenlikliydi. Önce Millet Partisi, sonra Cumhuriyetçi Millet Partisi en son Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’nin başında yer aldı. 1965’te Alparslan Türkeş ve silah arkadaşları CKMP’ye katıldı. Bölükbaşı “Yahu, bizim eski parti, ordu karargâhına döndü. Çizme gıcırtısından, kılıç şakırtısından girilmiyor” yorumunu yaparken CKMP, 9 Şubat 1969’da “Torosların eteğinde, bu kutsal topraklar üzerinde tekevvün eden irade yeni bir Ergenekon müjdeliyor” sözleriyle açılan kongreyle Milliyetçi Hareket Partisi adını aldı.

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

DURDURAMAZSINIZ, CEM UZAN GELİYOR!
23 Ağustos 2002 - YDP / Genç Parti

2002’de siyasete atılmaya karar veren Cem Uzan’ın seçime katılabilmek için hazır bir partiye ihtiyacı vardı. 92’de ANAP’tan ayrılan Hasan Celal Güzel’in kurduğu Yeniden Doğuş Partisi (YDP) uygun bulundu. Güzel’in itirazlarına rağmen 23 Ağustos 2002’de yapılan 3. Olağanüstü Kurultay’da YDP’nin adı Genç Parti olarak değiştirildi ve parti başkanlığına da Cem Uzan seçildi. Uzan’ın ilk icraatı Güzel’i partiden ihraç etmek oldu.

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

MİLLİ İRADE DEMİREL DEDİ
28 Kasım 1964 - Adalet Partisi

Süleyman Demirel 1962’de siyasetten çekilmişti. Ancak 1964’te Adalet Partisi Genel Başkanı Ragıp Gümüşpala hayatını kaybedince geri döndü. ”Adalet Partisi kurulduğundan beri ne ithamlara ve iftiralara maruz kaldı. ‘Gerici’ denildi. ‘inkılaplara karşı’ denildi, ’Atatürk ilkelerine karşı’ denildi. Neden? Çünkü Adalet Partisi, ‘Halkı biz idare ederiz, seçse de ederiz, seçmese de ederiz. Bizden başka kimse idare edemez’ diye düşünen siyasi muarızları için ciddi bir tehlike teşkil ediyordu...” dediği konuşmasıyla genel başkanlığı farklı kazandı.

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri


ŞEFTALİ ŞENLİĞİ
13 Haziran 1993 - DYP

DYP, Cumhurbaşkanı seçilen Süleyman Demirel’den boşalan genel başkanlık koltuğuna geçecek isim için 13 Haziran 1993’te kongreye gitti. Milli Eğitim Bakanı Köksal Toptan, İçişleri Bakanı İsmet Sezgin ve Ekonomiden Sorumlu Devlet Bakanı Tansu Çiller’in yarıştığı kongreden Çiller galip ayrıldı. Çiller’i istemeyen ekipten Hüsamettin Cindoruk memnuniyetsizliğini “DYP Kongresi şeftali şenliğine benziyor. Delege genel başkan değil şeftali güzeli seçti” sözleriyle ifade etmişti.

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri


BİR DEVRİN SONU
7 Mayıs 1972 - CHP

“Ya ben, ya Bülent” diyen İsmet İnönü’ye karşı delegeler “Demokratik bir partinin kanunlara saygılı özgür üyeleri mi olacağız, kapıkulları mı olacağız. Karar sizindir” sözleriyle seslenen Ecevit kazanıyor ve CHP’de 33 yıl, 4 ay, 11 gün süren İnönü döneminin sona erişini ilan ediyordu. Ertesi günkü gazete manşetleri yeni dönemi şu başlıkla duyurdu: “Şef Partisi’nden Halk Partisi’ne...”

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

PARTİNİ YAVAŞCA YERE BIRAK
Mayıs / Haziran 2007 - ANAP / DYP

İki partinin birleşme kararı almasının ardından DYP 27 Mayıs’ta, ANAP da 2 Haziran’da son kongrelerini yaptı. Böylece Turgut Özal’ın 1980’lere damgasını vuran ANAP’ı tarihe karışıyordu. Birleşmede altı çizilen noktalardan biri “Genel başkanlık krizi yaşanmayacak” açıklamalarıydı. Gerçekten de yaşanmadı. Mehmet Ağar, Erkan Mumcu’yu çabuk tarafından partinin ve siyasetin dışına iterek tek başına genel başkan oldu.

Türkiyenin en unutulmaz kongreleri

ÖZAL SUİKASTI
18 Haziran 1988 - ANAP

Anavatan Partisi’nin olağan genel kongresinde Özal konuşma yapmak için kürsüye çıktı. Kısa bir süre iki el silah sesi duyuldu. Kurşun Özal’ın önünde bulunan mikrofonun ayağında sekip sağ el başparmağını yaralamıştı. Kürsünün altına giren Özal saldırgan Kartal Demirağ’ın bertaraf edilmesinin ardından kürsüden şöyle seslenmişti: “Bilhassa belirtmek istiyorum; Allah’ın verdiği ömrü, O’nun isteğinden başka alacak yoktur, biz de O’na teslim olmuşuzdur.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle