GeriKelebek Hálá şöhretin bedelini ödüyorum
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hálá şöhretin bedelini ödüyorum

Hálá şöhretin bedelini ödüyorum
refid:3746523-spot ilişkili resim dosyası

Uğurkan Erez, Kanal D’de yayınlanan "Benimle Dans Eder misin" yarışmasının belki de en hırçın jüri üyesi... Ama böyle tanınmaktan çekinmiyor ve "Hataları eleştirmekten vazgeçmeyeceğim" diyor.

Hálá şöhretin bedelini ödüyorum
Sırf şöhret için bu yarışmaya katılanlara ise çok kızan usta koreograf, şöhret peşindekilere şöyle sesleniyor: "Şöhret birkaç senede ulaşılacak şey değil. Bunun bir bedeli var ve ben o bedeli hálá ödüyorum."arışmada jüri üyeliği yapmanız için teklif kimden ve nasıl geldi?Bulgaristan’da bir yarışma yapıyordum. Orada bulunduğum günlerde Oğuz Koloğlu telefon açtı. Bulunduğum mekan çok gürültülü olduğundan tam olarak ne dediğini duyamadım ve "Tamam, gelince görüşelim" dedim. Döndüğümde kendimi "Benimle Dans Eder misin?" yarışmasının ekibinin içinde buldum. Benim için ayrı bir heyecan... Kendi işimin çok dışında, farklı bir alan çünkü. İnanılmaz keyif alıyorum. Zaten dansı çok seviyorum. 14 sene önce düzenlediğim bir jean defilesinin koreografisinde dans kullanmıştım ve bu olay olmuştu. Dansı çok sevip gönül verdiğim için bu işte var olacağım.- Seçmeler sırasında çok duygusal anlar da yaşandı...Tabii ki... Karşılaştığım olaylar nedeniyle kimi zaman ağlıyor kimi zaman gülüyorum.- Yarışma için özel dans dersi aldığınız söyleniyor, doğru mu bu?Yılbaşı programında Seda Sayan ile Nihat Doğan’ın, Tan Sağtürk ile Asena’nın dansları olacak, Yonca Evcimik de kendi şovunu yapacaktı. Ben ne yapacağım diye düşündüm. Defile yapmak istemiyordum. Bu nedenle dans koreografım İlke Kılıç’tan yardım istedim. Boyu boyuma uygun olduğu için de Yonca’yla dans etmeyi seçtim. Teklifimi Yonca’ya götürdüm, kabul etti. - Dans konusuna daha da ağırlık verecek misiniz?Evet, gelecek programlarda göreceksiniz bunu zaten... Çocukluğumdan beri konservatuarda tiyatro okuma hevesim vardı. Ama annem ve babam ticarete atılmam için iktisat okuttular. Yurt dışında istatistik üzerine master yaptım. Dans ve tiyatro ise gönlümde kaldı. Ama öte yandan iyi ki iktisat okumuşum diyorum. Çünkü her şeyin altında matematik var. Yaratıcılığımla matematiği birleştirdiğimde ortaya güzel şeyler çıkıyor.ELEŞTİRMEM ÇOK DOĞAL- Yarışmacıları en çok eleştiren jüri üyesi sizsiniz sanki...Karizmaya, insanların verdiği elektriğe çok inanırım. Detaycıyım... 21 senedir bu meslekteyim, hálá en iyisi olmak için çalışıyor, sürekli yeni şeyler öğreniyorum. Çünkü öğrenmekle bitmiyor, bu iş süreklilik istiyor. O yüzden de eleştiriyorum, bu çok doğal...- Jürinin en agresif üyesi diye anılmaktan korkmuyor musunuz?Benim için pek geçimsiz denemez, babacan yönlerim de var. Ama bir şeye karar verip bu yarışmaya giriyorsan, gereğini yapacaksın. Disiplinsiz, saçmasapan şeyler yapıyorsan, televizyonda yüzünü gösterip de şöhret olmaya çalışıyorsan, karşında beni bulursun! Bu durumda ben de seni eleştiririm. Görüntü muhteşem olsa da yapılan hataları acımasızca eleştireceğim yani... Eleştiriler biraz yıpratıcı ama onlara ders oluyor. Bir daha o hataları yapmıyorlar.- Bu yarışmadan star çıkacak mı sizce?8 ayda harika bir dansçı tabii ki olunamaz. Ama büyük bir adım atacaklardır mutlaka... Bu çocukların çoğu hiç okul görmemiş, Allah’ın verdiği yetenekle yola çıkmışlar. Bizim bu yarışmamız yurt dışında bir senelik okul ödülü veriyor. Kazanan eğer lisan bilmiyorsa, gittiği yerde lisan da öğrenmiş olacak. Ayrıca 100 bin YTL gibi bir para alacak. Bunlara hak kazanıp bu işi ilerlettikten sonra, çok iyi bir dansçı olabileceğine inanıyorum kazananın... Eğitim paradan daha önemli burada...DUYGULARIMI GÖSTERMEM- Yarışmacılarla ilginç anılarınız vardır mutlaka...Olmaz mı? Mesela bu bir şarkı yarışması olmamasına rağmen, orta yaşlarda bir bey gelip miyav miyav diye bir şarkı okumaya çalıştı! Bu durum bana "İnsanlar kendini gösterip şöhret olmak için her şeyi yapıyorlar" dedirtti. 80 yaşında bir amca da İzmir’den yarışmaya katıldı. O oynarken Yonca ağlamaya başladı. Bu kıymetin dramı üzdü beni.- Ama siz ağlamadınız...İnsanlar beni ağlarken görmemiştir. Güçlü bir kişiliğim vardır. Duygusalım ama bunu göstermek istemem. Biz burada 9 kız, 9 erkek seçtik. Hepsi buraya gelmek için büyük mücadeleler verdi. Farkında olmadan çok iyisini de elemiş olabiliriz. Şans bu çocuklara güldü işte... Allah yollarını açık etsin diyorum. - Şöhretin bedeli var derler. Siz bu bedeli ödediniz mi?Şöhret öyle birkaç senede ulaşılabilecek şey değil. Sorumluluk ister, emin adımlar gerektirir. Şöhretin bir bedeli var. Eğer bu bedeli ödemeye hazırsan, şöhret dünyasına hoşgeldin. Ben bu bedeli hálá ödüyorum. En basiti ben ben olamıyorum. Bir yere gittiğim zaman tiyatro sahnesinde oyunumu oynuyorum. Ama ben istedim şöhreti, diyecek bir şey yok.Ben ekibin abisiyim- Daha önce düzenlenen benzer yarışmalarda, jüri üyeleri arasında ciddi sorunlar yaşandığı oldu. Siz ekibiniz için neler söyleyeceksiniz?Her şeyden önce çok heyecanlıyım ve bu yarışmayı çok seviyorum. Set ekibine kadar herkes keyifle çalışıyor. Kaldı ki jüride bulunan arkadaşlarımın hepsi kendi alanlarında bir numara... Yonca 15 sene önce pop müziği arenasını "Abone"siyle altüst etti. Sevgili Tan, Fransa’da kazandığı başarılardan sonra tekrar İstanbul’a döndü ve bana bu mesleğin ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Asena derseniz, oryantali onun sayesinde çok sevdim. O, oryantal yaptığında zevkle izlediğim biri... Ben de bunlarla aynı yerde olmaktan keyif alıyorum. Hepsinin de abisiyim. Abiliğimi hissettiriyorlar. Saygıda kusur etmiyorlar. Anlayacağınız çok keyifli gidiyoruz. Yarışmacı çocukların hepsine çocuğum gözüyle bakıyorum. Çünkü benim de 24 yaşında bir kızım var. Ve o, bu yarışmanın elemelerini seyrettikten sonra bana "Babacım seninle iftihar ediyorum" dedi. Ben de böyle bir kızım olduğu için çok mutluyum.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle