GeriKelebek Formula pistlerinin İzmir’li prensesi
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Formula pistlerinin İzmir’li prensesi

Formula pistlerinin İzmir’li prensesi
refid:14666564 ilişkili resim dosyası

Dilara Gönder Formula 1 yarışlarını TRT için izleyen ve haber yapan bir televizyon muhabiri. Genç, güzel ve başarılı. Yabancı pilotlarla röportajlarında akıcı Almanca ve İngilizcesiyle dikkat çekiyor. Dikkat çekmek konusu sadece ekran başındakiler için geçerli değil. Yarışların pilotları da aynı düşüncede. Genç televizyoncu kızımızı yarış alanlarında ilk keşfeden kişiyse Almanların efsanevi pilotu Michael Schumacher.

Dilara Gönder, 17 Haziran 1983 Herrenberg Almanya doğumlu. Babasının işi nedeniyle 6 yaşına kadar Almanya’da yaşamış. Sonra ailesi Türkiye’ye kesin dönüş yapınca İzmir’e yerleşmişler. İdil adında hostes bir ablası var. Dilara liseyi İzmir Bornova Anadolu Lisesinde bitirmiş. Yeditepe Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon Sinema Bölümü mezunu. Müzikle arası iyi, keman çalıyor. Solfej dersleri almış. Resim yapıyor. Lisanslı atletizmci ve masa tenisi sporcusu. Konuşmayı da çok ama çok seviyor. Bu nedenle de televizyonculuk küçük yaşlardan beri hayalinde olan bir meslekmiş. Mesleğe başlamasındaki en büyük etkeninin aldığı ödül olduğunu söylüyor.

“Aydın Doğan Vakfı’nın düzenlemiş olduğu 2007 yılındaki 19. Genç İletişimciler Yarışması’na okul radyosunda yayımlanan “Dinle Bul” adındaki programla katıldım. Programım radyo dalında birinci seçildi. Bu benim hayatımda yepyeni bir açılım oldu. Oradan aldığım cesaretle Fenerbahçe TV’yi aradım. Direkt olarak kanalın yöneticisiyle görüşmek isteğimi söyledim. Telefonda kendimi anlattım. Televizyoncu olmak istediğimi söyledim. Gel dedi, hemen gittim. Deneme çekimleri yaptılar, Music Box adında bir müzik programı yapmaya başladım. Birçok rock grubunu ekranda konuk ettim. Yaptığım iş çok beğenildi.

10 KİLO VERDİM... SONRA BOMBAYI PATLATTIM

Yönetim bir süre sonra beni çağırdı. “Budapeşte’de çekimleri yapılacak ve Türkiye’de yayımlanacak bir program var git sen yap” dediler. Program Kap-Para adını taşıyordu. Her gün 2 saat ekranda kalıyordum 10 saniyede bir sloganı tekrar ediyordum. 4 ay bunu sürdürdüm. 10 kilo verdim. Depresif hale gelmiştim ki program bitti.

Sonra İstanbul’a döndüm. Ama bu canlı yayın bana büyük tecrübe kazandırmıştı. Dönüşümde haberleri sunmaya başladım. Atletizmde 400 ve 800 metre ve masa tenisinde İzmir’den lisanslı olmama karşın futbolla çok ilgim yoktu. Ama gündemi çok iyi takip ediyorum. Her şeyden haberim vardı. Sonra bir teklif geldi ve Lig TV’ye transfer oldum. 2,5 yıl orada çalıştım. Bir gün Okay Karacan ile tanıştım. Okay Bey bana çok güvendi ve TRT’ye Formula 1’e geçtim. Ama yüzünü hiç kara çıkartmadım. İlk yarışımda ilk bombam patladı. Schumacher ile aramdaki diyalog gazetelere haber oldu.

KABUL HATA YAPTIM... AMA SCHUMACHER İLE TANIŞTIM

Geçtiğimiz yılın ağustos ayından beri Formula-1 için programlar yapan Dilara Gönder’in yıldızı Formula 1 Bahreyn’de sezon açılısındaki ilk yayınında parladı. Bütün pilotlarla hem İngilizce hem de Almanca röportajlar yapan sunucu, Michael Schumacher’in dikkatinden de kaçmadı. Schumacher’in İngiliz gazetecilerle yaptığı toplantıda sorusuna Almanca başlayan Dilara Gönder’i önce Schumacher’in basın danışmanı İngilizce devam etmesi konusunda uyardı. Bunun üzerine sözlerine İngilizce devam eden Gönder, heyecanlanınca yarı Almanca yarı İngilizce konuşmaya başladı. Bu karışıklık karşısında kahkahalarına engel olamayan efsanevi Alman pilot Almanya’nın en büyük televizyon kanalı RTL ekibine döndü ve Gönder’i işaret ederek “Çok hoşuma gitti, bu çok iyiydi. Senin için soruyu ben çeviririm” dedi. Dilara Gönder bu olayın bir mesleki pot olmadığı, aksine ünlü pilotla tanışma vesile olduğu görüşünde.

SEKSİ DEĞİLİM... YOK YOK BİRAZ VAMPIM GALİBA

Ardından İsviçre’nin Blick gazetesinde geçtiğimiz günlerde Dilara hakkında bir köşe yazısı çıktı. Yazı “Seksi Dilara” başlığındaydı. Yazar güzel Türk kızından övgüyle söz etmişti. Ancak Dilara başlıktaki yorumuna katılmıyor: “Yaptığım işte erkekler egemen. Fotoğrafçılar, kameramanlar sunucular genellikle erkek. Tabii ki kadınlar da var ama azınlıktayız. Ben yeniyim diye ilgi çekiyorum sanırım. Bazen öyle oluyor ki foto muhabirleri fotoğraflarımı çekiyor. Burnum havada değildir. Gülmeyi seviyorum. Diğer kızlar gibi suratsız değilsin diyorlar. Sempatik olduğum için de diğer meslektaşlarımdan farkım bu. Bu nedenle dikkat çekiyor olabilirim. Ama bence seksi bir duruşum yok. Ben çok kadınsı değilimdir. Ben çok vamp birisi değilim. Yok, yok vamplığım da vardır... Ama doğal olduğumu düşünüyorum. Erkeklerin de beni güzel bulması hoş bir duygu.”

MÜTEVAZI OLAMAM ALANIMDA TEKİM

Kendimi geliştirmeye çalışan, olduğu yerde saymayan birisiyim. Sadece verilen işleri yapmakla yetinmem. Herkesin hedefi farklı. Kimi sadece haber okur mutlu olur. Kendinden fazla bir şey katmak için debelenmez. Ama ben çalıştığım alanda tekim. Bir gün yine spor haber spikerliği yaparsam yine tek olurum. O kadar mütevazı olamam. Benden çok daha güzeller var. Ancak benim için iş önemli.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle