GeriKelebek Güldünya başlıyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    3
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güldünya başlıyor

Güldünya başlıyor
refid:10697137 ilişkili resim dosyası

Sanem Çelik ve Erhan Emre'nin başrol oynadığı merakla beklenen 'Güldünya'dizisi, bu akşam seyirciyle buluşacak.'


Zerda, Bir İstanbul Masalı,Hırsız-Polis  ve Binbir Gece gibi reyting rekortmeni dizilerin yapımcısı TMC, yine çok tartışılacak, gündem yaratacak bir diziye imza attı.Yönetmenliğini Ömür  Atay'ın üstlendiği 'Güldünya' aile içi şiddet sorununu ekrana taşıyacak.

Kız kardeşi Funda’nın neden intihar ettiğini araştıran, sonunda bu acıyla üvey kardeşleri Cengiz’in ona tecavüz etmesinin yol açtığını öğrenen, şikayete kalkışınca da yine Cengiz tarafından ölümle tehdit edilen genç bir kadın... Ve onun yaşadığı büyük acı... "Güldünya" işte böylesi acı ve sarsıcı bir konudan yola çıkıyor. "Aile içi şiddet sorununu gündeme getiren bir ağıt, kamu vicdanını harekete geçirecek bir çığlık" olarak lanse edilen dizinin kadrosu da bu projeden çok umutlu...

SANEM ÇELİK:

YARDIM HATTI DA OLUŞTURULDU

 Yaklaşık iki yıldır Amerika’daydınız. Bu projede sizi buraya getirecek kadar etkileyici olan neydi?

- Güldünya’nın hikayesi beni çok çekti. Gerçek bir toplumsal yaraya parmak bastığı için "Burada olmalıyım" dedim ve geldim.

Güldünya başlıyor
 Oynadığınız karakterden biraz bahseder misiniz?

- Ailesinin içinde bir çeşit şiddete maruz kalınca kendini şiddete karşı çıkan grubun içinde bulan Gizem adlı bir kadını oynuyorum. Ekonomi okumuş, yalnyz yaşayan, ayakları üzerinde durmayı öğrenmiş güçlü bir kadın bu...

 Bu proje, şiddet gören kadınlara neler öğretecek? Onlara yol mu gösterecek?

- Bu dizi şiddet görenler bir yana, şiddet uygulayanlara da "Ya ben ne yapıyorum?" dedirtecek. Şiddete maruz kalan kadınlarımızın başvuracakları bir danışma hattımız olacak aynı zamanda. (0212) 656 96 96 numaralı hattı arayarak yardım isteyebilecekler.

ERHAN EMRE: ŞİDDET UYGULASAM EŞİM BENİ BOŞAR

 Siz de Sanem Hanım gibi yurtdışında, Almanya’da yaşıyordunuz ve bu proje için Türkiye’ye geldiniz, öyle değil mi?

- Evet... Ben doğma büyüme Almanya’dayım. Ama senaryo bana geldiğinde gerçekten çok etkilendim, anlatılan hikaye kafama çok yattı. Hiç tereddüt etmeden kalkıp geldim buraya...

 İzleyicinin karşısına nasıl bir karakterle çıkacaksınız?

- Dizide, Fransa’da gazetecilik yapan Murat adında birini oynuyorum. Türkiye’ye ablasının yanına gidip geliyor. Yine ablasını ziyarete geldiği bir dönemde bazı olaylarla karşılaşıyor ve bir daha Fransa’ya dönmüyor. Türkiye’de kalmaya karar veriyor, derken kendini karmaşık olaylaryn içinde buluyor.

 Peki, siz bir erkek olarak hiç şiddete maruz kaldınız mı?

- Benim üç ablam ve annem var. Bana dört anne gibi davrandılar. Hiçbir zaman şiddet uygulamadım, görmedim de... Kız arkadaşlarıma da uygulamadım. Zaten şu anda evliyim. Eşime şiddet uyguladığım an herhalde benden boşanır.

CEM BENDER:

KONU İZLEYİCİYİ ETKİLEYECEKTİR

 Öncelikle bu projeye nasıl dahil olduğunuzu anlatır mısınız?

- Her şey, yönetmen Ömür Atay’ın senaryoyu bana göndermesiyle başladı Senaryoyu okuduğumda çok beğendim. Toplumsal bir yaraya parmak basıyor olması beni çok etkiledi. Ayrıca yapım şirketinden yönetmenine, oyuncu kadrosuna kadar çok iyi bir ekiple çalışacak olmak da çok cayipti. Bu nedenle hiç düşünmeden ekibe dahil oldum.

 Nasıl bir karakter Ali?

- Ali, mesleği söz konusu olduğunda katı kuralları olan bir avukat... Öykü içerisinde de göreceğimiz gibi, bu karakter, özel hayatında yaşadığı olumsuzluklardan sonra kendini çok çabuk toparlayamıyor.

 Sizce bu dizide izleyiciyi en çok ne etkileyecek?

- Kadına dair problemler ve şiddet konusu (ki bu sadece fiziki şiddet değil) izleyiciyi etkileyecektir.

EBRE ÖZKAN:

YALNIZ OLMADIKLARINI FARK EDECEKLER

 Proje geldiğinde kabul etmenizdeki en önemli etken neydi?

- Sosyal bir proje olması beni en çok etkileyen nokta oldu. Günümüzdeki dizilerin bir çoğunda aynı şeyleri görüyoruz; aşk, aldatılma, entrikalar vs... En son görüşmem ise bu projeydi. Projenin Mor Çatı’yla birlikte yürütüldüğünü ve kadın sığınma evindeki kadınların hikayelerine yer verileceğini öğrendikten sonra bu dizide rol almak istedim.

 Melike hikayenin neresinde yer alıyor? Ondan biraz bahseder misiniz?

Kadınlara yol gösteren kişilerden bir tanesi de Melike.... Melike, Gizem’in arkadaşı Canan’la sığınma evini kuruyor. Aslında bir sosyolog, ama psikoloji alanında da birçok çalışması bulunuyor. Yönetici durumunda olan biri... Sığınma evinde yaşayan kadınların tüm görüşmeleriyle kendisi ilgileniyor.

 Sizce insanlar bu dizide kendilerinden neler bulacak?

Bu dizide şiddet kavramının gerçekte ne olduğunu gösteriyoruz. Şiddet sadece fiziki darbeyle gerçekleşen bir durum değildir. Biz aslında biraz da buralardan gireceğiz konuya... Şiddete maruz kalan kadınlar, böyle bir durumda ne yapabileceklerini bilecekler. Yalnız olmadıklarını, birçok insanın bir yerlerde onlar için savaştığını fark edecekler.

YASEMİN CONKA: ASİYE’NİN ACISINI İÇİMDE HİSSEDİYORUM

 Siz dizide şiddet gördüğü için sığınma evine yerleşmiş bir kadını canlandırıyormuşsunuz, öyle mi?

- Evet, Karadenizli, üç çocuklu bir kadını oynuyorum. Kocası üzerine kuma getirdikten sonra sığınma evine yerleşiyor. Aslında bildiğimiz Karadeniz kadınının sıcaklığını taşıyan bir kadın, ama üzerine kuma geldiği için bir o kadar da acılı...

 Asiye karakteri size neler hissettiriyor?

- Ben Karadeniz kadınlarını çok izledim. Asiye’nin de hüzün yüklü bir kadyn olduğunu düşünüyorum. Derdini takmayan ama içinde de bir o kadar acı bulunan bir kadın. Oynarken çılgınlığını ve acısını içimde hissediyorum.

 Gerçek hayatta Asiye’nin acısını yaşayan birçok kadın var. Onlar sizi izlerken ne görecekler?

- Onlar bende kendilerini görecek ve benim onlara gönderdiğim enerjiyi hissedecekler. Her ne yaşarlarsa yaşasynlar, hayat devam ediyor. Onlara umut olmak için oynuyorum. Dışarıda birçok Asiye var ve onlar kendi çıkışlarını kendileri bulacaklar.

AYÇA DAMGACI:

AYNUR TRAVMASINI HERKESTEN SAKLIYOR

 Sizin hikayeniz nedir? Sığınma eviyle yolunuz nasıl kesişti?

- Aynur, sığınma evinde sekreter olarak görev alıyor. Onun da diğer kadınlar gibi ciddi bir travması var, ama bunu herkesten saklıyor. Zaten çok neşeli ve meraklı biri olduğu için de saklama konusunda zorluk çekmiyor.

Aynur karakteri izleyicide nasıl bir etki yaratacak sizce?

Aynur hem patavatsızlıkları hem de zaaflarıyla seyirciyi gülümsetecek bir karakter. Ama daha sonra hikayesiyle de etkileyecek. Herkes erkek şiddetinden mağdurken, o flörtçü bir tip...

 Senaryoyu okuduğunuzda size cazip gelen şey neydi?

Hem içeriği hem de kadrosuyla televizyondaki popüler işlerden farklı bir kere... Ben hep bu tarz işlerin de yapılması gerektiğini düşünürdüm. Böyle bir projeyle karşılaşınca çok sevindim. Son dönemde okuduğum en nitelikli senaryo ve dizilerden biri bence...

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle