İstanbul’un hakkını ver

Güncelleme Tarihi:

İstanbul’un hakkını ver
Oluşturulma Tarihi: Nisan 21, 2017 12:16

Konu bazen psikiyatri, bazen şehirde yaşam, bazen edebiyat oluyor. Bu konularda söyleyecek anlamlı sözleri olanlar, izlemek isteyenlerin karşısına çıkıyor. Bu ‘şehir konuşmaları’ndan biri de salı günü yapılacak. Ali Tufan Koç, metropolde nasıl yaşamak gerektiğini anlatacak.

Haberin Devamı

Ali Tufan, bizim ekip arkadaşımızsın. Yıllardır kent yaşamıyla ilgili yazıp çiziyorsun. Artık bir adım daha ileri gittin sanırım.
- Son 2.5 senem İstanbul-Brooklyn arası geçti, geçen sene bu hatta bir de New Orleans eklendi; pek alışık olmayan bir üçgen içinde yaşayıp, çalıştım. Ruhu, dili, kültürü, dinamiği çok başka bu üç şehir arasında gidip geldikçe, kentlerin insan ruhu üzerindeki etkisine olan merakım daha da arttı; kent yaşamı ve kültürü üzerine dersler almaya, araştırmaya, incelemeye başladım.

Son yıllarda metropol incelemeleri ve kentsel yaşam üzerine hiç olmadığı kadar akademik araştırma yapıldı, güncel kitaplar basıldı. Bunlar tesadüf olmamalı...
- Değil tabii. ‘Metropol’, ‘mahalle’, ‘sokak’ gibi kavramlar yakın dönemde hızla anlam kaymasına uğradı. Hangi şehirden olduğumuz ve o şehirle kurduğumuz bağ daha da önem kazandı. Dünya üzerinde bir tür kimlik bunalımından geçmeyen, ‘evi’ bildiği toprağı sorgulamayan, yaşadığı şehirle nasıl daha mutlu bir ilişki kurmanın yollarını aramayan neredeyse yok gibi.

Haberin Devamı

İki güncel madde

Okumaların sonucunda altı çizilmesi gereken yerler gördün mü?
- Üzerinde uzun uzun konuşulası iki güncel madde var: Politik ol ve zor zamanlarda sadık kal. Kriterler günlük hayatta uygulanabilir basit pratiklerle devam ediyor: Daha fazla yürü. Lokal tüket. Komşunu bil. Eğlenceli deneyimler yarat. Doğasını keşfet. Gönüllü ol. Lokal ye. Yeni fikirler üret, katkı sağla. Tabii, tüm bunları uygulamaya başlamadan önce kendi İstanbul’unu tanımlaman, keşfetmen gerekiyor.

Son araştırmalar ne söylüyor?
- Büyük şehirlerde hissedilen güvenin oranında düşüş var, buna rağmen taşınma/şehir-ülke değiştirme rakamları –mülteci vakalarını ayrı tutarsak– neredeyse aynı. Şehirle kurduğumuz bağ, düşündüğümüzden daha derin, kompleks ve tuhaf olabilir mi? Üzerinde düşündükçe, konuştukça aynı zamanda kendimizi biraz daha anlayacağımız bir konu bu.

İstanbullu olmak ne demek?
- İstanbullu olmak, kaç sene burada yaşadığın ya da ne kadar kök saldığınla ölçülebilen bir kavram değil. Daha çok hayatı nasıl karşıladığın, yaşadığın ve çözdüğünle alakalı. İster Berlin’e, New York’a taşın; ister bas Güney’e ya da kaç Kuzey’e, o ‘İstanbullu’ ruhu beraberinde taşıyorsun. Gittiğin, tanıştığın her şehri İstanbul üzerinden çözmeye çalışıyorsun. İlişki kurarken, rutin belirlerken hep İstanbul pratiğini kullanıyorsun. Belalı bir sevgiliden çok; nereye gidersen git, kaç yaşına gelirsen gel, hep beraberinde taşıdığın ve taşıyacağın bir aile ferdi gibi. İstanbul, New York, Paris... Her metropol insanı, şehriyle böyle bir ilişki içinde aslında. Fark etmese bile...

Haberin Devamı

Terapist değil filozof dönemine dönüş
Elvan Omay, The School of Life İstanbul Kurucu Direktörü

“Eski Yunan’da insanlar akıl almak istediklerinde, kendilerini, ilişkilerini ve hayatın onlar için anlamını sorguladıklarında filozoflara giderlermiş. O dönemin terapistleri filozoflarmış. Bugün mutluluğa dair gündelik yaşamda sorduğumuz pek çok soru o dönemin filozofları tarafından sorulmuş ve cevaplanmış aslında. The School of Life’ta kendi doğamızı, her gün karşımıza çıkan psikolojik çıkmazları, ilişkilerle ilgili zorlukları, iş yaşamını, yaşadığımız dönemi ve toplumu; yani hayatı daha iyi anlamak ve anlamlandırmak için felsefe tarihinden, edebiyattan, sanattan, psikolojiden faydalanıyoruz. 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!