GeriGurme Flaman mutfağında dünya manzaraları
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Flaman mutfağında dünya manzaraları

Flaman mutfağında dünya manzaraları
refid:29939298-spot ilişkili resim dosyası

‘Mide turizmi’ için rotayı Belçika’ın Batı Flander Bölgesi’ndeki sahil kasabası Oostduinkerke’ye çevirdim. Flaman Yemek Festivali’ne gidip Afrika’dan Avrupa’ya dünya mutfaklarının içine daldım.

Flander Bölgesi, Belçika’nın kuzeyinde Hollanda, Almanya ve Lüksemburg tarafında yer alıyor. Burası yemek kültürü pek bir gelişkin olan ve genç şefler alanında da atılım yapan bir bölge. Bu yeni kuşak şefler, dünyanın bildik-bilmedik tüm nimetlerinden faydalansa da, yerel üretici ve tarihsel yemek geleneğiyle de sıkı fıkı. “Çikolata ve bira hastalığımız dışında başka güzelliklerimiz de var” diyorlar. Flaman şeflerin mönülerinde bu kıymetler de boylu boyunca poz veriyor. Kuzey Denizi kereviti, radika ve kuşkonmaz, vs... Özellikle tüylü paçalı atlarla sahilde topladıkları ve kutular içinde ikram ettikleri kerevitler pek bir lezizdi. Aslen şeflerin ve barmenlerin yer aldığı partide, Flaman kültürü kadar uluslararası lezzetlerden de nasiplendik.

Yarısı Belçika’dan 40 şef, 20 barmen, sekiz pasta şefi, dört ekmekçi, dört peynirci, üç kasap, 10 barista (kahve uzmanı). Her birinden tatmak mümkün olmadığı için, disiplin temsiline yöneldim...

YEMEK KİTABI GİBİ FESTİVAL

Vincent Florizoone, festivalin de organizatörlerinden, hemen yakınlardan Nieuwpoort’tan. Restoranı Grand Cabaret, yemeklerinin varyetesi ise reçetelerinde kullandığı Flaman biraları.

Inunnguaq Hegelund, restoranı Hotel Arctic, vatanı Grönland. Nadir yerel lezzetlerin ustası. Misal: Yabani manda bacağı rostosu.

Jonathon Stranger, ABD Oklahoma’dan, restoranı Ludivine. Yemek: Füme sığır göbeği, acı ve tatlı katkılı.

Kobus Van der Merwe, G.Afrika’dan, restoranı Oep ve Koep, yirmi kişilik küçük ama pek güzel bir mekân. Deniz ürünleri merkezli...

BEANOLOGY: ÇEKİRDEKTEN ÇİKOLATAYA

Sürdürülebilir kakao tarımı, ilk tat için kakao çekirdeklerini muz yaprakları arasında mayalama, çekirdekleri güneşte kurutarak nemi yüzde sekizlere kadar çekme, en iyi ‘Callebaut’ çekirdek karışımını oluşturma, bütün olarak kavurma ve savurma... Bundan sonrası ise: Kabuğu çekirdekten ayırma, çok aşamalı öğütme ile koyu renkli ve kaliteli kakao likörü yaratma, malzemeleri karıştırma, parçacıkların ezimi ve inceltilmesi, tadın dengelenmesi için tüm malzemenin işin ustaları tarafından konçlanması (karışımın homojen hale getirilmesi). Ve çikolata hazır... Hadise pek bir meşakkatli ve ilgi, alaka isteyen bir süreçmiş.

Ulaşım: Önce Brüksel oradan Brugge ve sonunda Oostduinkerke. Trafik yoksa, en fazla 2 saat. Brüksel’e her gün THY’nin üç seferi var. Ama seferlerden biri düşebiliyor, misal benimki düştü. Anladık ki THY iyi gün dostu, zira kötü gün olunca, yolcu hakları falan yalan oldu. Şirket, festival sırasında yediklerimizi sindirmek için, bize 9 saatlik sindirim (rötar) imkânı sağlamış oldu.

ULAŞIM
Önce Brüksel oradan Brugge ve sonunda Oostduinkerke. Trafik yoksa, en fazla 2 saat. Brüksel’e her gün THY’nin üç seferi var. Ama seferlerden biri düşebiliyor, misal benimki düştü. Anladık ki THY iyi gün dostu, zira kötü gün olunca, yolcu hakları falan yalan oldu. Şirket, festival sırasında yediklerimizi sindirmek için, bize 9 saatlik sindirim (rötar) imkânı sağlamış oldu.



Yorumları Göster
Yorumları Gizle