GeriGurme Kahvaltı festivaline buyurun
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kahvaltı festivaline buyurun

Kahvaltı festivaline buyurun

Sabah sofralarının vazgeçilmezi çeşit çeşit peynirler, zeytinler, reçeller... Yöresel, organik, glütensiz, vejetaryen ve vegan seçenekler... Bugün ve yarın Tarihi Sirkeci Garı’nda gerçekleşecek olan Breakfast Kahvaltı Festivali’nde bunların tadına bakmakla kalmayacak, aynı zamanda uzmanlardan alacağınız eğitimlerle kahvaltı kültürüne dair pek çok şey öğrenecek, müzik gruplarının performanslarını dinleyebileceksiniz. Festivale katılacak uzmanlardan ipuçları aldık...

 Mehmet Yaşin’den ‘Kahvaltıdan tat alma yolları, neler yemeliyiz?’

“Kahvaltıdan tat almak için uykunuzu almış olmanız lazım. Yataktan kalkar kalkmaz masaya oturmak kahvaltının tadını kaçırır. Kahvaltıyı siz hazırlamıyorsanız, hazırlayana yardımcı olun. Arada da ucundan tırtıklayın. Tüm bunlar iştahınızı kamçılayacaktır. Malzemelerin kaliteli olmasına dikkat edin. Tereyağının hasını, reçelin gerçeğini, balın sahte olmayanını, yumurtanın çift sarılısını, zeytinin selesini, ekmeğin ekşi mayalısını yiyin.”

Kahvaltı festivaline buyurun

Cenk Girginol’dan ‘Kahve nasıl demlenir?’

“Çekirdek halde alacağımız kahveleri, paketlerini kilitli bir kapatıcıyla kapatıp hava almaz bir saklama kabına koyarsak 5-6 güne kadar yüksek aroma değerlerinde kullanabiliriz. İkinci önemli nokta da; çabuk pişiren kahve makinelerinin kullanılmaması. Türk kahvesinin aromasını suya tam anlamıyla vermesi için bakır bir cezvede ağır ağır pişmesi gerekir. Mutlaka içme suyu kullanılmalı, oda sıcaklığında veya soğuk su tercih edilmeli. Metal kaşık yerine de ahşap bir kaşıkla iki-üç tur karıştırıp bir daha dokunmamalı.”

Kahvaltı festivaline buyurun

Hakan Doğan’dan ‘Buğday, un, ekşi maya ve ekmek’

“Mısırlı bir kadın, buğdaydan hazırladığı hamuru güneşin altında unuttu, geri geldiğinde onun kabardığını gördü ve hamuru atmak yerine kızgın bir toprak üzerinde pişirdi. Bundan 3 bin yıl sonra Louis Pasteur isimli bir bilim insanı hamurdaki kabarcıkları oluşturan şeyin tek hücreli mikroorganizmalar olduğunu açıkladı. Bu açıklamadan yola çıkan Avusturyalılar 19’uncu yüzyılda ilk fenni mayayı üretti. Binlerce yıl önce Mısırlı kadının hamurunun kabarmasına neden olan mikroorgamizmalar, bugün de aynı şekilde yaşamlarını sürdürebilmek için gerekli olan beslenme faaliyetini devam ettiriyor. Onların beslenmeleri sonucunda ortaya birçok yan ürün çıkıyor. Bu yan ürünlerden gaz olanlar ekmeği kabartırken, asit, alkol, keton ve aldehitler gibi diğerleri de ekmeğe o bildik karakteristik lezzetini veriyor. Yani sağlıklı bir ekmek için bu mikroorganizmaları hamura dahil edip onların beslenmelerini ve çoğalmalarını sağlamamız gerekiyor. Bunu gerçekleştiren en geleneksel yöntemin adına ‘ekşi maya’ diyoruz.”

Kahvaltı festivaline buyurun

Sahrap Soysal’dan ‘Anadolu’dan güzellik kahvaltıları’

“Antakya’da zahterli ve narekşili zeytinyağına kızarmış ekmeği batırıp yemek, Kastamonu’da kahvaltı öncesi kızılcık ekşisiyle bağırsakları yumuşatmak, Uşak’ta siyah haşhaş ezmesiyle balı karıştırıp ekmeğe sürmek, Kıbrıs’ta karayağ içinde gannavuri ile bekletilmiş çakıstes zeytinini yemek, Gaziantep’te dövmeli alaca çorba içerek mideyi kahvaltıya hazırlamak güzellik kahvaltılarına en iyi örneklerdir.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle