GeriHayat Anne Frank'in arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    7
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Anne Frank'in arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı

Anne Frank'in arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı
refid:28406579 ilişkili resim dosyası

İkinci Dünya Savaşı'nda Yahudi soykırımının sembolü haline gelen Anne Frank'in bugün 85 yaşında olan çocukluk arkadaşı Nanette Konig, eski günleri unutamıyor. Nanette, evine konuk olan National Geographic kanalına o günleri anlattı.

İkisi de Hitler'den kaçan Alman Yahudisi ailelerin çocuklarıydı.

Hollanda'da, kendileriyle aynı kaderi paylaşan çocuklarla birlikte, özel bir okulda okuyorlardı.

Öğretmenleri de kendileri gibi Yahudiydi. O da kaçaktı.

Nanette ve Anna, çok iyi anlaşan sıra arkadaşlarıydı. Tüm öğrenciler gibi onlar da 'ikinci sınıf insan' muamelesi gördüklerinin farkındaydı. Birbirlerine destek olarak kötü günlerinden üstesinden gelmeye çalışıyorlardı. Ama içlerinden bir ses sürekli, bir daha asla evlerine geri dönemeyebileceklerini, belki de öldürülebileceklerini söyleyip duruyordu. Bütün sınıf gibi iki kız çocuğu da günlerini endişe içinde geçiriyordu.

HAYAT DOLU BİR ÇOCUKTU

Anne Frankin arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı

Nanette Konig

Nanette o günleri şöyle anlatıyor: "Anne ile yan yana oturuyorduk, çok iyi arkadaştık. Gelecek güzel günleri hayal ediyorduk. Bu da hayatta kalabilme yöntemlerimizden biriydi. Onun her zaman popüler ve sözü dinlenir biri olmak istediğini hatırlıyorum. Hayat dolu bir çocuktu. Konuşmayı seviyor, erkeklerle olan konuşmalarını anlatıyordu. Sınıftaki herkes birbiriyle çok iyi geçiniyordu. Hepimiz belli şartlar yüzünden buradaydık ve birbirimize destek oluyorduk. Evlerimizden ayrılmıştık. Hiçbir zaman geri dönemeyebileceğimiz ihtimalinin de farkındaydık."

O günlerde saat 8'den sonra sokağa çıkma yasağı vardı. Akşamüstleri çocukların da birbirlerini görmesine imkan yoktu. Ama 12 Haziran 1942 günü Nanette'nin sınıfındaki çocuklar Anna'nın 13'üncü doğum gününü kutlamak için birlikte olma fırsatı buldular. Öğretmenleri bir şekilde bu küçük partiyi organize etmişti. Partide Nanette, Anna'nın ailesinden gelen hediye paketinden çıkan armağanı gördü: Bu bir günlüktü... Yıllar sonra içine yazılacakların milyonlarca kişi tarafından okunacağı o günlük...

"Anne'nin doğum günü için toplanmıştık. Tüm sınıf arkadaşlarımız oradaydı. Projektörle duvara yansıtılmış bir film izlediğimizi hatırlıyorum. Hepimiz için ne kadar orijinal bir şeydi..."

İHBARCININ KİM OLDUĞU BİLİNMİYOR

Anne Frankin arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı

Frank Ailesi, iki yıl boyunca kütüphanenin arkasından girilebilen gizli bir odada yaşadılar. Ev bugün Hollanda'nın en çok turist çeken müzelerinden biri haline geldi.

O yıl Adolf Hitler'in Hollanda'ya girmesiyle birlikte, buradaki Yahudilere de Almanya'daki gibi kısıtlamalar getirildi. Nanette ve ailesi Bergen-Belsen kampına gönderildi.

"Bizi 36 saat bir yerde beklettiler. Ne olacağını bilmiyordum. Aslında çok şanslıydım çünkü görevli ateş ettiğinde arbede çıktı, birçok insan öldü. Bana hiçbir şey olmadı. Çok küçük bir şansla hayatta kaldım."

Temmuz ayında Anna Frank'ın ailesi bir not bırakarak gözden kayboldu. Notta, İsviçre'ye kaçtıkları yazıyordu ama gerçekte hala oradaydılar ve saklanıyorlardı. Anne'nin babası Otto'nun ofis binasının arkasında bulunan gizli bölmedeydiler. İki yıl boyunca, Anne Frank'in günlüğünde 'gizli oda' diye bahsettiği Prinsengracht sokağı 263 numaradaki apartmanın çatı katında gizlice yaşadılar. Beraberlerinde yakın dost oldukları 4 kişi daha vardı. Saklandıkları süre boyunca, Anne korkularını, umutlarını ve yaşadıklarını kaydettiği bir günlük tuttu.

Ancak Ağustos 1944'te biri onları ihbar etti. Anne Frank ve ailesi saklandıkları yerde yakalandılar. İhbarcının kim olduğu asla öğrenilmedi. Frank ailesi apar topar alındı. Anne-baba ve çocuklar, farklı kamplara gönderildiler.

İKİ YIL SONRA...

Anne Frankin arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı

Anne Frank'in orijinal günlüğü

İki arkadaşın yolu, yıllar sonra Polonya'daki Auschwitz toplama kampında tekrar kesişti. Nanette, eski arkadaşı Anna'yı gördüğü ilk anı, "Bir deri bir kemik kalmıştı, üzerinde sadece battaniye vardı" sözleriyle anlatıyor ve böyle bir karşılaşmanın mucizevi olduğunu söylüyor: "Bugün bile o halde birbirimizi nasıl tanıyabildiğimize şaşırıyorum. Tükenmişti. Kıyafetleri bitlendiği için üzerinde sadece battaniye vardı. Onu öyle görünce çok kötü oldum. Benim bildiğim Anna'dan geriye hiçbir şey kalmamıştı."

Kampta yaşamaya çalışan kızlar birkaç kez bir araya gelip konuşma imkanı buldular. "Ben yedinci kamptaydım, o ise sekizinci. Onu birkaç kez gördüm. Saklanmasından, hayatının saklanarak geçmesinin ne kadar zor olduğundan bahsediyordu. Bana günlüğünden de söz etti. Savaştan sonra bu günlüğü yazacağı kitap için kullanmak istiyordu. Doğrudan günlüğünü yayınlamak istemiyordu."

Anne, savaşın bitmesine iki ay kala tifüsten öldü. Auschwitz'de kalan baba Otto Frank, Kızıl Ordu'nun gelmesiyle kamptan kurtuldu. Baba Frank'ın elinde, Anne'nin günlüğü vardı ve bu günlüğü defalarca okudu. Yıllar sonra Nanette ile tanıştı ve kızının günlüğünü yayınlamayı düşündüğünü anlattı.

"Otto Frank bana gelip düşüncesini anlattı, 'Yayınlayın' dedim. 1947'de günlük ilk kez basıldı. Bence Anne bundan memnun olmuştur."

9 MİLYON İNSAN ÖLDÜ

Anne Frankin arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı

1949'da Nanette Londra'ya taşındı, sekreterlik yapmaya başladı. Kısa süre sonra John Konig ile evlenip Güney Amerika'ya yerleştiler, bir aile kurmayı başardılar. Üç çocukları oldu: Elizabeth, Judy ve Martin.

Nanette şimdilerde dünyayı dolaşıyor, üniversitelerde sunum yapıyor, insanları Holocaust faciası hakkında bilgilendiriyor. "Hayatta kalma şansı bulduysanız, bunu başaramayanlar için konuşmak görevinizdir. Bugün insanlar Yahudilere yapılan zulmün farkında. Umarım dünya tarihinde bir daha böyle bir zulüm gerçekleşmez. Bu faciada 9 milyon insan hayatını kaybetti."

BAZI ÜLKELERDE MÜFREDAT KİTABI

Anne Frankin arkadaşı anlatıyor:Onu kampta gördüm, üzerinde sadece battaniye vardı

Kitabın ilk baskısı, 1947'de yapıldı.

Frank'ın ailesiyle Nazilerden saklandıkları sırada tutmaya başladığı günlüğü, savaş sonrası “Anne Frank'ın Hatıra Defteri” adıyla kitaplaştırıldı.

Anna Frank'in günlüğü 1947 yılında yayınlandı ve 67 dile çevrilip 30 milyondan fazla sattı. Bazı ülkelerde okulların müfredat kitapları listesine alındı.

YLE ZAMANLARDA YAŞAMAK ZORDUR

Anne, 12 yaşında günlük yazmaya başladığında saklanmıyordu; sayfalar okuldaki arkadaşları ve sosyal etkinliklerle ilgili olaylarla doluydu. Ancak 25 ay saklanmak Anne'in olgunlaşmasını sağladı:

"Böylesi zamanlarda yaşamak zordur: içimizdeki idealler, hayaller ve umutlar yaşamın acımasız gerçekleri yüzünden paramparça olur…. Hayatımı kaos, acı çekme ve ölüm üzerine kurmam mümkün değil. Dünyanın yavaş yavaş vahşete büründüğünü görüyorum; bir gün bizi de yok edecek olan fırtınanın sesini duyuyorum; milyonlarca insanın acı çekişini hissediyorum.”

15 Temmuz 1944

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle