GeriKelebek Haftanın albümleri
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Haftanın albümleri

Haftanın albümleri...

MEHMET ERDEM
HERKES AYNI HAYATTA...
Sony Music

Leonard Cohen Türkçe şarkı söylese nasıl olurdu? Cevabını merak edenler bu albümü alsın. Mehmet Erdem yaptığı film ve dizi müzikleriyle adından söz ettirmişti bu albümden önce. ‘Deli Deli Olma’ adlı filme Özgür Akgül ile beraber yaptığı müzikle Altın Portakal Film Festivali’nde ‘en iyi film müziği’ dalında ödül aldı. Ayrıca kariyeri boyunca ‘Çalgı Çengi’, ‘Memleket Meselesi’, ‘Sizi Seviyorum’, ‘Polis’, ‘Dol’, ‘Avrupa Avrupa’, ‘Kalbim Seni Seçti’, ‘Kalpsiz Adam’, ‘Sınıf’ gibi birçok film ve dizinin de müziklerine imza attı. Kendisi son dönemin en sevilen dizilerinden ‘Leyla ile Mecnun’un da müziklerini yapıyor. İşte bu dizinin müziklerini beraber yaptığı Alper Atakan’ın prodüktörlüğünde kaydedilen ‘Herkes Aynı Hayatta...’ isimli albümde 10 şarkı yer alıyor. Hem Mehmet Erdem’in kendi bestelerinin hem de unutulmaz eserlerin ustalıkla harman edildiği albümde ‘Leyla İle Mecnun’ dizisiyle tanınan ‘Yalan’, Sezen Aksu imzalı ‘Hakim Bey’, ‘Polis’ filminin soundtrack’i olan ve Mehmet Erdem’in etkileyici sesini kitlelere duyuran ‘Olur Ya’ şarkılarının yanı sıra ‘Bir Harmanım Bu Akşam’, ‘Sen Mutlu Ol Ne Olur’ ve ‘Dünya Dönüyor’ gibi klasikleşmiş eserler öne çıkıyor. Cool bir ses ve iyi şarkılarla derlenmiş bir albüm...

GAZİNO
İNSAN OLMAK YASAK
We Play

Türkçe rock’ta hep aynı şeyleri duymaktan sıkıldığımızı bas bas bağırıyoruz ve farklı, özgün şeylerin peşinde olduğumuzu sürekli ifade ediyoruz ama farklı olma niyetiyle yola çıkıp saçmalayan gruplar çoğalıyor mu ne? İsme bakıyoruz; Gazino. Logoya bakıyoruz; daha kötüsünü pek görmedim. Kapak fotoğrafına bakıyoruz; ne isimle alakası var ne logoyla ne de müzikle... ‘Sepultura tribute grubu, ‘Roots’ albümünü yeniden mi çalmış acaba?’ diyoruz, o da değil. CD’yi kaldırdığımızda altından bir Kafka alıntısı çıkıyor... Neyse, imaj her şey değil ne de olsa, gelelim müziğe... Ama o da nesi? Böyle bir gitar ve vokal kaydı yapmak nasıl bir beceridir yahu 2012 yılında? Ben en son bu kalitede bir sound’u ‘90’ların ortalarında duymuştum. Şarkı sözlerinde toplumsal konuları; aile, eğitim, medya gibi kavramların sorunlarını gençliğin bakış açısıyla ve gençlerin diliyle dile getirme gayretine saygı duydum ve hoşuma da gitti bu çaba (‘Vampir Töre’ ve ‘Ucube Sensin’in sözlerine alkış...) ama vokalist / gitarist Barış Erdem’in kendini bir hayli geliştirmesi lazım. Basın bülteninde ‘Türk rock müziğinde yeni bir soluk” denmiş Gazino için, şarkı sözlerine gösterdikleri özeni müziğe de gösterirlerse bu tanım o zaman gerçek olabilir...


ADRENALİN
CANIM İSTERSE
EMI

Gitarist / vokalist Umut Baydar tarafından üniversite yıllarında, 1997’de temelleri atılan Adrenalin; 2009 yılında Umut Baydar, Seray Erol (davulcu) ve Lana Baydar’ın (basgitarist) bir araya gelmesiyle yeniden doğmuş bir grup. Açıkçası isimlerini gördüğüm zaman biraz sert ve hızlı rock‘n’roll, yüksek tempolu şarkılar falan beklemiştim. Zira adrenalin, tehlike anında salgılanıp neredeyse ölüyü dirilten bir enerji patlaması sağlar. Akustik pop-rock yapan bir gruba pek yakıştıramadım bu ismi kısacası. Fazlasıyla Nirvana’ya benzeyen ‘Vardı’ ve yine deja-vu yaratan ‘Oyun’ dışında albümde adrenalin salgılatacak şarkı yok sizin anlayacağınız. Orta seyir sıradan pop-rock şarkıları işte... ‘Seni sordum dağlara, dediler ki ağlama, döktüğüm gözyaşlarım, ırmak oldu sonunda’ gibi mısralar Cem Yılmaz’ın ‘5 Derste Anadolu Rock’ skecinden alınma gibi duruyor resmen! İşin komiği, şarkı da (Seni Sordum) Anadolu rock değil! Adrenalin’de besteler sıradan, şarkı sözleri daha da sıradan... Şarkı sözü konusundaki ciddi sıkıntı ayrı yazılması gereken -de -da hatalarıyla da kartonette katmerlenmiş durumda. Yine de son olarak; iddiasız ve mütevazı akustik pop-rock seviyorsanız, Adrenalin’in minimalist müziği hoşunuza gidebilir...

ÇEŞİTLİ SANATÇILAR
LOUNGE 2012
Artist Music

‘Lounge 2012’ birbirinden iddialı 36 şarkıyı ve sanatçıyı 3 CD’de bir araya topluyor. Albümde Vaya Con Dios, Caro Emerald, Waldeck, Armistice, Parov Stelar, Saint Privat, Holly Golightly ve Federico Aubele gibi sevilen sanatçıların son dönemdeki favori şarkıları yer alıyor. Belçikalı ünlü grup Vaya Con Dios ‘Je l’aime, Je’laime’ ile albümün açılışını yapıyor. Son aylarda ülkemizde de hatırı sayılır bir dinleyici kitlesine ulaşan ve geçen hafta caz festivali kapsamında İstanbul’da konser veren Caro Emerald ‘I Know That He’s Mine’ ile sesi biraz daha açtırıyor. Son dönemlerde radyoların favori şarkıları da ilk kez aynı albümde bir araya geliyor. Mesela Armistice’tan ‘City Lights Cry’, Holly Golightly’den ‘Tell Me Now, So I Know’, Waldek’ten ‘Addicted’, Saint Privat’tan ‘Tous Le Jours’ ve Parov Stelar’dan ‘Best That You Can Do (Arthur’s Theme)’ gibi... ‘When the Rain Begins to Fall’, ‘The Final Countdown’, ‘Take My Breath Away’, ‘I’m So Excited’, ‘Sign Your Name’ ve ‘7 Seconds’ gibi ‘80’ler klasiklerinin lounge yorumları da dikkat çekiyor. ‘Lounge 2012’ deniz ve havuz kenarında, akşamüzeri gün batımında keyifli akşam yemeklerinize eşlik edecek 36 klâs şarkıyı 3 CD’de bir araya getiren iyi bir ‘fon’ albümü.

SERDAR ORTAÇ
RAY
Emre Grafson Müzik

Ne istiyorsun bizden Ortaç?

Günümüzün Türkçe pop müziği (Hani şu her yaz plajlara damgasını vuran hitlerin oluşturduğu bir tarz var ya...), hayatım boyunca dinlediğim en düşük kaliteli müzik tarzlarından biri. Ve işte bu kalite düzeyini belirleyenlerden, standartları oluşturanlardan biri de Serdar Ortaç.
‘90’ların ortasında kucağına düştüğü Türkçe pop için yeni umutlardan biriydi kendisi. ‘Kara Biberim’ dönemleri... Hatırlayanlarınız vardır mutlaka. O zamanlar yine de, tarihi boyunca en kaliteli üretim sürecini yaşayan Türkçe pop sahnesinde ayrı bir renk olmaktan öteye gidememişti benim için. Ne demek istediğini asla anlayamadığımız kafiyeli dizeleri o zamanlar da vardı yani... (‘Taşıma su taşıma su senin aşkın / Yakı yakı yakıyorsun güneş açtın.’) Gel gör ki aradan geçen 15 yıla yakın zamandan sonra bugün Serdar Ortaç, Türkçe popun lider isimlerinden biri. Tarkan, Kenan Doğulu, Yalın ve Mustafa Sandal ile birlikte ‘ne yapsalar dinlenen’ popçular kulvarında kendine has bir tarz bile yarattı diyebiliriz hatta.
İşte bu tarz dâhilinde 2002 çıkışlı ‘Okyanus’ albümünden beri ‘aynı’ şarkıları yapıyor Serdar Ortaç. Yeni albümü ‘Ray’da da bu durum ne yazık ki değişmiyor. Albümün önce kartonetinden bahsetmek istiyorum...
Karikatür dünyamızın efsane ismi Umut Sarıkaya’nın meşhur bir Serdar Ortaç karikatürü vardır. “O kadar yıl Tibet’te kaldım, hâlâ Serdar Ortaç’ın ‘Her şeyin farkındayım ve bu durumdan memnun değilim’ yüz ifadesine sahip olamadım. Biz diğer insanların bilmediği neyi biliyor acaba Serdar Ortaç?” der karikatürdeki şahıs. İşte bu durumu ‘Ray’daki kartonet fotoğraflarında biraz değiştirmiş Ortaç. Yine her şeyin farkında gibi ama bu sefer hep gülüyor ve bir kare dışında hep sağa / sola / yukarıya / aşağıya bakıyor. Gelelim şarkılara... Enteresan dizeler aynen devam ediyor... ‘Güneşin tadı boşa gider açmadan / Kurudum, bana verin onu kaçmadan.’ ‘Acıyorum acıların, seni üzen şekline / Sanıyorum bulunacak, seni yazan bir kelime.’ ‘Sonumuzu görüp, sağa sola dönüp. Daha iyi kadere çalış. / İki nefes alıp, o büyülü yerin, tadına da iyice alış.’
Müzikal açıdan da değerlendirmek isterdim ama dedim ya, 10 yıldır aynı beste yapıları, birbirinin kopyası nakarat melodileri, aynı ‘eller havaya’ altyapı sesleri... Ben bu işten çok sıkıldım, bu fabrikasyon ve ucuz müzikle eğlenmek isteyenlere sabır diliyorum...


Yorumları Göster
Yorumları Gizle