GeriHayat Tarkan, Türkiye’nin şansı;<br>Türkiye, Tarkan’ın şansı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    17
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Tarkan, Türkiye’nin şansı;<br>Türkiye, Tarkan’ın şansı

Tarkan, Türkiye’nin şansı;<br>Türkiye, Tarkan’ın şansı

Bugün Tarkan’ın titizlikle cilalanmış, filtrelenmiş, paketlenmiş şöhretinin arkasında yoğun bir Türkiye gerçeği var. Ve 45’ine yaklaşan ‘megastar’ın uzun süre bastırmaya çalıştığı sesindeki alaturka renge her zamankinden daha çok ihtiyacı var.

“Gerçek olan şey karşısında her zaman gerçek olmayana öncelik tanımak” meşhur bir Freud söylemi, basit bir insanoğlu gerçeği. Nedeni malum: Gerçek dünya, yüzleşemeyeceğimiz kadar korkunç ve her seferinde bir gün ölüp çürüyeceğimizi hatırlatıyor. İnsana ölümü unutturacak, ihtiyaç duyduğu yalanı ve hayali sunacak bir illüzyon lazım. Her toplumun yasaklanmış dürtülerini, gizli arzularını ve fantezilerini ifade edecek, mümkün hale getirecek bir güce/ışığa ihtiyaç duyması da bu yüzden. Türkiye’de tüm bunların yaklaşık 25 senedir sahnede tek bir karşılığı var: Tarkan

 

 

MANA KİŞİLİK

Sendromun literatürdeki karşılığı belli: Mana kişilik. Yani: Kuvvetini seyredenin gözlerinden alan, büyüleyiciliği aslında onu tecrübe edenden gelen. Tarkan hep Tarkan’dı. 1.60 boyunda, ufak tefek, eli yüzü düzgün, ses rengi şahane bir ‘star’. Sahnede onu devleştiren, boyunu 2 metre yapan, kas üstüne kas bindiren, üzerine a-acayip bir cinsellik giydiren Türk halkı oldu. Yaşayamadığı erotizmi, kıvıramadığı göbeği, dalga dalga hissedemediği cinselliği Tarkan’ın üzerine attı. Şöhret bir tür seçim; kişinin içinde kontrol edemediği bir ‘kendini ortalara atma’ ihtiyacının vardığı en son nokta. Tarkan için de farklı olmadı. Yedi çocuklu bir aileden çıkmanın, iki kültürün, Almanya ve Türkiye arasında sıkışmanın, nereye ait olduğunu bilememenin son derece doğal sonucu: Fark edilme ihtiyacı, beğenilme tutkusu, ilgi odağı olma arzusu... Tam da o sıra başbakan oğlunun jet-ski’si macerasıyla meşgul, Televole kültürüyle nefes alan memleketin çok acil ‘popstar’ arayışıyla kesişti, evrendeki bir patlamaya denk geldi ve ekrana Tarkan düştü.

 

Tarkan, Türkiye’nin şansı; Türkiye, Tarkan’ın şansı

Magazin basınında Tarkan’ın başına bela açan fotoğraflardan.

 

BEYAZ FANİLYADAN AĞIZ TOPUNA

Çok kısa sürede ayrık dişiyle beraber, ‘Kıl Oldum Abi’ masumiyeti de kayboldu. Erotizm ihtiyacını uçuşan beyaz gömlekle, bir beden küçük fanilayla kapamaya çalıştı. Tarkan erotizmi tam kıvamını ‘Ölürüm Sana’ ile 1997’de buldu. Şarkı söyleme tekniğinden sahnede kıvırmasına ve kliplerine kadar bulaştı. 

 

Tarkan, Türkiye’nin şansı; Türkiye, Tarkan’ın şansı

 “Tanrı kraliçeyi korusun.” Tarkan, Sezen Aksu için böyle diyordu.

 

TÜRKİYE ÖZLEMİ

Haftalık dergilerin 200 küsur bin baskıyla 1 TL’ye basıldığı dönem ‘İtiraflarım’ kapağını da verdi, ‘Reha Muhar Ana Haberciliği’nin başürünü de oldu, Mehmet Ali Birand’ın 32. Gün canlı yayınına çıkıp skandallarına göğüs de gerdi. Yeri geldi evladını aile dostunun yanına çalışmaya gönderen anne şefkatiyle New York’a, Ahmet Ertegün’ün yanına uğurladık, gün oldu Ertegün’ün demeçlerine nedense şaşırmadık: “Tarkan’da Türkiye özlemi ağır basıyor. Belki de her iki tarafın beklentilerine uygun bir şarkı bulmak zorlaşıyor.” (16 Ocak 2006, Vatan) 

 

Tarkan, Türkiye’nin şansı; Türkiye, Tarkan’ın şansı

 Takım elbise, kısa saç, kirli sakal... 2007 sonunda başka bir Tarkan.

 

UYUŞTURUCU VE ÇIPLAK FOTOĞRAFLAR 

Bir ‘star’ düşünün ki yaklaşık 25 senedir, Türkiye’nin sert ve kurak şöhret ikliminde hâlâ dik ve dirençli. Tarkan’ı tanımayan birine önce memleketin huyunu suyunu, sonra da Tarkan’ın yaşadıklarını anlatmayı deneyin: Çok değil üç yıl evvel “Esrar şoförümün, kullanmıyorum. Kokain kullanıyorum” diyerek uyuşturucudan tutuklandığından, erkeklerle çıplak ve sarmaş dolaş fotoğraflarının basına sızdığından, ilk menajerinin ‘Tarık’ adlı bir sanatçısıyla yaşadığı eşcinsel ilişkiden bahsettiği anı kitabından, askerlik skandalından, canlı yayında “Çok çişim var” gafından bahsedin mesela. İstediğiniz kadar hit makinesi olsun, star ışığıyla parlayın. Başka hangi şöhret hâlâ ülkesinde bu kadar hacimli ve görkemli kalabilir? 

 

Tarkan, Türkiye’nin şansı; Türkiye, Tarkan’ın şansı

 

BİR ORTA SINIF İLLÜZYONU

Belki de Tarkan’ın bir ‘orta sınıf’ illüzyonu olmasından, onunla ilişkimizin hâlâ ‘orta sınıf’ ahlakı ve kültürüyle sınırlı kalmasından böyle. Çınarcık çıkışlı olması da tesadüf değil. Sahilde Kaktüs-Belediye-Çınaraltı olarak sıralanan aile çay bahçelerinde, Google biyografisinde çıktığı gibi konken kadınlarına değil; çoluk çombalak çekirdek çitleyip gazoz içerek yazlık eğlencesini yaşayan ailelerin Tarkan’ı o. Orta sınıf ailenin, orta direk starı, biricik Tarkan’ı.

 

HER ŞEY PLANLI VE HESAPLI

O sofrada kimse çişinin geldiğindan bahsetmez, farklı cinsel tercihler dile getirilmez, asla seks konuşulmaz. Yasaklanmış dürtülerin, gizli arzuların toplamı Zeki Müren de böyle ağırlandı o sofrada Bülent Ersoy da. Ve belki de şimdi Tarkan... Son 6-8 senesi müthiş planlı, stratejik ve beklendik; müthiş bir PR ve pazarlama ürünü. 

 

Tarkan, Türkiye’nin şansı; Türkiye, Tarkan’ın şansı

3 senedir Açıkhava yaz konserleri, #TarkanZamanı’na dönüşüyor. Her konser serisi 360 derece titizlikle hesaplanıyor, ölçülüp biçiliyor, tıkır tıkır işliyor. Tek kelime etmeden, tek şarkı üretmeden markasını parlatıyor, hatta güçlendiriyor. 

 

KUMAŞ BELLİ

Ya yeni albümü?Ahde Vefa, belki de en iyi bildiği alana, alaturkaya dönüşü; zaman zaman kaçmaya çalışsa da üzerinden atamadığı alaturkaya...44’lük bir Türkiye ‘megastar’ının atabileceği tek akıllı hamle belki de bu. 22 yıldır vazgeçmediği konseri kayda alan kameralara dönüp göz kırpmalara, ekranı öpmelere, kendine göre seksi/çıtır hareketler bir zahmet tuhaf kaçabilir, fitness kültüründe ‘Squat’ olarak bilinen aynı ‘bacakları aç/popoyu çıkar/diz çök/kalk’ hareketini 50’sinde çıkaramayabilir. Madonna’cılık genlerimizde yok. DNA bu, kumaş belli.

Artık kimse Avrupa’ya açılmalar, New York sokaklarında saçılmalar beklemiyor Tarkan’dan. Tek yapması gereken, tüm rahatlığıyla içindeki ‘Alaturka’ sesi ve rengi doya doya dökmek, saçmak, yaşamak, yaşatmak. 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle