GeriHayat Hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntı yaşamak lazım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntı yaşamak lazım

Hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntı yaşamak lazım
refid:26523449 ilişkili resim dosyası

Tasavvuf araştırmacısı-yazar Cemâlnur Sargut, ‘Kur’an ile Var Olmak’ adlı yeni bir kitap yayımladı. Sargut’la Kur’ân-ı Kerîm, Ramazan ve Kutsal Topraklar olmak üzere üç bölümden oluşan kitabını konuştuk.

Siz hep böyle güler yüzlü müsünüz? Birine kızıp bağırdığınız, kaşlarınızın çatıldığı olmaz mı?

Bazen oğluma kızıyorum ama insan yaşlandıkça daha anlayışlı oluyor, hadiselere daha güzel bakmayı öğreniyor. Bir de ben 15 senedir et yemiyorum, ondan beri de yumuşaklığım arttı. Zaten hiçbir zaman çok sinirli bir tip olmadım.

Hiçbir olayın içinde negatif taraf görmemek nasıl oluyor, zor değil mi?

Hayır, tasavvufla çok kolay. Birine âşık olduğunuz zaman onda negatif taraf görüyor musunuz? Görmüyorsunuz. Peki, Allah’a âşık olan insan, hadiselerde negatif taraf görür mü? Görmüyor işte...

Negatif olmamakla kader arasında nasıl bir bağ var sizce?

Kader ezelden bellidir, hiçbir şekilde değişmez. “Keşke şöyle yapsaydım, oğlumun hayatını kurtarabilir miydim?” diye soruyorlar mesela. Böyle bir şey olamaz.

Neyi değiştirebiliyoruz peki?

O kadere bakış açımızı, kaderi yaşayış tarzımızı. Aynı kaderi yaşayan iki kişi görüyorsunuz: Biri intiharı düşünüyor, diğeri “Bu da Allah’tan çok şükür, bana ne güzel bir cevap” diyor.

Akışı değiştiremiyorsak neden dua diye bir şey var?

Yanıldığınız nokta şu: O duayı, o isteği, içinize kim veriyor? O veriyor. O kaderi yaşamak için o duanın isteğini veriyor. İsteği veren de Allah, yapan da...

‘Kur’an’la Var Olmak’ kitabınızdan şu anlaşılıyor: Kur’an’ı okumak demek idrak etmek anlamına gelmiyor.

Evet, okumak kolay, anlamak çok zor. Çünkü çok ince derinlikleri var. Birçok erkek öbür âlemde cennette gencecik kızlarla birlikte olacaklarını düşünüyor. Hâşâ! Orası bir cinsellik yeri değil. Vücut yok ki cinsellik olsun.

Hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntı yaşamak lazım

En çok kadın dövülen ülke Amerika

Hangi ayete dayanarak böyle bir şeyin yaşanacağına inanıyorlar peki?

Ayette var ama işte ayetlerin ilginç bir yapısı var. İbn-i Arabî Hazretleri açıklıyor bunu, diyor ki “Sende olmayan nefsin tekamül ederse onlar bir bahçe gibi meyve vermeye başlar. Senin kadın olarak göreceğin o şey, nefsinin güzellikleridir, nefsinden çıkan bahçelerdir. O sana huri gibi tesir edecek.”

Kadınlar, İslam ülkelerinde daha çok eziliyor, hor görülüyor. Ne diyorsunuz?

Yanlış bir yorum bu, kusura bakmayın. Dünyanın en çok kadın döven ülkesi Amerika, en çok ensest ilişki İsviçre’de yaşanıyor.

Yani?

Gelenek ve ananeleri dinle karıştırmamak lazım. Neden dinler hep problemli yerlere inmiş? Çünkü en bozuk biziz. En bozuk yerlere din inmiş. Ortadoğu da bozuk bir yer. Anane ve gelenekte kadını ezmek var. Cahiliye devrinde Suudi Arabistan’da kadınlar dövülüyormuş. İşte böyle bir ülkeye İslam geliyor.

Hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntı yaşamak lazım

Firavun hiç baş ağrısı çekmemiş

Birçok ülkede açtığınız İslam kürsüleri var. Amacınız İslam’ı yaymak mı?

Evet! Tek bir derdim var: Peygamber’in yaşadığı gerçek İslam’ı dünyaya yaymak. Ama bugünkü İslam’ı değil. Peygamber’in yaşadığı gerçek İslam’ı.

Nedir gerçek İslam?
- Gerçek İslâm, ahlâk-ı Muhammedî’yi giyinip Allah’a teslim olmaktır ki bu Allah’ın ahlakıdır. Yalan söylememek, iftira etmemek, hiçbir şeyden şikâyet etmemek, vücutla ve dille zalimin zulmüne itiraz etsek de kalben itirazı terk etmek, her olanda Allah’ın bize bir şey öğrettiğini bilmek, kin, nefret, dedikodu, gıybet gibi bizi negatif etkileyecek bütün huylardan temizlenmek, sözünde durmak, vakte riayet etmek...

Yine kitaptan devam edelim: “Düşün, bir oğlanla bir kız birbirlerine âşık oldular. Bütün ömürlerince gayet mesut yaşadılar. Sen zevk alacaklarını mı zannediyorsun? Hayır, çok sıkılırlar. Ama araya bir cadı girer de tekrar buluşurlarsa o zaman çok mutlu olup tekrar zevkini çıkarırlar” diyorsunuz. Bu dediğinizi açabilir misiniz?

Firavun hayatında bir kere bile baş ağrısı çekmemiş, bunu biliyor muydun?

Hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntı yaşamak lazım

Nasıl yani, neden?

Allah demesin diye... Düşün, hiç hastalık gelmedi, hiç sıkıntı yok hayatında. Bir süre sonra ne kadar monotonlaşır hayatın. Böyle bir durumda kıymetini bilmiyor, “Bunlar benim hakkım” diye görüyor insan. Ancak biraz başı ağrımaya başladığında “Ah dün ne rahattım, kıymetini bilemedim” diyor. Demek ki hayatın kıymetini bilebilmek için sıkıntılardan geçmek lazım.

“Allah yoktur” derken “Allah” diyorsunuz

Ateizm Derneği kuruldu ve ölüm tehditleri alıyorlar. Nasıl görüyorsunuz bu durumu?

Onlar daha ateist bence. Kendini Müslüman diye anlatmakla insan Müslüman olmaz. Hz. Mevlânâ aynı şeyi söylüyor. Ateizm çok lüzumludur çünkü bir teori zıddıyla ispat edilir. Allah yoktur derken önce Allah diyor zaten. Bence bütün dernekler kurulmalı, bütün fikirler bir arada olmalı.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle