GeriHayat Ah o kırmızı başlıklı kız yok mu!
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ah o kırmızı başlıklı kız yok mu!

Ah o kırmızı başlıklı kız yok mu!
refid:27937159 ilişkili resim dosyası

Havalar soğudu, kurtlar göründü. Ama bilinenin aksine kurtlardan korkmak yerine dostça yaşamak da mümkün. Anadolu’da dedikleri gibi: Kurdun rızkı var!

Kışın sertleştiği bu günlerde kurtların köylere indiği haberleriyle karşılaşmamız an meselesi. Kaybedeni genellikle kurtlar olan bu tehlikeli karşılaşmalarda iki tarafın da zarar görmemesi mümkün. Bunun için en etkin koruma silah değil, köpek. Ama yetmez. Kurdun nasıl bir canlı olduğunu bilmekte de fayda var. Çünkü onu tükenme noktasına getiren silahtan önce önyargılarımız...

Kurtlar sisli havayı sever. Doğru. Çünkü o, olağanüstü koku alma ve duyma duyusu sayesinde, değil sisin içinde olması, üstüne bir de gözleri bağlansa yine de kilometrelerce öteden avının kokusunu alabilir, sesini duyabilir. Soğuktan ve sıcaktan hiç etkilenmeden, günde 50 kilometre yol alabilen, haftalarca açlığa dayanabilen, sürü halinde hilal taktiği de dahil çeşitli planlarla avlanabilen bir canlı. Üstelik saatte 60 kilometre hıza çıkarak oldukça uzun bir süre bu hızını koruyabiliyor. Özetle zeki, çevik, güçlü...

Ah o kırmızı başlıklı kız yok mu

Ancak onlar bilinenin aksine olağanüstü koşullardaki istisnalar hariç insanla sürüdeki hayvanlar dışında pek de sorunu olmayan canlılar. Onları sevmek için çok nedenimiz var. Köpeklerimizin atası olarak binlerce yıl türümüzü koruyan ve onunla iç içe yaşayan, yaşadığı yerde doğanın insanların da yaşayabileceği bir dengede olmasını sağlayan efsanelerin ve üstün vasıfların doğadaki karşılığı... Onların varlığı başta domuz olmak üzere tarlalara zarar veren hayvanların nüfusunun da dengede kalması demek.

Türkiye’de kurtlar konusunda her konuda olduğu gibi sevip saygı duyanlar ve korkup nefret edenler olarak ikiye bölünmüş durumdayız. Kurdun Anadolu’daki yaygın ismi ‘canavar’. Yani ağırlığı kurttan korkup gördüğü yerde öldürülenler.

Ah o kırmızı başlıklı kız yok mu

Taktığımız sıfatla kaderini belirlediğimiz kurtlar, 1937 yılında yürürlüğe giren Kara Avcılığı Kanunu’na göre zararlı tür sayıldı. Bu nedenle 2003 yılında yasa değişene kadar yıl boyunca sınırsızca avlandı. Ege ve Akdeniz’de kurt nüfusu bitme noktasına geldi. Ağırlığı Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi olmak üzere elimizde kala kala 5 bin civarında kurt kaldı. Bu Avrupa’daki en büyük kurt nüfusu.

Öte yandan Anadolu’da halen ‘kurdun rızkı’ diye de bir söz var ve bazı bölgelerde geçerliliğini koruyor. Avrupa’daki en büyük kurt nüfusuna sahip olmamızın altında sürüsünden birkaç koyunu kurda kaptırsa da ‘kurdun rızkı’ diyerek onu hoş gören ve yaşam hakkına saygı duyan anlayış yatıyor.

AVRUPA'DA NEREDEYSE BİTİYORDU...

Ah o kırmızı başlıklı kız yok mu

Türlü kumpaslar yapan kurt hem kırmızı başlıklı kızın büyük annesini hem de kırmızı başlıklı kızı yer. Sonra da bir ormancı gelerek kurdu öldürür ve karnındaki büyük anne ile kırmızı başlıklı kızı çıkarır. Kırmızı başlıklı kız masalının özeti bu. Ama işte gerçekler masalda durduğu gibi durmuyor her zaman. Kurtlarla ilgili mit ve önyargılar bu efsanevi canlıyı Avrupa’nın birçok ülkesinde bitirdi. Türümüz ‘Kırmızı Başlıklı Kız’ın intikamını alırcasına onları gördükleri yerde tetiğe asıldı. Sonuç, Kuzey ve Batı Avrupa’da kurt nüfusu yok oldu. Bugün Avrupa’da en fazla kurt nüfusu 5 bin civarındaki bireyle Türkiye’de. Türkiye’yi 4 bin bireylik nüfusa sahip Romanya takip ediyor. Ancak güzel haber de var. Bu hatasını anlayan ve 1960’lardan sonra kurtlarla ilgili önyargılarını yenen Avrupa’da az da olsa kurt nüfusu artmaya başladı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle