GeriKelebek Genç görünmek dezavantaj olmamalı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Genç görünmek dezavantaj olmamalı

Genç görünmek dezavantaj olmamalı
refid:4851387 ilişkili resim dosyası

1989 yılında çıkardığı "Bir Efsane" adlı albümüyle müzik piyasasına adım atan Hakan Peker, yıllara meydan okumaya "Gece Gözlüm" adlı yeni albümüyle devam ediyor. 43 yaşına basan Peker, "Bir tek kendimi beğeniyorum. Genç görünmek dezavantaj olmamalı" diyecek kadar da iddialı...

Yıllara meydan okuyan bu tarzın sırrı nedir?

- Ortada özel bir durum yok.  Gençlere yönelik şarkılar yapıyorum ve gençler beni seviyor. Dört yaşında da hayranım var 44 yaşında da. Yani geniş bir hayran kitlem var. 1989 yılında ’Bir Efsane’ şarkısını dinleyen bir kişi, o zamanlar 17 yaşındaysa şimdi 34 yaşında olmalı. Her kuşağa hitap ettiğini düşündüğüm bir müzik tarzım var. Genç görünmek bir dezavantaj olmamalı.

n Bu başarıyı yakalamak zor oldu mu?

- Ben sadece müzik yaptım. Çıkardığım 15 albümün 10 tanesi çok başarılı oldu. Gece Gözlüm de güzel bir albüm oldu. Türkiye’de kendimi kulvar dışı bir sanatçı olarak görüyorum. "Bir Efsane" ile yola çıkıp "Amma Velakin", "Ateşini Yolla", "Köylü Güzeli" gibi pop müzikte kilometre taşı olmuş parçalara imza attım. Başarımı basamakları sağlam adımlarla çıkmama borçluyum.

n Bu zaman zarfında hayatınızda neler değişti?

- Çok şey değişti. Zaten bu değişikliğin içinde hálá yer almak benim için gerçek başarı. Eskiden kimse yoktu, yapıyordum. Şimdi herkes var, yine yapıyorum. Rakipler geliyor, geçiyor sen onlarla birlikte de varsın. Birçoğu o dönem rakibimdi ama şimdi yoklar.

n Tek değişen rakipler mi?

- Medya, çok seslilik, radyo, televizyon, magazin programları... Her şey değişti. Hormonlu domates gibi star üretiyoruz. Medya da bu olayı destekleyince insanlar olmadıkları imajlara bürünüp, inanmaya başladılar. Sonradan da sudan çıkmış balığa dönüyorlar.

n Peki, bu camiaya girip çabuk tükenmemenin formülleri var mı?Hürriyet

- Çabuk gelen şöhret çabuk yok oluyor. Çabuk tükenmemek için insanın kendisine asıl mesleğini sorması gerekiyor. Örneğin kendi adıma "Ben neyim?" sorusuna şarkıcıyım ve en iyi şarkıyı yapmam gerekiyor cevabını veriyorum. Birinci vazifemiz iyi şarkı yapmak, magazin programlarında sansasyon peşinde koşmak değil.

MÜZİĞİN TORPİLİ YOK

n Yani önemli olan sadece yaptığınız işle uğraşmak mı?

- Müziğin torpili yok. İstediğiniz kadar pompalayın hiçbir şey değişmez. Hatta pompalandıkça kötülüğü ortaya çıkar. Neden yıllardan beri Sezen Aksu’yu Ajda Pekkan’ı dinliyoruz? Çünkü şarkılarıyla iz bıraktılar. Benim kalıcı magazin programlarım var diyebilir misiniz? Magazin programları amaç değil araç olmalı.

n Yeni albümünüzden biraz bahseder misiniz?

Olgun bir albüm yaptık. Bu satar, bu tutar, diye düşünmeden sevdiğim şarkıları okudum. Albümlerim çok sattı ama ben onları çok satsın diye yapmadım. Benim müzik zevkimle toplumun istedikleri aynı doğrultuda ilerliyor. Ben bir şarkıyı çok seviyorsam insanlarda seviyor.

n Yeni çıkan albümler hakkında görüşlerinizi alabilir miyiz?Hürriyet

- Ben bir tek kendimi beğeniyorum. Aslında benim beğenip beğenmemem kriter değil. Bu olaya daha farklı bakıyorum. Sanatçıları, sanatçılara sormak da bana göre doğru değil. Onları eleştireceksem bunun yeri medya olmamalı. Biz hep birbirimizi eleştiririz zaten ama kimse bilmez; Kenan kasetini getirir "Hangi şarkı güzel?" diye sorar ve ben de şarkının kalitesine göre yeri geldiğinde acımasızca eleştiririm.

n O zaman kendi albümünüzün eleştirisini yapın.

Bu albümde en az yedi şarkıyı çok beğenerek okudum. 13 şarkının hepsinin içinize sindiği albümü yapmak zor oluyor. Farkında olmadan çok mu fazla iyi parça koyduk, diye düşündüğümüz oldu. Bu albüme dört tane ’Köylü Güzeli’, üç tane ’Bir Efsane’, beş tane ’Karam’ koyunca acaba panik mi yaptık, diye birbirimize sorduk. Şarkıların hepsi iyi.

n Klip şarkınız belli mi?

- Büyük ihtimalle albüme ismini veren ’Gece Gözlüm’e çekeceğiz. Yazın hareketli şarkılara klip çekilir gerçeğini yarattık, şimdi de takip etmek zorunda kalıyoruz.

n Yeni projeleriniz var mı?

- Yeni yayın döneminde bir televizyon projem var. İçeriğini kendim hazırlıyorum.

Kalbimin bütün kapılarını aşka kapattım

n Bu yoğun tempo içerisinde aşka vakit ayırabiliyor musunuz?

- Ben aşka aşığım. Ama şu anda işime o kadar çok konsantre oldum ki, kalbimin bütün kapılarını kapattım. Benim şu anda aşkı düşünmem veznedar kıza bankada kur yapmak gibi bir şey. Çünkü kadın orada para sayıyor, iş yapıyor. Ona kur yapmanın yeri değil.

n Peki, evlilik... Üçüncü kez nikah masasına oturmak için kalbinizin kapılar açık mı?

- Evliliği düşünmüyorum. Evlilik beni sıkıyor. Özgürlük diye bir şey kalmıyor. Ben özgürlüğüme düşkünüm. İlk zamanlarda fedakárlık yapsam bile zamanla istemeden de olsa ayrılıyorsun.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle