GeriHayat Süleyman Demirel: Bizim gibi insanların aradığı en önemli şey, konuşacak arkadaştır
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Süleyman Demirel: Bizim gibi insanların aradığı en önemli şey, konuşacak arkadaştır

Süleyman Demirel: Bizim gibi insanların aradığı en önemli şey, konuşacak arkadaştır
refid:29337052 ilişkili resim dosyası

Süleyman Demirel ile Aralık 2008’de Tempo için yaptığımız söyleşi tüm hayatının muhasebesi gibiydi. Demirel, AK Parti iktidarının er geç biteceğine işaret etmiş, yıllar geçtikçe Özal’ı, Ecevit’i özlediğini söylemişti. Deniz Gezmiş’le ilgili sorumda soğukkanlılığını yitirmesi hâlâ unutamadığım bir ayrıntı. İşte o söyleşiden bir kesit.

Bir söyleşide Fidel Castro’ya soruyorlar: “Bir ayaklanmayı örgütlediniz. Devrim yaptınız ve yıllardır devletin başındasınız. Kader sizi buraya sürüklemeseydi, nasıl bir hayat sürmek isterdiniz?” Castro: “Şekerkamışı tarlalarında kadınların peşinden koşmak isterdim” diye yanıtlıyor. Bu soruyu Başbakan Erdoğan’a da sormuştum. “Futbolcu ya da tüccar olurdum” demişti. Ya siz?
Ben ayağını toprağa çıplak basmış adamım. Bu ülkenin ıstırabını biliyorum, yoksul halkın hangi sıkıntıları çektiğini biliyorum. Beni mühendis yapan bu. Mühendis olduktan sonra elime başka fırsatlar geçti. ABD’nin batı eyaletlerini gördüm. Harıl harıl 1950’den beri başladım, “Türkiye’yi karanlıktan kurtaralım, bozkırı yeşile çevirelim, toprakları sulayalım” dedim. İhtilal gelip çatmasaydı, hiç olmazsa o dönemde siyasete girmezdim. Önümüzde asılmış başbakan var. Türkiye’nin kalkınma, hak, hukuk, demokrasi bayrağını taşımak durumunda kaldım. Kalmasaydım, mühendisliğe devam ederdim.

En büyük rakibi Matisse öldüğünde Picasso, “Artık resim çizmemin bir anlamı kalmadı” demiş. Eskilerden, karşılıklı oturup konuşmayı özlediğiniz birileri var mı?
Bizim gibi insanların aradığı en önemli şey, konuşacak arkadaştır. Bazen, “Keşke Turgut Özal, Bülent Ecevit sağ olsaydı” diyorum. Birbirimizle çok uğraştık. Keşke İnönü sağ olsaydı! Hayal ediyoruz ya... Keşke Celal Bayar sağ olsaydı. Adnan Menderes sağ olsaydı...

ÖZAL VE ECEVİT İLE REKABET

Süleyman Demirel: Bizim gibi insanların aradığı en önemli şey, konuşacak arkadaştır

En çetin rakibiniz kimdi? “Vay canına! Beni nasıl da köşeye sıkıştırdı!” dediğiniz biri...
Turgut Özal, Bülent Ecevit önemliydi. Özal benim yanımda müsteşardı. Elimden iktidar alınıyor; Özal başbakan yardımcısı yapılıyor. 1983’te bana parti kurdurtmuyor, beni yasaklıyor. Arkadaşlarımı yasaklıyor. Ama değişik bir adamdı. Dünyayı bilen bir adamdı. Projeciydi. 1987’de Turgut Özal’ın karşısına geliyoruz. Yasaklıyım. Yasağı nasıl deleceğim? Radyo onun elinde, televizyon onun elinde. Anadolu’nun tozlu topraklarına düş, “Hizmet etmek istiyorum, ettirmiyorlar” diye mücadeleye girdik. Kolay bir şey değildir. Sonra Özal ile aynı mühendis kafasına sahip olduğumuz için açığımızı bulmakta zorluk çekmezdik. İkinci bir olay da Bülent Ecevit’tir. İyi bir hatipti. Yoksulluğu çok iyi kullanırdı. Herkesi zengin etmek de mümkün değil! Biz güzel şeyler yaptık ama adam, “Benim yine bir şeyim yok” diyor. İdeolojiyle uğraşmak zordur.

Hangi ideoloji? Sosyal demokrasi mi?
Evet, ortanın solu. İdeoloji sahibi olmak başka, program sahibi olmak başka.

Demek ki en büyük rakipleriniz Ecevit ve Özal’dı. Ya en büyük hayal kırıklığınız?
Var ama demeyeceğim.

Neden?
Demeyeceğim işte...

Dalıp gittiğiniz olur mu hiç? Özlediğiniz günler var mı?
Binlerce... Geçmiş aklınızdan çıkmaz. Hem rahatlatıcı hem rahatsız edicidir. Onlar benim içimdedir, onları çıkarmam.

Hafızanızla ilgili efsaneler var. Gerçekten müthiş bir hafızanız mı var?
“Var” desem ayıp olmaz mı?

Benimle tanıştınız, iki yıl sonra hatırlayacak mısınız?
20 yıl sonra da...

EGE NEDEN GÖL DEĞİL?

Süleyman Demirel: Bizim gibi insanların aradığı en önemli şey, konuşacak arkadaştır
Arşivleri karıştırırken eski sözlerinizi kahkahalarla okudum. Mizahı bilerek mi kullandınız siyasette?
Halkımız mizahı sever. Ama edeplisini... Mizahtaki güçlü hikâyelerin çoğu müstehcendir. Siyasetçi onu anlatamaz. Halkımızın çoğu tarımdan geldiği için hayvan hikâyeleri çok geçer. Onları da dikkatli kullanmak gerekir.

“Memlekette benzin vardı da biz mi içtik?” sözü...
Onlar doğrular. Doğruları kestirmeden söylemeyi severim. “Kardeşim, vardı da biz mi içtik?” Adam da diyor ki: “Hakikaten içti mi? Benzin içilir mi?”

Benim en sevdiğim, “Ege bir Yunan gölü değildir, Ege bir Türk gölü değildir, binaenaleyh Ege bir göl değildir” sözünüz...
Gerçeği söylüyorum. “Ege bir denizdir” diyorum.

Siyasetin tıkandığı yerde mizah, kalıcı sözler bırakmış.
Ona Anadolu’da ‘mekre’ denir. Mizahı severek konuşma...

DENİZ GEZMİŞ VE ASILAN ÜÇ FİDAN
(Demirel Meclis oylamasında idamlara onay vermişti)
Geçmişi yeniden yaşamak mümkün değildir. 1971 ve sonrasından ben sorumlu değilim. Ben kendimi koruyamamışım ki başkasını koruyayım. İdam hadisesi, mahkeme kararıyla, Yargıtay’dan geçer. Meclis’e kabul veya ret için gelmez. Kabul için gelir. Reddin çok emsali yoktur. Ben niye eli kanlı oluyorum? O gün yapabileceğim tek şey Meclis’i kurtarmaktı. Adama ‘eli kanlı’ derseniz, adam üzülmez mi?

AKP BİR MERKEZ SAĞ OLUŞUMU MU?
Orta sağ partiler, din ve vicdan hürriyetine saygılıdır, fakat dini kullanmazlar. Yani camiye, okula, kışlaya girmezler. 1963’te daha yaprak kımıldamazken dedim: “Başınızı, ‘Ben başkalarından daha Müslümanım’ diye bağlıyorsanız, ayrımcılık yapıyorsunuz”. İktidarlar güç kaybeder. Ve bugün seçmen, nasıl ki 2007’de buna oy vermiş, yarın başka birine oy verir. (...) Tabanı AKP’yi ne zamandan beri kucaklamış? 1946’dan, 1950’den, 80’den, 90’dan beri değil. 2002’den beri kucaklamış. Yarın da başkalarını kucaklar.

ÇANKAYA'DAKİ İKİNCİ YILINDA
ABDULLAH GÜL'E ÖNERİLER

Siyasetçiler rüzgâra göre hareket ettiklerinde itibar kaybederler. Cumhurbaşkanlığı itibar müessesesidir. Popülizm yetmez. Hadiselerle karşılaşırsınız. Onların karşısında gücünüz ve nitelikleriniz ortaya çıkar. Büyük gayretlerle tesis edilen itibarı bir talihsiz olay alır götürür.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle