GeriGurme Otu sen ye doktor
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Otu sen ye doktor

Otu sen ye doktor

Başlıktaki bu lafı annem anlattı. Çok sevdiği anneannesi yüksek tansiyon ve şekerden hastayken doktor ona et yerine ot yemesini söylemiş ve son derece kibar ve munis olan büyükanneanne kendisine hakaret olarak algılamış bu öğüdü...

Yakın zamandaki gezimde de farkettim. İnanılmaz bir bitki örtüsü ve ot çeşitliliği var Karadeniz’de. Ama yerken hepsinin tadı birbirine benziyor.

Benziyor çünkü aşırı soğan ve aşırı kullanılan ve yoğurttan yapıldığı için çok güçlü tereyağıyla kavruluyor hepsi. Üzerine de bol pulbiber... Tereyağında kavrulmuş soğan yiyorsunuz sonuç olarak.

Ege’deki birçok gezimde de harika bir lezzeti olan yabansoğanı ve Katalanların nisan ayında yeşerince, uğrunda festivaller düzenledikleri yabanpırasalarının (çalcots) tarlada kuruduğunu veya damak tadı olan ineklerin kursağına girdiğini görmüştüm.

 

Otu sen ye doktor

 

İşin doğrusu şu ki göçebe kültürünün etkileri güçlü olan toplumlar ot ve yeşillik sevmiyor ve bol sigara içiyor. Bu ikisi arasında neden-sonuç ilişkisi değil ama güçlü bir korelasyon olduğuna bir sosyolog gözüyle eminim. Ot ve yeşillik sevgisi ve sigaradan vazgeçme daha ileri bir uygarlık aşamasını ifade ediyor.

Genel kanının aksine bir kuzunun aşağı yukarı üç ay ya da bir yaşında olduğunu pek çoğumuz doğru tahmin edebiliriz diye düşünüyorum. Ama farklı otların nüanslarını ve kullanılan zeytinyağının kalitesini fark etmek herkese nasip olmuyor ve damağınız sigarayla dumura uğramışsa hiç mümkün değil.

 

MASLAK’TA BİR ALTERNATİF

Otu sen ye doktor

Günümüzde hem hızlı hem sağlıklı hem lezzetli yemek yemek imkânsız gibi. Köfte, döner, pide, börek, kuru fasulye... Seçenekler bunlar.
Maslak’ta çalışan Özlem ve Mine Hanımlar da birçokları gibi bu durumdan şikâyetçi çünkü Maslak’ta yukarıdaki seçenekler dışında bir şey bulamamışlar. Ama bir adım daha ileri gitmişler.

Ege’de Maya adında bir yer açmışlar. Şefleri Sinan Karabulut ve sadece kadınlardan oluşan mutfak ekibiyle öğle servisi dışında sabah kahvaltısı ve catering hizmeti de veriyorlar.

Aynı zamanda görünmeyen bir hazineleri daha var: Özlem’in annesi Nermin Hanım İzmir’de oturuyor ve semt pazarlarından aldığı yeşillikleri her hafta onlara yolluyor.

Günlük mönüler ve zeytinyağlı tabağı çıkıyor burada. İlki 16-24 TL, ikincisi 15-20 TL civarı.

Burası bir arkadaşımın kız kardeşinin yeri olduğu için not veremem. Ama gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum. Ege’nin ünlü enginar dolmasını İstanbul’da tek bulduğum lokanta burası.

Bunun dışında her şey lezzetliydi ama özellikle artı işareti koyup, “Bir daha gelirsen kaçırma” dediklerim var: Çibez, kayakoruklu patates salatası, zeytinyağlı içbakla, çağla bademi, sultani bezelye ve domates soslu fırında Girit kabağı.

HİÇBİRİ YAVAN DEĞİL

Bazısı haşlanmış, bazıları buharda pişmiş, bazıları kavurma ama zeytinyağı, limon, tuz, soğan ve bazen pulbiber kullanılmışsa da doğal tatları bastırmıyor, lezzeti çok boyutlu hale getiriyor. Yavan değil hiçbiri.

Bir de merak edip sordum. Mikrodalgada ısıtılmıyor hiçbir şey. Benmari kullanılıyor.

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle