GeriHayat Beni bir gören asla unutamaz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    5
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Beni bir gören asla unutamaz

Beni bir gören asla unutamaz
refid:26701434 ilişkili resim dosyası

Şarkıcı İrem Derici her şeyini olduğu gibi masaya yatırıyor ve hiç acımadan biçerdöverle kendi üzerinden geçiyor: “Temmuzda yeni bir burunla karşınızdayım!”

Beni bir gören asla unutamaz
1 yılda 5 single çıkardınız, hepsi hit oldu. Deli misiniz yoksa bir müzik dâhisi mi?

-Stratejimiz üç single, bir albüm üzerine kuruluydu. Müzik şirketim “Single’larla adını duyur sonra albüm yaparsın” demişti. Ki haklılar biliyorsunuz; günümüzde her apartmanda 5 şarkıcı adayı var, her gün radyolara binlerce CD gidiyor, 9-10 şarkılık bir albüm yapsam kimse takmayacak, bir şarkı ya duyulacak ya duyulmayacak. “Kop kop eller havaya, bacaklar omza” bir şarkıyla da çıkmadım. Durum öyle olunca da iddialı oynamamış oldum. Başta 3 single 1 albümdü. Ama bu single bela bir şeymiş. Tutuyor da tutunca da niye risk alıp albüm yapayım diyorum.

Kendinizle barışık mısınız yoksa aranızda şiddetli geçimsizlik mi var?

Beni bir gören asla unutamaz

-İkisi de var benim için. Kendimi seviyorum ama vücuduma saygı duymadan yaşadığım için de sürekli yeriyorum. Popom büyük, bacağım kalın diye söylenmelerim bu yüzden, çünkü içmeyi seviyorum, diyet yapmaktan nefret ediyorum. Yine pederden bir alıntıyla derim ki “spor iyi bir şey olsaydı insanları yormazdı.” Tembellik hoşuma gidiyor. Bak yaklaş ne göstereceğim, bıyığım var. Saçımın dibi dört parmak çıktı. Sarı çıktığı için sallamıyorum. İyi bir şey mi, hayır. Ama kendimle dalga geçmesem o kadar koy veririm ki tek kaş Frida gibi gezerim. “İrem abi” dersiniz.

Bir sevgiliniz de var üstelik? Bu ne kendine özgüven?

-Güven değil rahatlık. Ve bu konuda çok benziyoruz. Hep pırıl pırılız ama asla şekilci değiliz.

Kendinizi güzel buluyor musunuz?

-Tabii canım. Kendimle aşırı barışığım ve kendimi çok seviyorum. Mesela güldüğümde ağzım dikdörtgen oluyor, bayılıyorum, kimsede yok! Beni bir kere gören hiç kimse ikinci gördüğünde unutmuyor.

LİSEDE ALF İREM DERLERDİ

Beni bir gören asla unutamaz

Beş yaşından beri küfrediyorum. Babam çok küfreder ben ondan çok küfrederim babam da bana küfretmeyeyim diye küfreder. Benim çok hoşuma gidiyor. Artık bir yaşam tarzı. Kadınlıksa kadınlık, Hasan Abilikse Hasan Abilik, bizde her yol var.

Peki ya burnunuz? 16 yaşında duvara kafa attığınız doğru mu?

-Evet. Bizim baba tarafı komple burun açısından problemli. Benim de evlerden ırak bir burnum vardı. Böyle deve hörgücü gibi, çift kemerli. Bu yüzden okulda bana herkes ‘Alf İrem’ derdi. 16 yaşındayken babam ısrarlarıma dayanamadı ve estetik için beni Ankara’ya bir profesor arkadaşına götürdü. Adam “senin kemik gelişimin sürüyor, iki sene sonra gel” dedi. O an benim dünyam yıkıldı. Düşünsene iki sene daha okulda herkes dalga geçecek. Ankara’da halamların evdeyiz, üç katlı bir ev, gizlice bakkaldan rakı aldım, çıktım üçüncü kata, bir büyüğü tek başıma bitirdim. Bir süre sonra hayatımda ilk kez alkolden hissizleştim ve o an bende bir ampul yandı. “İrem” dedim, “fırsat bu fırsat dedim “bu burnu bu akşam kıracaksın ve yarın sabah ameliyata almak zorunda kalacaklar”. Duvara tak diye bir koydum kafayı. Bütün suratım uyuştu, çekildim aynaya baktım gitmiş burun. Ama hâlâ acı hissetmiyorum. Aşağıya indim param parça, kan revan. “Hadi dedim şimdi de yaptırmayın da göreyim”. Dedim ve zaten tak bayıldım. Sonuç şimdi gördüğün rezil burun. Ama gerçi bu beni lise ve üniversite yıllarımda süper idare etti. Diğerini düşününce nefis bir burun bu da. Ama artık yeter. 10 metre öteden “ben estetiğim” diye bağırmayan bir burun istiyorum.

Ünlü reklamcı Hulusi Derici’nin kızı mısınız yoksa halihazırda o artık popçu İrem Derici’nin babası mı?

-Geçenlerde babam bir görüşme için Fenerbahçe yönetim binasına gitmiş, güvenlikteki bayan “İrem Derici’nin babası mısınız?” demiş. Üstüne arayıp dedi ki “Yazıklar olsun ellerimle star yarattım, benim ışığımı söndürdün.” Ben ölene kadar Hulusi Derici’nin kızıyım. Derici de önemli değil aslında Deli Hulusi’nin, manyak Hulusi’nin kızıyım.

Niye deli?

Beni bir gören asla unutamaz

-Yürürken birden takla atarak yolu kat etmeye karar verir, sinirlendiği anda masanın üstüne çıkıp bana o şekilde konuşmaya devam eder, araba kullanmayı öğretirken bir anda dönüp pata küte koluma vurmaya başlar, “Doğru kullan lan gerizekâlı, zaten bütün kadınlar aptaldır” diye beni gaza getirmeye çalışır, mendil satan çocuk gördü diye yarım saat ağlar, 10 yaşında bir çocuklarla futbol maçı yapar, gerçekten hırslanır. Aşırı uçlarda yaşayan enteresan bir adamdır. Gerçekten bir dâhidir. Münir Özkul’un tiplemesi vardır ya o Yaşar Usta... Babam Yaşar Usta’nın günümüzde yaşayan reklamcı hali. Annemle ben 5 yaşındayken ayrıldılar ve biz son 5 senedir baba-kız ilişkisindeyiz.

Üniversiteden sonra onun yanında reklamcılık yaptınız değil mi?

- Tabii, aslında önceleri başka bir ajansta çalışıyordum. Başarılı olduğumu görünce, “Neden üç kuruşa el alem için çalışıyorsun, gel buraya kendi ajansında çalış” dedi. 8 ay birlikte çalıştık ama ben daha fazla yapamadım. Çünkü şarkı söylemek istiyordum.

Ve babanız hiç istemiyordu...

-İstemiyordu. “Gazinolarda, pavyonlarda mı çıkacaksın” diyordu. Halbuki ben 16 yaşımdan beri Beyoğlu’nda kulüplerde şarkı söylüyordum zaten. ‘Monopop’ diye nefis bir grubumuz bile vardı. Reklamcılıktan kurtulup şarkı söylemek için çareyi ‘O Ses Türkiye’ye katılmakta gördüm. Bir yanıyla hataydı ama o yarışma sayesinde Hülya Avşar gibi bir kadınla tanıştım ve o bana istediğim şey uğruna kendimi yırtmayı öğretti. Hülya Avşar, ‘ben küstüm oynamıyorum İrem’ken beni, ‘Savaşçı İrem’ yaptı.

Artık kendinizi kanıtladınız mı?

Beni bir gören asla unutamaz

-Kalıcı olup olmayacağım 5 seneye belli olacak. Hırslıyım bunun için gereken her şeyi yapıyorum. Son derece emek harcayıp kaliteyi tutturmaya çalışıyorum.

Söz müzik yazıyor musunuz?

-Yapıyorum ama çok açık söyleyeyim şu an onları piyasaya sunmak yemiyor.

Nasıl bu kadar “dünyayı yedim yuttum, posasını çıkardım” durumundasınız?

- Beni yetiştiren kadının payı büyük. Annem Jale Ediz. Tek kelimeyle iğrenç bir çocuktum. Böyle bir yaramazlık olamaz. Annem benim yerime 11 tane erkek çocuğu yetiştirip bir futbol takımı kurardı. Işık Lisesi tarihinin en azılı kız öğrencisiydim. Galiba tüm toyluklarımı lise yıllarımda bıraktım. Burundan sonra bir genç kız havalarına girdim, sigara içmeler, bir çoraba dünya para vermeler... Yani aslında şu an yapmam gereken tüm sakillikleri lisede yaptım ve bitirdim.

Aşk konusunda şanslı mıydınız hep?

Beni bir gören asla unutamaz

-Titanic çıktığı sene herkes “Leonardo” diye kendini yırtıyor. Bizim okula bir çocuk gelmişti aynısı Leonardo’nun... Ben o zamanlar burunluyum, kırmızı kemik gözlüklerim var, gözler şehla, arapkıvırcığı saçlarım var, her teneffüs saçları ıslatıp, yatıştırıyorum. Onlarca barbie kılıklı kızın içinde çocuk bana âşık oldu. Hayatım boyunca da hep böyle oldu. En gözde, herkesin istediği erkekler hep beni istedi ama ben istemedim.

Peki bugüne gelirsek?

-Ben bugüne kadar yaşadıklarımı aşk zannediyormuşum, sekiz ay önce çok büyük bir tokat yiyince anladım. Hâlâ da yemeye devam ediyorum. Büyük âşığım. Sürekli bir şeyler kötü mü gidecek diye düşünmek, sürekli bir kaybetme korkusu... Ben böyle bir şey hiç yaşamadım.

Beni bir gören asla unutamaz

Çekimde kullandığımız klasik Mustang babamın 35 arabalık koleksiyonundan biri. Ben doğduğumda sürekli bozulan bir siyah vosvosu vardı. Bu klasik arabalar yeni çıkan bir merak. Ama çok tutkuyla bağlandı. Bir doğum gününde ona “bir gün sana kızın mı arabaların mı diye sorduklarında arabalarım demenden çok korkuyorum” dedim. O kadar tutkulu ki, başka hiçbir şeye para harcamaz zaten. Üzerindeki kot 20 yıllıktır. Arabalar bebekleri gibi...

İLK DEFA BİRİNE HAYRANIM
RIZA ÇOK DEĞİŞİK BİR HERİF

Sevgilin Rıza Esendemir'in adını bileğine dövme yaptırmışsın…

-Ulan ben hayatım boyunca sevgilisinin ismini vücuduna yazdıranlarla dalga geçtim. Yüzük takanlarla, facebook’da ilişkisi var diye durum etiketleyenlerle kafa bulan kadın sevgililer gününde kendimi dövmecide buldum. Hala da içimde ki İrem diyo ki kızım sen manyak mısın 3 gün sonra adam sana tekmeyi koyarsa ne yapacaksın, diğer irem de diyor ki çok seviyorum onun ismim kolumda dursun.

Tepkisi ne oldu?

-Yaptırdım iki üç gün söylemedim. Uzun kollu giyindim, sonra bir gün beni öpmek için kolumdan çekti, kolum acıdı. Ne var orda niye acıdı diye açtı ve fark etti. Ben yaptıracaktım, ben de yaptıracağım dedi ama kesinlikle karşı çıktım. Onun kolunda da İrem yazması fena olur. (Bu röportajdan bir gün sonra Rıza’da İrem’e sürpriz yaptırdı ve koluna İrem yazdırdı.) Ya Sibel ben bayaa aşığım bir anda kusasım geliyor, karnıma ağrı giriyor, yanındayken tuvalete kaçıyorum.

Beni bir gören asla unutamaz

Neden bu adam seni çok etkiledi? Çok mu zeki, çok mu başarılı…

-Çok zeki. İlk defa birine hayranım hayatımda. Değişik bir herif. Ben kendimi olaylara değişik bakıyor zannederim, ilk defa biri benden daha değişik bakıyor. Benim düşünemediğimi düşünmesini çok kıskanıyorum. Sürekli bir kaybetme korkum var. Bir de beğeniyorum piçin tipini… O çekik gözleri, o kaşları falan…

Ne yapıyor?

-Radyocu. Best Fm’da 15 senedir “Arıza Şov” diye bir programı var.

Programına mı konuk oldun yoksa?

-Aynen. Gece programı yapıyor. Arıza TV diye bir internet tv’si var oradan da görüntülü yayınlanıyor. Gidene kadar hiç tanımıyordum, tipini cismini bilmiyordum. Ve resmen bir gudubet gibi gittim. Yayın başlamadan önce gider tuvalete bir allık sürerim demiştim. Stüdyodan içeri bir girdim mendebur bir herif oturuyor. Ayaklar bir tarafta kendi bir tarafta. Gözler şiş belli bir gece önce içilmiş. Saçlar dikilmiş öyle James Deen havalarında pezevenk. Basın danışmanı arkadayım İrem geldi Rıza dedi. Ben Allah oldum, adam bildiğin taş. Selam, ben bir lavaboya gidip geliyorum diye kaçtım. Ve 10 dakika önce içeri yaratık gibi giren ben 10 dakika sonra birden Angelina Jolie gibi tekrar girdim. Duruş, şekil, konuşma her şey değişti. 3 saatlik yayın 3,5 saate uzadı. Biz sürekli flörtleştik. Bir yerde kolumdaki dövmeyi sordu. 14 yaşında yaptırmıştım, ve en büyük pişmanlığımdır. Üzerinde latince şeytan dürttü yazıyor. Bu dövme yüzünden popçu değil de, Beşiktaş a yeni transfer olmuş topçu gibiyim. Anlattım böyle. Rıza döndü pişman olmamak için benim gibi dövme yaptırmalısın dedi kolunu gösterdi. Bir baktım kolunda Eceşan yazıyor. Kızım dedi. Dünya başıma yıkıldı. Evli galiba bir de adama kur yapıyorum allah benim belamı versin dedim. Çıkışta birkaç internet araştırmasından sonra boşanalı bayaa olduğunu gördüm baya rahatladım. Ertesi gün bir bahane yaratıp mesaj attım. Nazikçe cevapladı ama sürmedi muhabbet. Ertesi gün tekrar bir bahane buldum. Yine mesafeli bir yanıt aldım. İrem yeter küçülttün kendini yavşadın resmen adama dedim. Üçüncü gün o attı. “Kapanış yapıyoruz bir bu aksam konuk hande yener gelip hep birlikte eğlenelim” dedi. Gittik tabii. Program sonrası eğlenmeye çıktık. Orada artık tamam dedik bir şey var. Biz çok kısa bir süre içinde birlikte yaşamaya başladık. Çünkü olmuyor her gün birlikte uyumak istiyorduk. İki tarafta bir rahat hayat istiyor. Mülteci gibi yaşamak istemiyor.

FONDA SEZEN AKSU'DAN KUTLAMA ÇALARKEN EVLENMEK İSTİYORUM

Evlilik?

-Çok gaza geliyoruz bazen. Evlilik kurumundan da tiksinen ben ilk kez yaklaşıyorum bu fikre. Ama gerçek bir kutlama istiyorum. Hani serseri mayınlar filminin son sahnesi vardır ya arkada Sezen Aksu kutlama çalar. O gerçekten bir kutlamadır. Gösteriş değildir sadece dostlar vardır. Öyle aile büyükleri, ter kokan amcalar, kirli çoraplı halalar falan yoktur. Arkada o şarkı çalarken ben bu adama dostlarımın yanında “bok herif seni çok seviyorum ve ölene kadar seninle olmak istiyorum” demek istiyorum. Ama çocuk mu asla.

O niye?

-Yapamam.

Bal gibi de yaparsın?

Şu anda değil. En azından bir 10 senem var. Son kalan yumurtalarıma kadar saklayacağım onu…

Bu da bir travma di mi?

Evet. Rıza’nın 6 yaşındaki kızını üzmekten korkuyorum. Çünkü ben çok üzüldüm. Benim babamın ikinci karısı bir çocuğa neler yapılmaması gerekiyorsa hepsini yaptı bana. Onlara gittiğim zamanlarda benimle konuşmadı, babama surat yaptı, ya o ya ben dedi. Ben kendimi öldürürüm Ece Şan’ı üzmem ama işte travmam var. Ya kırılırsa diye ödüm patlıyor.

ÇEKİM ARKASI HİKÂYESİ

Beni bir gören asla unutamaz

Gazetedeki fotoğraflara, web’deki galeriye bakmadan önce Beyonce’nin “Why dont you love me” (Beni neden sevmedin) klibini izlemenizi rica ediyoruz. Şahane fotoğrafçımız Dilan Bozyel, İrem ve ben fotoğrafları nasıl çekelim diye düşünürken fikir İrem’den çıktı. “Ben bu klipteki kafayı çok seviyorum” dedi ve bize link gönderdi. Klipte Beyonce’un kıyafetleri son derece seksi, şortlar, önden bağlanan kareli gömlekler platform topuklu fetiş ve renkli ayakkabılar… Saçlar bigudi ile sarılmış, makyaj abartılı ve ağlamaktan akmış. İrem bu görüntüyü n eden sevdiğini bakın nasıl anlatıyor: “Bir kadının geleceği son nokta. Adam bunu terk etmiş, bu da açmış telefonu zırıl zırıl ağlayarak neden beni sevmedin diye soruyor. Asla yapamayacağım bir hal gibi geliyor. Ama bu aralar buna takılmamın asıl sebebi sevdiğim adamı kaybetme korkusu. O herkesle dalga geçtiğim dövmeyi yaptırdım ya günün birinde inşallah beni neden sevmedin diye zırlayan kadın olmam.

Styling: Elvan Tığlıoğlu-Sibel Arna
Ürünler: Gap
Ayakkabılar: Jabotters


Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle