GeriKelebek Futbolda Avrupa birincisi lisanda dünya ikincisiyiz
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Futbolda Avrupa birincisi lisanda dünya ikincisiyiz

Futbolda Avrupa birincisi lisanda dünya ikincisiyiz
refid:20933641 ilişkili resim dosyası

Antonio Gil de Carrasco, İstanbul’daki İspanyol Kültür Merkezi Cervantes Enstitüsü’nün direktörü. Dilbilimci de olan Carrasco aynı zamanda da bir futbol tutkunu. İspanya Milli Takımı’nın Avrupa Şampiyonu olmasıyla sevinci tavan yapmış.

Antonio Gil de Carrasco (57) üniversitede felsefe eğitimi aldı. Ama dil konusuna kafayı taktığı için doktora ve yüksek lisansta dilbilim üzerine uzmanlaştı. 21 yıldır da, İspanya devleti tarafından ülkelerinin ve İspanyolcanın tanıtımı için kurulan Cervantes Enstitüsü’nde çalışıyor. Enstitünün İngiltere, Mısır, İsrail, Suriye, Lübnan şubelerinde çeşitli görevlerde bulundu. Dört buçuk yıldır da Cervantes İstanbul’un direktörü.
De Carrasco aynı zamanda bir Türkiye hayranı. Vakit bulabildiği zamanlar Türkiye’yi karış karış geziyor. Urfa’ya hayran. Anadolu’nun yöresel yemeklerini ve Harran Ovası’nı çok seviyor. “En severek yaptığım iş İspanyolca öğretmek, ikincisiyse seyahat. Yeni birileri İspanyolca öğrenince dilimize bir kişi daha kazandırdım diye çok mutlu oluyorum. Çünkü İspanyolcaya deli gibi âşığım. Herkes kendi lisanını sever ama benim sevgim bir başka. Belki de mesleğimin dil üzerine olması da bundan etken. İspanyolca tüm dünyada 24 ülkenin resmi dili. Anadili olarak Çinceden sonra en fazla konuşulan ikinci dil. Dünya üzerinde İngilizceden sonra konuşulan ikinci büyük dil. Bu nedenle de İspanyolcayı öğretmek benim için büyük gurur. Dünyada bu lisanı öğrenmek isteyenlerin sayıları da günden güne artıyor. Çok değil 30-35 yıl sonra İspanyolca dünyanın en geçerli lisanı olacak. Bu potansiyeli Türkiye’de gençler de görüyorlar. Yılda ortalama 1500 Türk vatandaşına İspanyolca öğretiyoruz. Bunlar çoğunlukla tekstil ve turizm sektöründe çalışan kişilerle öğrenciler.”

DİL BİR HOBİDİR

Dil öğrenmenin bir gereksinim olduğu kadar bir hobi olduğunu savunuyor de Carrasco. “Yaz aylarında hızlandırılmış eğitimle İspanyolca öğrenmek isteyen çok sayıda genç kapımızı çalıyor. Bir buçuk aylık bir sürede 60 saatlik bir eğitim vererek günlük konuşmaları yapabilecek kadar İspanyolca öğretiyoruz” diyor ama eğitim sadece dille sınırlı değil: “Burada  bir dil eğitimi almanın ötesinde, enstitü kanalıyla İspanya ve Latin Amerika’daki farklı kültürleri tanıma ve onları keşfetme fırsatı da veriyoruz. Enstitümüzün öğrencileri, bünyesinde 20 bine yakın kitap ve materyali bulunan kütüphaneden de faydalanıyor. Burada İspanyol ve Latin Amerika edebiyatından eserleri ve İspanyolca dil öğrenimi için gereken materyalleri ve İspanyolca konuşan tüm ülkelerin filmlerini, müziklerini, dergilerini ve gazetelerini bulabiliyorlar. Biz de bu hobilerini geliştirmek isteyenlere elimizden geldiğince yardım ediyoruz.”

DÖRT SEVİYE VAR

Carrasco enstitüde İspanya, Arjantin, Meksika, Küba ve Venezüella’dan toplam 40 öğretmenin hizmet verdiğini anlatıyor: “Eğitimler anadili İspanyolca olan ve tamamı üniversite mezunu öğretmenler tarafından veriliyor. Kurslarımız dört seviyeden oluşuyor: Başlangıç, orta seviye, ileri seviye ve üst seviye. Bu kurslar, süreleri birbirinden farklı iki kısma ayrılıyor. Normal kurslar yaklaşık üç ay sürerken hızlandırılmış kurslar bir buçuk ayda tamamlanıyor. Ayrıca iş İspanyolcası,
farklı düzeyler için konuşma kursları, Sefarad Yahudilerine yönelik kurslar, çocuklar için kurslar ve kişiye özel
kurslar da yapılıyor.”

FUTBOL FANATİĞİYİM

Aynı zamanda bir futbol fanatiğiyim. Geçen sezon Beşiktaş’ta oynayan İspanyol oyuncu Guti, eski Fenerbahçeli Güiza ve bu sezon Galatasaray’a transfer olan Dani ile sıkı arkadaşım. Onları da Cervantes’e getirip ekinliklere katılmalarını sağladım. Oturup uzun uzun futbol konuştuk. Tabii ki bu günlerdeki gurur ve sevincimi de anlatmamın tarifi yok. İspanya Milli Takımı’nın üst üste ikinci kez Avrupa Şampiyonu olmasıyla sevinçten havalara uçtum.

/images/100/0x0/55ea7028f018fbb8f87fee6b

ECEVİT VE AZNAR AÇMIŞTI

İstanbul Cervantes Enstitüsü, 17 Eylül 2001’de, dönemin İspanya Başbakanı José Maria Aznar ve dönemin Türkiye Başbakanı Bülent Ecevit’in katıldığı törenle açıldı. 12 yıllık sürede enstitünün İspanyolca kurslarına toplam 15 bin kişi kayıt yaptırdı. Enstitü, bu sürede aynı zamanda Türkiye’de İspanyolca öğretmenlerinin formasyonu için kurslar ve atölye çalışmaları sunan tek kurum niteliğini kazandı.

KÜLTÜREL ETKİNLİKLER DE VAR

Enstitünün merkezi, enstitüye adını veren İspanyol şair ve romancı Miguel de Cervantes’in doğum yeri olan Madrid’de (Alcala de Henares) bulunuyor. Cervantes Enstitüsü, dört kıtada 77 merkezde faaliyet gösteriyor. İstanbul’da Taksim’deki merkezin yanı sıra Kadıköy’de bir özel üniversitede de hizmet veriyor. İspanyolca konuşan tüm ülkelerin kültürel miraslarını Türkiye’ye tanıtma amacını taşıyan enstitü, konserler, film gösterimleri, resim ve fotoğraf sergileri, kitap tanıtımları, tiyatro temsilleri, okuma atölyeleri ve konferansların yer aldığı yoğun kültürel etkinlikler düzenliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle